Giriş

Bu çalışma, Tuzla Geri Gönderme Merkezi’nde (GGM) idari gözetim altında tutulan ve hakkında sınır dışı etme (deport) kararı alınan bir yabancının, bu işlemlerin durdurulması veya iptali için başvurabileceği hukuki yolları, sunulan yargı kararları analizleri temelinde incelemektedir. Analiz, iki temel hukuki soruna odaklanmaktadır: birincisi, sınır dışı etme kararının iptali; ikincisi ise idari gözetim kararının kaldırılmasıdır. İncelenen kararlar, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) çerçevesinde şekillenen başvuru usullerini, yetkili ve görevli mahkemeleri, başvuru sürelerini ve Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru öncesinde tüketilmesi gereken yolları ortaya koymaktadır. Yargı kararlarının bütüncül analizinden elde edilen temel bulgular şunlardır:

Sınır Dışı Kararının Engellenmesi: En temel ve etkili yol, sınır dışı etme kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetkili İdare Mahkemesi’nde iptal davası açmaktır. Dava açılması, yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı işlemini kendiliğinden durdurmaktadır.

İdari Gözetimin Kaldırılması: İdari gözetim kararının kaldırılması için başvurulacak merci Sulh Ceza Hâkimliği’dir. Bu başvuru idari gözetimi otomatik olarak durdurmaz, ancak hâkimlik başvuruyu beş gün içinde karara bağlar.

Hukuka Aykırı Gözetim İçin Tazminat: İdari gözetimin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talep etmek için, gözetim sona erdikten sonra İdari Yargıda tam yargı davası açılması gerekmektedir.

Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru: Anayasa Mahkemesi’ne başvuru ikincil bir yoldur. Özellikle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali iddiaları için, Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz ve tam yargı davası gibi yolların tüketilmesi zorunludur.

1. Tuzla Geri gönderme merkezi :Sınır Dışı Etme (Deport) Kararına Karşı Hukuki Yollar

Sınır dışı kararının engellenmesi için izlenmesi gereken temel hukuki yol, idari yargıda iptal davası açmaktır.

Dava Açma Süresi ve Yetkili Mahkeme: Çok sayıda karar, bu davanın kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde İdare Mahkemesi’nde açılması gerektiğini vurgulamaktadır (aym-2/2/2022, uyusmazlik-2022/293, ilkDerece-Kocaeli-2022/45). Sürelerin kısa ve hak düşürücü olması nedeniyle titizlikle takip edilmesi kritik öneme sahiptir.

Davanın Sınır Dışı İşlemine Etkisi: İptal davası açılmasının en önemli sonucu, sınır dışı işlemini otomatik olarak durdurmasıdır. YUKK’un 53. maddesine atıf yapan birçok kararda bu durum açıkça belirtilmiştir: “Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. (aym-2/2/2022, ilkDerece-İstanbul-2021/383). Bu hüküm, yabancı için hayati bir usuli güvence sağlamaktadır.

Dava Gerekçeleri ve İspat Yükü: Davada, sınır dışı kararının hukuka aykırılığı çeşitli gerekçelerle ileri sürülebilir.

Geri Gönderme Yasağı (Non-refoulement): En temel savunma argümanı, yabancının gönderileceği ülkede işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muameleye maruz kalma riski altında olduğudur (kötü muamele yasağı). Anayasa Mahkemesi, bu iddianın soyut olmaması gerektiğini, başvurucunun “geri gönderileceği ülkede var olduğunu iddia ettiği kötü muamele riskinin ne olduğunu makul şekilde açıklamalı; (varsa) bu iddiayı destekleyen bilgi ve belgeleri sunmalı” gerektiğini belirtmektedir (aym-17/11/2021).

YUKK Madde 55 Kapsamındaki Durumlar: Kanun, ciddi sağlık sorunları, hamilelik, hayati tehlike arz eden hastalıklar için tedavi imkânı bulunmaması gibi durumlarda sınır dışı kararı alınamayacağını düzenlemektedir (ilkDerece-Kocaeli-2022/45, ilkDerece-İstanbul-2021/383). Bu durumların varlığı, kararın iptali için güçlü bir gerekçedir.

Usuli Eksiklikler: Kararın tebliğ sürecindeki usulsüzlükler veya idarenin eksik inceleme yapması gibi usule ilişkin hatalar da iptal sebebi olarak öne sürülebilir (aym-11/7/2023, ilkDerece-İzmir-2020/469).

2. Tuzla Geri Gönderme Merkezi : İdari Gözetim Kararının Kaldırılması ve İlgili Hukuki Yollar

İdari gözetim, bir ceza veya tutuklama olmayıp sınır dışı işlemlerinin yürütülmesi için alınan idari bir tedbirdir. Bu tedbire karşı başvuru yolları adli yargıda düzenlenmiştir.

Sulh Ceza Hâkimliğine İtiraz: İdari gözetim kararının kaldırılması için temel ve doğrudan başvuru yolu Sulh Ceza Hâkimliğine itirazdır. YUKK Madde 57’ye göre, İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. (uyusmazlik-2022/253, uyusmazlik-2022/293). Bu başvuru idari gözetimi kendiliğinden durdurmaz, ancak hâkimlik dosyayı ivedilikle (beş gün içinde) inceleyerek karar verir ve bu karar kesindir. Ayrıca, gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvuru yapmak mümkündür.

