1. İşe İade Davasının Tanımı ve Mahiyeti

İşe iade davası, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18, 20 ve 21. maddeleri uyarınca, iş sözleşmesi geçerli bir neden gösterilmeksizin veya gösterilen nedenin geçersiz olduğu iddiasıyla feshedilen işçinin, feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesi talebiyle açtığı bir dava türüdür. Yargıtay kararlarında bu dava, feshin geçersizliğinin tespiti ile işçinin işe başlatılmasını, işe başlatılmaması halinde ise tazminat ödenmesini hedefleyen bir hukuki süreç olarak tanımlanmaktadır.

Davanın temel amacı, işverenin fesih bildiriminde sebep göstermemesi veya gösterdiği sebebin geçerli olmadığını saptayarak iş ilişkisinin devamını sağlamaktır. Mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesi durumunda, işçinin işe başlatılması için işverene başvuru hakkı doğar. İşverenin işçiyi bir ay içinde işe başlatmaması halinde, işçiye en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında “işe başlatmama tazminatı” ve kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar “boşta geçen süre ücreti” ve diğer haklarının ödenmesi söz konusu olur.

2. İşe İade Davası Açabilmenin Şartları

Yargı kararları uyarınca, bir işçinin işe iade davası açabilmesi ve iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için belirli ön koşulların (dava şartlarının) birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:

Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi: İşçinin iş sözleşmesinin “belirsiz süreli” olması şarttır. Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiler kural olarak işe iade davası açamazlar. Ancak zincirleme yapılan belirli süreli sözleşmelerde objektif bir neden yoksa, sözleşme belirsiz süreli kabul edilerek dava hakkı tanınabilir.

Altı Aylık Kıdem Şartı: İşçinin fesih bildiriminin yapıldığı tarihte ilgili işyerinde en az altı aylık kıdeminin bulunması gerekir. Bu sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreleri birleştirilerek dikkate alınır. Altı aylık kıdemi doldurmayan işçilerin iş güvencesinden yararlanma hakkı bulunmamaktadır.

Otuz veya Daha Fazla İşçi Çalıştırılması: İşverenin aynı işkolundaki tüm işyerlerinde toplamda en az 30 işçi çalışıyor olmalıdır. 30 işçi sayısının belirlenmesinde; belirli-belirsiz, tam-kısmi veya mevsimlik sözleşme ayrımı yapılmaksızın tüm işçiler hesaba katılır. Alt işveren işçileri bu sayıya dahil edilmez; ancak muvazaalı bir taşeronluk ilişkisi varsa bu işçiler de sayıya dahil edilir. Ayrıca uluslararası şirketlerin yurt dışındaki işçi sayıları da belirli koşullarda dikkate alınabilmektedir.

İşveren Vekili Olmama: İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma/işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri işe iade davası açamazlar.

3. Dava Açma Süresi ve Usulü

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde dava açmak zorundadır. Bu süre hak düşürücü süre olup, mahkemelerce resen (kendiliğinden) dikkate alınır. Süre, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihte başlar; ihbar öneli verilmiş olması sürenin başlangıcını önelin sonuna ertelemez. Eylemli fesih (bildirim yapılmaksızın işten çıkarma) durumunda ise süre feshin gerçekleştiği tarihten itibaren işler.

4. İkincil Kaynaklar ve Ek Bağlam

İkincil kaynak niteliğindeki yargı kararları ve değerlendirmeler ışığında aşağıdaki hususlar ek bağlam sağlamaktadır:

Sendikal Nedenlerle Fesih: Sendika yöneticilerinin görevleri sona erdiğinde bir ay içinde işe iade talep etme hakları bulunmaktadır. Ayrıca, iş güvencesi kapsamında olsun veya olmasın, sendikal nedenle yapılan fesihlerde feshin geçersizliği ve işe iade talep edilebilir.

İspat Yükümlülüğü: Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. Eğer işçi feshin başka bir sebebe (örneğin sendikal neden veya ayrımcılık) dayandığını iddia ediyorsa, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.

