
Giriş
Türkiye’de yabancıların sınır dışı edilmesi ve bu süreçte idari gözetim altına alınmaları, temel olarak 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) ve ilgili yönetmeliklerle düzenlenmektedir. Literatür, sınır dışı etme kararının ve idari gözetim kararının iki ayrı idari işlem olduğunu, ancak aralarında sıkı bir bağ bulunduğunu ortaya koymaktadır. İdari gözetim, sınır dışı etme kararının uygulanmasını sağlamak amacıyla başvurulan istisnai bir tedbirdir. Dahası bu iki işlem birbirine bağlıdır. Zira sınır dışı etme kararına bağlı olarak yabancılar idari gözetim altına alınabilir; başka bir ifadeyle, yabancı hakkında sınır dışı etme kararı olmaksızın yalın bir idari gözetim kararı alınabilmesi mümkün değildir. Örneğin Tuzla Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan bir yabancı için bu iki işleme karşı başvurulabilecek hukuki yolları, sunulan literatür çerçevesinde incelemektedir.
Bu bağlamda sınır dışı işlemini durdurmak ve idari gözetimi sonlandırmak için birbirinden farklı ancak birbiriyle ilişkili iki temel yargısal yol bulunmaktadır. Bunlar; sınır dışı etme kararına karşı İdare Mahkemesi’nde açılacak iptal davası ve idari gözetim kararına karşı Sulh Ceza Hâkimliği’ne yapılacak itirazdır.
1. Sınır Dışı (Deport) İşleminin Engellenmesine Yönelik Hukuki Yollar
Sınır dışı işleminin nihai olarak engellenmesi, hakkında tesis edilen sınır dışı etme kararının hukuka aykırılığının tespiti ile mümkündür. Bu amaçla başvurulacak temel hukuki yol, idari yargıda iptal davası açmaktır.
İdare Mahkemesinde İptal Davası Açılması: YUKK m. 53/3 uyarınca, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Bu davanın en önemli sonucu, dava süresince sınır dışı işleminin kendiliğinden durmasıdır. Dolayısıyla sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine başvuru yapılması halinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.
Yürütmenin Durdurulması Talebi: Dava açılması sınır dışı işlemini durdursa da, idari gözetim gibi bağlı işlemleri otomatik olarak sona erdirmeyebilir. Bu nedenle, dava dilekçesinde ayrıca yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Yürütmenin durdurulması kararı, işlemin hukuka aykırılığına dair güçlü bir karine oluşturur ve idari gözetimin kaldırılması için önemli bir dayanak teşkil eder. Dava açarken yürütmenin durdurulmasının istenilmesi halinde eğer bariz bir hukuka aykırılık varsa yürütmenin durdurulmasına karar verilmesiyle iptal kararı gibi bir etki ortaya çıkacak, yani bu işlemin en baştan beri hiç tesis edilmemiş gibi sonuç doğacak ve sınır dışı işlemine bağlı diğer işlemlerin uygulanması da son bulabilecektir.
Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru: İç hukuk yollarının tüketilmesi veya etkisiz olduğunun anlaşılması durumunda Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru yapılabilir. Özellikle geri gönderileceği ülkede kötü muamele riski (non-refoulement ilkesi) bulunan yabancılar için bu yol önem taşır. AYM, tedbir talebini kabul ederek sınır dışı işlemini durdurabilir. Nitekim bir vakada, “İtiraz edence yapılan bireysel başvuru sınır dışı etme işlemini geçici olarak durdurmuştur.
2. Geri Gönderme Merkezindeki İdari Gözetim İşleminin Kaldırılmasına Yönelik Hukuki Yollar
İdari gözetim, kişi özgürlüğünü doğrudan kısıtlayan bir tedbir olduğundan, bu karara karşı özel ve hızlı bir denetim mekanizması öngörülmüştür.
Sulh Ceza Hâkimliğine İtiraz: İdari gözetim kararına veya süresinin uzatılmasına karşı yabancı veya avukatı, Sulh Ceza Hâkimliği’ne başvurabilir. Bu başvuru, idari gözetimin devamı için gerekli olan şartların (kaçma/kaybolma riski, kamu düzeni tehdidi vb.) mevcut olup olmadığını denetler. İdari gözetim kararına karşı yabancı sulh ceza hâkimliğine başvuru yapabilir. Sulh ceza hâkimliğince idari gözetim kararının hukuka uygun olarak alınmadığının tespit edilmesi durumunda idari gözetim kararının kaldırılması kararı verilecektir.
İdari Gözetimin İdare Tarafından Kaldırılması (Aylık Değerlendirmeler): Valilik, idari gözetim altındaki yabancının durumunu her ay düzenli olarak değerlendirmek zorundadır. Bu değerlendirmelerde, gözetimin devamında zaruret olup olmadığı incelenir. İdari gözetim altında bulunan yabancının durumu özgürlükten yoksun bırakılma tedbirinin devamında zaruret olup olmadığı noktasında her ay değerlendirmeye tabi tutulur.” Gözetimin devamında zaruret görülmeyen haller mevzuatta sayılmıştır:
Sınır dışı etme kararının altı ay içinde yerine getirilemeyeceğinin öngörülmesi.
Yabancının, sınır dışı edilemeyecekler (YUKK m. 55) kapsamına girdiğine dair ciddi emarelerin ortaya çıkması.
Kaçma ve kaybolma riskinin ortadan kalkması.
Yabancının gönüllü geri dönüş desteğine başvurması.
