
1. İşe İade Davasının Süresi
İşe iade davası ne kadar sürer ve dava sürecinde işçi maaş alır mı? 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca, işe iade davaları için kanun koyucu tarafından belirli süreler öngörülmüştür. İlgili maddeye göre; işçi fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde dava açmalı, ilk derece mahkemesi davayı seri yargılama usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırmalı ve temyiz halinde Yargıtay bir ay içinde kesin karar vermelidir. Kanuni düzenleme, yargılamanın toplamda en geç dört ay içinde tamamlanmasını hedeflemektedir (Yargıtay 10. HD., 2009/10508 E.; 22. HD., 2012/17965 E.K).
Ancak Yargıtay kararlarında, uygulamadaki iş yoğunluğu nedeniyle bu süreler içinde davanın karara bağlanmasının mümkün olmadığı ve sürecin dört ayı aştığı sıklıkla vurgulanmaktadır. Somut dosya örneklerinde dava sürelerinin değişkenlik gösterdiği görülmektedir:
Bazı uyuşmazlıklarda fesih tarihi ile kararın kesinleşmesi arasında yaklaşık 1,5 yıl (Yargıtay HGK, 2015/1035 E.K) veya 2,5 yıl (Yargıtay 10. HD., 2009/10508 E.) gibi süreler geçtiği tespit edilmiştir.
İstisnai durumlarda, davanın açılmasından kısa süre sonra işverenin işçiyi işe başlatması halinde sürecin yaklaşık bir ay gibi kısa bir sürede sonuçlandığı da görülmüştür (Yargıtay 9. HD., 2016/21600 E.).
2. İşe İade Dava Sürecinde Maaş ve Ücret Hakları
İşe iade davası devam ederken işçiye düzenli bir maaş ödemesi yapılmaz. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21/3. maddesi, feshin geçersizliğine karar verilmesi durumunda işçiye “boşta geçen süre ücreti” adı altında bir ödeme yapılmasını düzenlemektedir.
Boşta Geçen Süre Ücreti: Mahkeme feshin geçersizliğine karar verdiğinde, kararın kesinleşmesine kadar işçinin çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesine hükmeder. Bu dört aylık süre bir üst sınırdır; eğer yargılama süreci dört aydan kısa sürerse, sadece fiili boşta geçen süre kadar ücret ödenir (Yargıtay 22. HD., 2016/25331 E.K; 9. HD., 2010/2987 E.K).
Ödeme Zamanı: Bu ücret dava sürecinde peşin olarak ödenmez. İşçinin, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurması şartına bağlıdır. İşçi süresinde başvurmazsa veya başvurusu samimi bulunmazsa bu ücrete hak kazanamaz (Yargıtay 10. HD., 2009/10508 E.; HGK, 2015/1035 E.).
Sigorta ve Primler: Çalışılmış gibi kabul edilen en çok dört aylık süre için iş kazaları, meslek hastalıkları ve işsizlik sigortası dahil tüm sigorta primlerinin işverence ödenmesi ve bu sürenin hizmetten sayılması zorunludur (Yargıtay 10. HD., 2008/13819 E.).
Dava Sırasında İşe Başlatma: Eğer işçi dava devam ederken işe başlatılırsa, fesih tarihi ile işe başlama tarihi arasındaki süre (yine en çok 4 ay ile sınırlı olmak üzere) için ücret ve diğer hakları tespit edilerek işçiye ödenir (Yargıtay 9. HD., 2015/11668 E.).
3. İkincil Kaynaklardan Elde Edilen Bilgiler
İkincil kaynak niteliğindeki yargı kararları, dava süreçlerinin ve ücret haklarının somut olaylardaki görünümüne dair ek bağlam sunmaktadır:
Süreç Örnekleri: Bir olayda fesih ile kesinleşme arasının 7 ay sürdüğü (HGK, 2018/176 E.), bir diğerinde ise yaklaşık 2,5 yıl sürdüğü (HGK, 2013/428 E.) görülmektedir. Temyiz ve direnme kararlarıyla birlikte toplam sürecin 4 yılı aşabildiği vakalar mevcuttur.
Ücretin Muacceliyeti: Boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar, işçinin işe iade için işverene başvurduğu anda muaccel hale gelir (Yargıtay 9. HD., 2008/21859 E.).
Samimiyet Şartı: İşçinin işe başlama başvurusunun samimi olması gerektiği, işverenin davetine rağmen işe başlamayan işçinin “gerçek amacının işe başlamak olmadığı” kabul edilerek boşta geçen süre ücreti talebinin reddedilebileceği vurgulanmıştır (Yargıtay 22. HD., 2011/15161 E.).
Dava Sırasında İşe İade: Yargılama devam ederken işe başlatılma durumunda, işe iade ve işe başlatmama tazminatı talepleri konusuz kalmakla birlikte, o tarihe kadar geçen boşta süre için (maksimum 4 ay) ücret hakkı saklı kalmaktadır (Yargıtay 9. HD., 2016/27391 E.; 9. HD., 2015/27438 E.). Bir yazı önerisi.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli? | İşe İade Davalarında Hak Kaybı Yaşamamak İçin
İşe iade davaları; kesin süreler, samimiyet şartı, boşta geçen süre ücreti, sigorta primleri ve usul kuralları bakımından teknik ayrıntılar içeren, hataya toleransı olmayan dava türlerindendir. Sürecin herhangi bir aşamasında yapılacak küçük bir usul hatası; işçinin boşta geçen süre ücretini tamamen kaybetmesine, işveren açısından ise öngörülemeyen mali yükümlülüklerle karşılaşılmasına yol açabilmektedir.
Özellikle;
Bir aylık dava açma süresinin kaçırılması,
Kesinleşen karar sonrası 10 iş günü içinde yapılması gereken işe başlama başvurusunun usule uygun ve samimi olmaması,
Boşta geçen süre ücretinin en fazla 4 ayla sınırlı olduğunun göz ardı edilmesi,
Sigorta primleri ve ücret alacaklarının muacceliyet anının yanlış belirlenmesi,
Yargıtay içtihatlarına aykırı taleplerle davanın zayıflatılması
gibi durumlar, geri dönüşü olmayan hak kayıplarına neden olabilmektedir.
Bu nedenle işe iade sürecinin, baştan sona iş hukuku alanında deneyimli bir avukat tarafından yönetilmesi büyük önem taşır. İstanbul Tuzla merkezli 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, işe iade davaları ve işçilik alacakları konusunda güncel Yargıtay ve HGK kararlarını esas alan uygulamalarıyla; hem işçi hem de işveren müvekkillerine güvenilir ve etkin hukuki destek sunmaktadır.