Tam Yargı Davası (Tazminat Yolu): Anayasa Mahkemesi kararlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere, idari gözetimin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini için tam yargı davası açılması gerekmektedir. Bu dava, kişinin serbest bırakılmasını sağlamaz; amacı, gözetim sona erdikten sonra uğranılan zararın giderilmesidir. AYM, bu yolu tüketmeden yapılan bireysel başvuruları “başvuru yollarının tüketilmemesi” nedeniyle kabul edilemez bulmaktadır. AYM’nin bu konudaki yaklaşımı nettir: “…hukuka aykırı olarak idari bir kararla özgürlüklerinden yoksun bırakılmaları nedeniyle uğradıklarını öne sürdükleri maddi ve manevi zararlarının karşılanması bakımından başarı şansı sunma, yeterli giderim sağlama kapasitesini haiz ve ulaşılabilir olduğu görülen tam yargı davası yolu tüketilmeden yapılan başvuruların incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varmıştır. (aym-29/12/2021, aym-28/1/2021).

Görevli Yargı Yolu Farklılaşması: Genel eğilim, tazminat talepli tam yargı davalarının idari yargıda görülmesi yönünde olsa da, bir Uyuşmazlık Mahkemesi kararında, idari gözetimden kaynaklanan manevi tazminat istemli davalara adli yargı yerinde bakılması gerektiği belirtilmiştir (uyusmazlik-2022/473). Bu durum, tazminat davalarında görevli mahkeme konusunda dikkatli olunması gerektiğini göstermektedir.

Sonuç

Tuzla Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan bir yabancı için deport işleminin engellenmesi ve idari gözetimin sonlandırılması amacıyla ikili bir hukuki strateji izlenmelidir:

Sınır dışı kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 7 günlük süre kaçırılmadan İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılmalıdır. Bu dava, sınır dışı işlemini yargılama sonuna kadar durduracaktır.

İdari gözetim kararına karşı, derhal Sulh Ceza Hâkimliği’ne itiraz edilerek serbest bırakılma talep edilmelidir.

Bu yollara ek olarak, idari gözetim sona erdikten sonra, hukuka aykırılık iddiasıyla uğranılan zararların tazmini için tam yargı davası açılması, hem olası bir hak kaybını gidermek hem de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolunu açık tutmak açısından zorunludur. Avukatların, her bir hukuki işlem için öngörülen farklı yargı kollarını, kısa başvuru sürelerini ve Anayasa Mahkemesi’nin “başvuru yollarının tüketilmesi” ilkesine ilişkin katı içtihadını göz önünde bulundurarak hareket etmesi, sürecin başarıyla yönetilmesi için esastır. Bir yazı önerisi.

Tuzla Geri Gönderme Merkezi : Tuzla Avukat Desteği Neden Gerekli?

Tuzla Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan yabancılar açısından hukuki süreçlerin etkin şekilde yürütülmesi, hem kısa süreli başvuru sürelerinin kaçırılmaması hem de doğru mercilere doğru usulle başvurulması bakımından kritik öneme sahiptir.

Bu noktada Tuzla’da görev yapan ve yabancılar hukuku alanında uzmanlaşmış bir avukatın desteği ciddi avantajlar sağlar:

Coğrafi Yakınlık Avantajı: Geri Gönderme Merkezi’nin Tuzla’da bulunması, avukatın merkeze hızlıca ulaşabilmesine, müvekkiliyle yüz yüze görüşerek gerekli belgeleri zamanında temin edebilmesine imkân tanır. Bu da özellikle 7 günlük dava açma süresi gibi hak düşürücü sürelerin güvenli şekilde kullanılmasını sağlar.

Yerel Tecrübe: Tuzla’daki mahkemelerde (İdare Mahkemesi, Sulh Ceza Hâkimliği) yürüyen dosyalarda daha önce deneyim sahibi olan bir avukat, hem yerel uygulamaları hem de hâkimliklerin içtihat eğilimlerini bilmesi sayesinde daha stratejik savunma yapabilir.

Hızlı Müdahale İmkânı: İdari gözetim kararının kaldırılması için Sulh Ceza Hâkimliği’ne yapılacak başvurularda, avukatın merkeze yakın olması dilekçelerin hazırlanması, duruşma günlerinde takip ve acil gelişmelere müdahalede büyük kolaylık sağlar.

Anayasa Mahkemesi’ne Başvuru Hazırlığı: Başvuru yollarının tüketilmesi ilkesine dikkat edilmesi gerektiğinden, uzman bir avukat hem idari hem adli yargı süreçlerini eşgüdümlü şekilde yürüterek bireysel başvuru yolunun açık kalmasını sağlar.

Sonuç olarak, Tuzla Geri Gönderme Merkezi’nde idari gözetim altında tutulan yabancılar için, Tuzla’da yerleşik ve yabancılar hukuku alanında uzman bir avukatla çalışmak, ayrıca İstanbul Pendik avukat, Kartal avukat, Maltepe avukat, Gebze avukat, Orhanlı avukat, Tepeören avukat, Darıca avukat, Bayramoğlu avukat veya Çayırova avukat bölgelerinde hem zaman yönetimi hem de hukuki strateji bakımından büyük avantaj sağlamaktadır. Bu destek, sınır dışı edilme riskinin azaltılması ve kişi hürriyeti ile güvenliği hakkının korunması açısından hayati önem taşır.