Ayrımcılık Yasağı: Hamilelik gibi ayrımcılık içeren nedenlerle yapılan fesihlerde, kıdem şartı gibi unsurlar tartışmalı olsa da yargı mercileri feshin geçersizliğine ve işe iadeye hükmedebilmektedir.

Kamu ve Belediye Çalışanları: Belediye iştiraklerinde veya alt işverenler nezdinde çalışan işçiler de gerekli şartları taşıdıkları takdirde asıl işveren veya alt işverene karşı işe iade davası açabilmektedir.

Davanın Konusuz Kalması: Yargılama devam ederken işverenin işçiyi işe davet etmesi, feshin geçersizliğinin kabulü anlamına gelir ve bu durumda dava konusuz kalabilir.

Sonuç: İşe iade davası; 30 ve üzeri işçi çalıştıran işyerlerinde, en az 6 aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan işçilerin, fesih bildiriminden itibaren 1 ay içinde açabileceği, feshin geçersizliğini hedefleyen bir dava türüdür. Bir yazı önerisi.

İşe İade Davasında Neden Uzman Avukat Desteği Gereklidir?

İşe iade davaları, hak düşürücü süreler, ispat yükü, usul kuralları ve Yargıtay içtihatları bakımından teknik ve hata kaldırmayan dava türlerindendir. Bu nedenle sürecin başından itibaren uzman bir iş hukuku avukatıyla yürütülmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından kritik önem taşır.

Hak Düşürücü Sürelerin Kaçırılma Riski

İşe iade davasında 1 aylık başvuru süresi hak düşürücüdür ve mahkemelerce re’sen dikkate alınır. Sürenin yanlış hesaplanması veya usule aykırı başvuru yapılması halinde dava esasa girilmeden reddedilir. Uzman avukat desteği, sürecin doğru tarihten ve doğru usulle başlatılmasını sağlar.

Fesih Sebebinin Hukuki Niteliğinin Doğru Tespiti

Her fesih “geçersiz” sayılmaz. Performans, davranış, işletmesel neden, sendikal neden veya ayrımcılık iddialarının hukuki sınıflandırması ve buna uygun dava stratejisinin kurulması gerekir. Aksi halde işçi, işe iade yerine yalnızca tazminatla yetinmek zorunda kalabilir.

İspat Yükü ve Delil Stratejisinin Önemi

İşe iade davalarında kural olarak ispat yükü işverene ait olmakla birlikte, işçinin iddia ettiği özel nedenler (sendikal fesih, ayrımcılık vb.) bakımından delil sunma yükümlülüğü doğar. Uzman avukat, tanık seçimi, yazılı deliller ve SGK kayıtları gibi unsurları Yargıtay kriterlerine uygun şekilde sunar.

Tazminat ve Alacak Haklarının Eksiksiz Talep Edilmesi

İşe başlatmama tazminatı (4–8 aylık ücret), boşta geçen süre ücreti (en fazla 4 ay) ve diğer işçilik alacaklarının eksik veya hatalı talep edilmesi, geri dönülemez hak kayıplarına yol açabilir. Profesyonel hukuki destek, tüm hak kalemlerinin doğru şekilde talep edilmesini sağlar.

Yerel Uygulamalar ve Yargıtay İçtihatlarına Hakimiyet

İşe iade davalarında yerel mahkeme uygulamaları ile Yargıtay’ın güncel içtihatları büyük önem taşır. Özellikle büyükşehirlerde ve sanayi bölgelerinde görülen davalarda bu farklar sonucu doğrudan etkilemektedir.

Tuzla ve İstanbul’da İşe İade Davalarında Profesyonel Hukuki Destek

İstanbul Anadolu Yakası ve özellikle Tuzla bölgesinde işe iade davaları ve iş hukuku uyuşmazlıklarında faaliyet gösteren 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, işe iade davalarını;

Güncel Yargıtay kararları ışığında

Hak kaybı risklerini ortadan kaldıracak şekilde

Stratejik ve sonuç odaklı olarak yürütmektedir.