1. Genel Paylaşım Esasları ve Malın Niteliği 

Kredi kullanılarak satın alınan ev veya araçların boşanma aşamasındaki tasfiyesinde temel kural, ödemelerin yapıldığı dönemlere göre malın “kişisel mal” veya “edinilmiş mal” olarak ayrıştırılmasıdır. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre:

Evlilik Öncesi Ödemeler: Evlilik birliği kurulmadan önce ödenen peşinat ve kredi taksitleri, ilgili eşin kişisel malı kabul edilir.

Evlilik İçi Ödemeler: Mal rejiminin devamı süresince (evlilik birliği içinde) yapılan kredi geri ödemeleri, aksi ispatlanmadığı sürece çalışma karşılığı elde edilen gelirlerle yapıldığı varsayıldığından “edinilmiş mal” niteliğindedir.

Boşanma Sonrası (Sarkan) Ödemeler: Boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla mal rejimi sona erer. Bu tarihten sonraya sarkan taksitler, borçlu eşin kişisel borcu kabul edilir ve tasfiye hesabında malın pasifi (borcu) olarak değerlendirilir.

2. Hesaplama Metodolojisi: Oranlama Yöntemi 

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi ve 2. Hukuk Dairesi kararlarında, krediyle alınan malların tasfiyesinde “oranlama yöntemi”nin kullanılması gerektiği vurgulanmaktadır. Hesaplama şu aşamalardan oluşur:

Oran Tespiti: Evlilik birliği içinde ödenen taksit sayısının (veya miktarının), toplam kredi taksit sayısına (veya toplam kredi miktarına) oranı bulunur.

Rayiç Değer Esası: Tasfiyeye konu malın (ev veya araç), karar tarihine en yakın tarihteki piyasa sürüm (rayiç) değeri belirlenir.

Artık Değerin Belirlenmesi: Tespit edilen “evlilik içi ödeme oranı”, malın güncel rayiç değeri ile çarpılır. Bu işlem sonucunda elde edilen miktar “artık değer” olarak kabul edilir.

Katılma Alacağı: Hesaplanan artık değerin yarısı (1/2), diğer eşin katılma alacağı olarak hüküm altına alınır.

3. Borçların ve Kişisel Katkıların Denkleştirilmesi 

Tasfiye sürecinde malın borçları ve kişisel mal katkıları hesaplamadan düşülmelidir:

Kredi Borcunun Düşülmesi: Mal rejiminin sona erdiği tarihte henüz vadesi gelmemiş olan kredi borç miktarının toplam krediye oranı bulunur. Bu oran, malın tasfiye tarihindeki rayiç değeriyle çarpılarak “borç miktarı” tespit edilir ve bu miktar toplam değerden düşülür.

Peşinat ve Kişisel Mal Katkısı: Malın alımında kullanılan peşinatın bir eşin kişisel malından (örneğin evlilik öncesi birikim, ziynet eşyası satışı veya miras) karşılanması durumunda, bu miktar için “değer artış payı” veya “denkleştirme” hesabı yapılır. Kişisel maldan yapılan ödemenin malın alım değerine oranı bulunur ve bu oran güncel değerle çarpılarak ilgili eşe iade edilir.

Aktif-Pasif Dengesi: Eğer boşanma tarihi itibarıyla kalan kredi borcu, aracın veya evin güncel değerinden fazlaysa (pasif aktiften fazla ise), ortada dağıtılacak bir artık değer kalmadığından katılma alacağına hükmedilemez.

4. Araçlara İlişkin Özel Durumlar 

Araçların paylaşımında da taşınmazlarla aynı ilkeler geçerlidir. Ancak araçların değer kaybı veya kredi borcunun yüksekliği nedeniyle hesaplama farklılık gösterebilir. Örneğin, evlilik öncesi krediyle alınan bir aracın taksitlerinin bir kısmının evlilik içinde ödenmesi durumunda, sadece evlilik içine isabet eden taksitlerin toplam taksitlere oranı üzerinden bir hesaplama yapılır. Eğer araç evlilik içinde alınıp takas usulüyle eski bir araç verilmişse, takas edilen aracın kişisel mal olup olmadığı araştırılmalı ve denkleştirme buna göre yapılmalıdır.

5. İkincil Kaynak Değerlendirmesi

 İkincil kaynak olarak sunulan kooperatif ödemelerine ilişkin kararlarda, kredi taksitlerine benzer bir mantık yürütüldüğü görülmektedir. Kooperatif hisselerinde, evlilik öncesi yapılan aidat ödemeleri ile evlilik içi ödemelerin birbirine oranlanması ve bu oran üzerinden tasfiye tarihindeki rayiç değerle çarpım yapılarak katılma alacağının hesaplanması gerektiği belirtilmektedir. Bu durum, kredi taksitlerindeki “oranlama” ilkesiyle paralellik göstermektedir.

Sonuç olarak; krediyle alınan mallarda eşlerin alacak hakları, sadece evlilik birliği içinde ödenen taksitlerin toplam ödemeye olan oranı üzerinden ve malın boşanma davası sonundaki güncel değeri esas alınarak hesaplanmaktadır. Bir yazı önerisi.

Krediyle alınan ev veya araç tapuda kimin adına olursa olsun paylaşılır mı?

Evet. Tapunun kimin adına kayıtlı olduğu tek başına belirleyici değildir. Evlilik birliği içinde ödenen kredi taksitlerine isabet eden kısım edinilmiş mal sayılır ve bu oran üzerinden katılma alacağı hesaplanır. Evlilik öncesi ödemeler ise kişisel mal olarak değerlendirilir.

Boşanmadan sonra ödenen kredi taksitleri paylaşılır mı?

Hayır. Boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla mal rejimi sona erer. Bu tarihten sonra ödenen kredi taksitleri, borçlu eşin kişisel borcu kabul edilir ve paylaşım hesabında malın pasifi (borcu) olarak dikkate alınır.

Peşinat kişisel maldan (miras, ziynet, evlilik öncesi birikim) ödenmişse ne olur?

Peşinatın kişisel maldan karşılandığı ispatlanırsa, bu tutar için değer artış payı veya denkleştirme alacağı hesaplanır. Peşinatın malın alım bedeline oranı bulunur ve bu oran, malın tasfiye tarihindeki rayiç değeriyle çarpılarak ilgili eşe iade edilir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Krediyle alınan ev ve araçların paylaşımı, boşanma davalarında en teknik ve en sık hata yapılan alanlardan biridir. Yanlış yapılan bir hesaplama;

evlilik öncesi–evlilik içi ödeme ayrımının karıştırılması,

rayiç değer yerine alım bedelinin esas alınması,

kişisel mal katkısının göz ardı edilmesi,

aktif–pasif dengesinin yanlış kurulması gibi nedenlerle ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle özellikle Tuzla boşanma avukatı, Tuzla mal paylaşımı avukatı ve Tuzla aile avukatı arayışında olan kişiler için, Yargıtay içtihatlarına hâkim uzman desteği büyük önem taşır.

İstanbul Anadolu Yakası’nda; Tuzla, Kartal, Pendik, Maltepe, Ataşehir ve Kadıköy başta olmak üzere krediyle alınan malların paylaşımı, katılma alacağı ve değer artış payı davalarında 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, Yargıtay uygulamasına dayalı stratejik dava planlaması, bilirkişi sürecinin etkin yönetimi ve hak kaybını önleyici hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Krediyle alınan mallarda yapılan tek bir hesaplama hatası, davanın sonucunu tamamen değiştirebilir.