
1. İşe iade davası Yasal Çerçeve ve Genel Esaslar
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verildiğinde, işverenin işçiyi bir ay içinde işe başlatmaması durumunda ödemekle yükümlü olduğu iki temel mali sonuç düzenlenmiştir:
Boşta Geçen Süre Ücreti: Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarıdır.
İşe Başlatmama Tazminatı: İşverenin işçiyi başvurusu üzerine bir ay içinde işe başlatmaması halinde ödemesi gereken, en az dört ve en fazla sekiz aylık ücreti tutarında belirlenen tazminattır.
2. İşe İade Boşta Geçen Süre Ücreti ve Kapsamı
Yargıtay kararlarına göre, boşta geçen süre ücreti “en çok dört ay” ile sınırlandırılmış emredici bir düzenlemedir. Mahkemelerin bu sınırı aşarak 5, 6 veya 7 ay gibi süreler üzerinden hüküm kurması yasanın açık hükmüne aykırılık teşkil eder ve bozma nedenidir.
Kapsamı: Bu alacak kalemine sadece çıplak ücret değil; ikramiye, gıda yardımı, yol yardımı, yakacak yardımı ve servis hizmeti gibi para ile ölçülebilen tüm haklar dâhil edilmelidir. Ancak fazla mesai gibi fiili çalışmaya bağlı haklar bu hesaplamaya dâhil edilmez.
Hesaplama Esası: Boşta geçen süre ücreti, geçersiz sayılan feshi izleyen dönem ücretlerine göre hesaplanmalıdır. Bu süre zarfında ücret zammı veya yeni bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girerse, hesaplamada bu artışlar dikkate alınmalıdır.
Sigorta Primleri: Bu süre hizmet süresine eklenir ve iş kazaları, meslek hastalıkları ile işsizlik sigortası dâhil tüm sigorta primlerinin işverence ödenmesi gerekir.
3. İşe Başlatmama Tazminatı ve Belirlenmesi
İşe başlatmama tazminatı, işçinin kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak mahkemece takdir edilir.
Miktar: Yasal sınır en az 4, en çok 8 aylık ücret tutarıdır. Yargıtay, işçinin kıdeminin az olduğu veya emekliliğe hak kazandığı durumlarda tazminatın alt sınır olan 4 ay olarak belirlenmesini isabetli bulmaktadır.
Sendikal Tazminat İstisnası: Feshin sendikal nedene dayanması durumunda, 6356 sayılı Kanun uyarınca işe başlatmama tazminatı işçinin başvurusu veya işverenin başlatıp başlatmaması şartına bakılmaksızın en az bir yıllık (12 aylık) brüt ücret tutarında belirlenir.
Hesaplama Zamanı: İşe başlatmama tazminatı, işçinin işe başlatılmadığı (feshin kesinleştiği) tarihteki emsal işçi ücreti üzerinden hesaplanmalıdır.
4. Usul ve Uygulama Esasları
Tespit Niteliği: İşe iade davası bir tespit davası niteliğinde olduğundan, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının miktar belirtilmeksizin (sadece ay olarak) hüküm altına alınması ve ödenmesi gerektiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekir. Miktar belirtilerek tahsil kararı verilmesi Yargıtay tarafından hatalı bulunmaktadır.
Mahsup Durumu: İşçinin işe başlatılması halinde, daha önce ödenen bildirim süresine ait ücret (ihbar tazminatı) ve kıdem tazminatı, boşta geçen süre ücretinden mahsup edilir.
Başvuru Şartı: Bu haklara kazanılması için işçinin kesinleşen kararın tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işverene işe başlama niyetini içeren samimi bir başvuruda bulunması şarttır. Sırf tazminat almak amacıyla yapılan gayrisamimi başvurular bu hakların doğumuna engel teşkil eder.
5. Kararlardan Somut Örnekler
Bir dosyada 4 aylık boşta geçen süre alacağı 83.666,10 TL, 4 aylık işe başlatmama tazminatı ise 100.734,67 TL olarak hesaplanmış ve kabul edilmiştir.
Başka bir örnekte, kesinleşen karar sonrası ödenen brüt tutarlar; 13.775,44 TL boşta geçen süre ücreti ve 14.126,40 TL işe başlatmama tazminatı olarak kayıtlara geçmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bir onama kararında 51.269,01 TL net boşta geçen süre ücreti ve 59.485,06 TL net işe başlatmama tazminatı hüküm altına alınmıştır.
6. İkincil Kaynaklar ve Ek Bağlam
İkincil kaynak niteliğindeki yargı kararları, hesaplama hataları ve emsal ücret araştırmasının önemine dikkat çekmektedir:
Emsal Ücret Araştırması: Boşta geçen süre ve tazminat hesaplamalarında, işçinin gerçek ücretinin tespiti için sadece işyeri kayıtları değil; sendikalar, ilgili meslek odaları ve emsal işçi bordrolarının titizlikle incelenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Hesaplama Hataları: Boşta geçen süre ücretinin brüt hesaplanması gerektiği, ancak yapılan ödemelerin net olması durumunda mahsuplaşma sırasında brüt-net ayrımına dikkat edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
İkramiye ve Sosyal Yardımlar: İkramiye uygulamasının temel ücrete yansıtılıp yansıtılmadığı netleştirilmeden mükerrer ödemeye yol açacak şekilde hesaplama yapılmaması gerektiği hatırlatılmıştır.
Faiz Başlangıcı: Kıdem tazminatı farkı için faizin işe başlatmama tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiği, boşta geçen süre ücreti için ise özel faiz oranlarının uygulanabileceği ifade edilmiştir. Bir yazı önerisi.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli? | İşe İade Davalarında Kritik Hukuki Destek
İşe iade davaları; boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı, sigorta primleri, faiz başlangıcı ve mahsup işlemleri gibi birbirine bağlı çok sayıda teknik hesaplama ve usul kuralını bünyesinde barındıran, hata kaldırmayan dava türlerindendir. Uygulamada yapılan küçük bir usul hatası dahi, işçinin aylarca süren emeğinin karşılığı olan alacaklarını kaybetmesine veya işveren açısından beklenmedik yüksek tazminat yükleriyle karşılaşılmasına yol açabilmektedir.
Özellikle;
Boşta geçen süre ücretinin en fazla 4 ay ile sınırlı emredici bir hüküm olduğu,
İşe başlatmama tazminatının emsal ücret araştırmasına dayalı olarak belirlenmesi gerektiği,
Hüküm fıkrasında miktar değil ay sayısı belirtilmesi zorunluluğu,
Sigorta primleri, brüt–net ayrımı ve faiz başlangıcına ilişkin Yargıtay içtihatlarının doğru uygulanması,
gibi konular, alanında uzman bir iş hukuku avukatının desteğini zorunlu kılmaktadır.
Bu noktada, 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, İstanbul Tuzla merkezli ofisiyle; işe iade davaları, işçilik alacakları ve işveren–işçi uyuşmazlıklarında Yargıtay uygulamalarına hâkim, güncel içtihatları yakından takip eden uzman kadrosuyla müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
İşe iade sürecinde hak kaybı yaşamamak, dava stratejisinin baştan doğru kurulması ve alacakların eksiksiz ve usule uygun şekilde talep edilebilmesi için, sürecin mutlaka uzman bir avukat eşliğinde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.