Sınır Dışı Etme Kararının İptalinin Sonucu Olarak Gözetimin Sona Ermesi: İdari gözetim, sınır dışı etme kararının bir sonucudur. Dolayısıyla, asıl işlem olan sınır dışı kararının idare mahkemesince iptal edilmesi, bağlı işlem olan idari gözetim kararını da dayanaksız bırakır ve kaldırılmasını zorunlu kılar. İdare mahkemesi tarafından sınır dışı kararının iptaline karar verilmesi hâlinde idari gözetime temel teşkil eden durum ortadan kalkacağı için idari gözetim sona erecektir.”
İdari Gözetim Süresinin Dolması: İdari gözetim süresi kural olarak 6 aydır. Yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesi hakkında doğru bilgi vermemesi gibi nedenlerle bu süre en fazla altı ay daha uzatılabilir. Toplamda bir yılı aşan idari gözetim hukuka aykırıdır ve serbest bırakılmayı gerektirir.
İnceleme ve Değerlendirme
Mevzuat, sınır dışı ve idari gözetime karşı hukuki yolların çift kanallı bir yapı sunduğunu göstermektedir. Sınır dışı kararının esasına yönelik denetim İdare Mahkemesi tarafından yapılırken, kişi özgürlüğünü kısıtlayan idari gözetim tedbirinin hukuka uygunluğu Sulh Ceza Hâkimliği tarafından denetlenmektedir.
Önemli bir detay, idari gözetimin istisnai bir tedbir olduğudur. Her sınır dışı kararı otomatik olarak idari gözetimi gerektirmez. İdari gözetim, her sınır dışı etme kararının otomatik sonucu değildir. İdarenin, YUKK m. 57’de sayılan kaçma riski, sahte belge kullanma, kamu düzeni tehdidi gibi somut gerekçeleri ortaya koyması gerekir. Bu gerekçelerin yokluğu, idari gözetim kararının Sulh Ceza Hâkimliği tarafından kaldırılması için yeterli bir sebeptir.
Ayrıca, idari gözetimin amacı cezalandırma değil, sınır dışı işleminin güvenli bir şekilde uygulanmasını sağlamaktır. İdari gözetim, ülkeye yasadışı yollarla giriş yapmak veya ülkede yasadışı şekilde kalmak gerekçesiyle cezai bir önlem veya bir disiplin yaptırımı olarak uygulanamaz. Bu nedenle, sınır dışı edilme ihtimalinin ortadan kalktığı (örneğin, yabancının sınır dışı edilemeyecek kişilerden olduğunun anlaşılması) durumlarda gözetimin devam ettirilmesi hukuka aykırı hale gelir.
Sonuç
Örneğin Tuzla Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan bir yabancı için deport işleminin engellenmesi ve idari gözetimin kaldırılması amacıyla başvurulabilecek hukuki yollar özetle şunlardır:
Sınır Dışı Kararını Hedef Alan Yol: Kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde yetkili İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılmalıdır. Bu dava, yargılama sonuna kadar sınır dışı işlemini otomatik olarak durdurur. Mahkemenin davayı kabul ederek sınır dışı kararını iptal etmesi, idari gözetimi de hukuki dayanaktan yoksun bırakarak kaldırılmasını sağlar.
İdari Gözetim Kararını Hedef Alan Yol: Sınır dışı davasından bağımsız olarak veya dava devam ederken, idari gözetim kararının kaldırılması için Sulh Ceza Hâkimliği’ne itiraz edilebilir. Bu itirazda, idari gözetim şartlarının oluşmadığı, sürenin aşıldığı veya gözetimin devamında zaruret kalmadığı gibi hususlar ileri sürülebilir.
İdari Başvuru ve Denetim: Valilik tarafından yapılan aylık periyodik değerlendirmeler takip edilmeli ve idari gözetimin devamı için zaruret bulunmadığına ilişkin dilekçelerle idareye başvurulmalıdır.
Bu yollar, yabancının hem sınır dışı edilme riskine karşı hem de kişi özgürlüğünü kısıtlayan idari gözetime karşı haklarını korumasına olanak tanıyan kapsamlı bir hukuki güvence sistemi oluşturmaktadır. Bir makale önerisi.

Tuzla Avukat Desteği Neden Gerekli? | Tuzla Geri Gönderme Merkezi
Tuzla Geri Gönderme Merkezi’nde idari gözetim altında tutulan ve sınır dışı (deport) kararı verilen yabancılar için hukuki süreçler karmaşık ve kısa süreli başvuru sürelerine tabidir. Bu nedenle Tuzla’da görev yapan deneyimli bir avukatın desteği, hak kaybını önlemek ve süreçleri doğru yönetmek açısından kritik önem taşır.
Sınır dışı kararı, YUKK m. 53/3 uyarınca tebliğden itibaren 7 gün içinde İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılmasını gerektirir. Bu dava, yargılama sonuçlanana kadar sınır dışı işlemini durdurur. Ayrıca, dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talep edilmesi, idari gözetim kararının kaldırılması için güçlü bir hukuki dayanak oluşturur.
İdari gözetim kararı ise Sulh Ceza Hâkimliği’ne itiraz yoluyla denetlenir. Hâkim, idari gözetimin devamı için gerekli şartların bulunup bulunmadığını inceleyerek, hukuka aykırı durumlarda gözetim kararını kaldırabilir. Ayrıca valilik tarafından yapılan aylık değerlendirmeler de gözetim süresinin devamına ilişkin önemli bir denetim mekanizmasıdır.
Tuzla’da görev yapan bir avukatın Geri Gönderme Merkezi’ne yakınlığı, dilekçelerin hazırlanması, başvuruların hızlı yapılması ve mahkeme süreçlerinin etkin takibi açısından büyük avantaj sağlar. İstanbul Pendik, Kartal, Maltepe, Gebze ve çevresinde yaşayan yabancılar, Tuzla’daki avukat desteği ile hem sınır dışı riskini azaltabilir hem de kişi özgürlüğünü koruma şansını artırabilir.

