
1. Hapis Hakkının Tanımı ve Hukuki Niteliği
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 950. maddesi ve devamında düzenlenen hapis hakkı; alacaklıya, zilyetliğinde bulunan ve borçluya ait olan bir malı, borç ödeninceye kadar iade etmeme ve alacağını tahsil etmek amacıyla bu malı paraya çevirme yetkisi tanıyan ayni bir teminat (rehin) hakkıdır (Yargıtay 14. HD, HGK). İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 23. maddesi kapsamında hapis hakkı, rehin hakkı olarak değerlendirilmektedir (BAM Antalya 11. HD).
2. Hapis Hakkının Usulü Şartları
Yargı kararları doğrultusunda hapis hakkının kullanılabilmesi için aşağıdaki yasal koşulların bir arada bulunması zorunludur:
Zilyetlik ve Rıza: Alacaklı, borçluya ait olan taşınır eşya veya kıymetli evraka, borçlunun rızasıyla zilyet olmalıdır (TMK m. 950/1). Zilyetliğin rıza dışı veya zorla kazanıldığı durumlarda hapis hakkı kullanılamaz (BAM Adana 9. HD).
Borcun Muaccel Olması: Hapis hakkına konu olan alacağın vadesinin gelmiş (muaccel) olması gerekir (Yargıtay 14. HD, HGK). Ancak borçlunun acze düşmesi halinde, alacak muaccel olmasa bile bu hak kullanılabilir (TMK m. 952/1, Yargıtay 23. HD).
Eşya ile Alacak Arasında Bağlantı (İrtibat): Hapsedilen eşya ile alacak arasında doğal veya hukuki bir bağlantı bulunmalıdır (İstanbul Anadolu 3. ATM). Tacirler arasındaki ticari ilişkilerde, zilyetlik ve alacak ticari ilişkiden doğmuşsa bu bağlantı kanunen var sayılır (TMK m. 950/2, BAM İstanbul 45. HD).
Paraya Çevrilebilirlik: Hapis hakkı ancak niteliği itibarıyla paraya çevrilmeye elverişli taşınırlar üzerinde kullanılabilir. Ekonomik değeri olmayan, sadece tarafları ilgilendiren belgeler (sözleşmeler, arşiv evrakları vb.) üzerinde hapis hakkı kurulamaz (İstanbul Anadolu 3. ATM, BAM İstanbul 45. HD).
İyiniyet: Alacaklının, ilişkinin başından hakkın kullanıldığı ana kadar iyiniyetli olması ve durumun gereklerine göre beklenen özeni göstermesi şarttır (HGK, Yargıtay 14. HD).
Yasal veya Sözleşmesel Engel Bulunmaması: Taraflar arasındaki sözleşme ile hapis hakkı yasaklanmamış olmalı; ayrıca kamu düzenine aykırı bir durum bulunmamalıdır (TMK m. 951, Yargıtay 14. HD).
3. Hapis Hakkının Kullanım Aşamaları ve Usulü
Hapis hakkının kullanılması ve paraya çevrilmesi sürecinde şu aşamalar takip edilmelidir:
Alıkoyma ve Bildirim: Alacaklı, borç ödeninceye kadar eşyayı elinde tutacağını (iadeyi reddettiğini) borçluya bildirmelidir. Bu bildirim sözlü yapılabileceği gibi, ispat açısından noter ihtarı ile yapılması hukuki güvenliği artırır (BAM Antalya 11. HD, Bakırköy 4. ATM).
Hapis Hakkı Defteri Tutulması: Özellikle kira alacakları ve ardiye ücretleri gibi durumlarda, alacaklı icra dairesine başvurarak hapis hakkına konu eşyaların listesinin yer aldığı bir “hapis hakkı defteri” tutulmasını talep edebilir (İİK m. 270, Bakırköy 6. ATM, Yargıtay 23. HD).
Paraya Çevirme İşlemi: Borç yerine getirilmez ve yeterli güvence gösterilmezse alacaklı, borçluya önceden bildirimde bulunarak, hapsedilen şeylerin “taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip” hükümleri uyarınca paraya çevrilmesini isteyebilir (TMK m. 953, İzmir 6. ATM, İstanbul 19. ATM).
Mahsup İşlemi: Bazı durumlarda, hapis hakkı konusu eşyanın değeri (örneğin hurda bedeli), muaccel olan alacaktan mahsup edilerek bakiye alacak üzerinden işlem yapılabilir (Konya 4. ATM).
4. Özel Durumlarda Hapis Hakkı
Avukatlar: Avukatlık Kanunu m. 166 uyarınca avukatlar, müvekkilleri adına tahsil ettikleri para ve kıymetleri, vekalet ücreti ve giderler oranında hapsedebilirler. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için alacağın muaccel olması, müvekkile geciktirilmeksizin bilgi verilmesi ve hapis hakkının sadece alacak miktarıyla sınırlı (orantılı) kullanılması şarttır (Yargıtay 13. HD, Ceza Genel Kurulu).
Kiralayanlar: Taşınmaz kiralarında kiralayan, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedeli için kiralanandaki taşınırlar üzerinde hapis hakkına sahiptir (TBK m. 336, Yargıtay 23. HD).
Taşıyanlar ve Ardiyeciler: Navlun sözleşmesi veya saklama sözleşmesinden doğan alacaklar için eşya üzerinde hapis hakkı mevcuttur (TTK m. 1201, TBK m. 574, BAM İstanbul 12. HD).
5. İkincil Kaynaklardan Edinilen Bilgiler
Aşağıdaki hususlar karar metinlerinde sınırlı bilgi veya iddia olarak yer almış olup ek bağlam sağlamaktadır:
İhtiyati Tedbir İlişkisi: Para alacakları için hapis hakkı kapsamında ihtiyati tedbir talep edildiğinde, mahkemeler “yaklaşık ispat” koşulunun sağlanmasını aramakta; para alacağı için genellikle ihtiyati haciz yolunun daha uygun olduğunu değerlendirmektedir (BAM Konya 5. HD).
Def’i Olarak Kullanım: Hapis hakkı, ticari uyuşmazlıklarda bir “ödemezlik def’i” veya mahsup/takas savunması olarak ileri sürülebilmektedir (İstanbul 20. ATM).
İcra Takibi ile İlişki: Hapis hakkının fiilen kullanılması (eşyaya el koyma) ile icra takibi süreçleri (rehnin paraya çevrilmesi) eş zamanlı veya birbirini takip eden aşamalar olarak yürütülebilmektedir. Ancak hapis hakkının usulüne uygun ileri sürülmemesi, icra takibinin iptaline veya hakkın etkisiz kalmasına yol açabilmektedir (BAM İstanbul 13. HD, Yargıtay 12. HD).

Sözleşme İspatı: Hapis hakkına dayanak teşkil eden temel ilişkinin (örneğin eser sözleşmesi) varlığının ispat yükü, hapis hakkını kullanan tarafa aittir (İstanbul 6. ATM). Bir yazı önerisi.
Sık Sorulan Sorular
Hapis hakkı nedir ve alacaklıya ne tür yetkiler sağlar?

Hapis hakkı, alacaklıya; borçluya ait olup zilyetliğinde bulunan taşınırı, borç ödeninceye kadar iade etmeme ve borcun tahsili için rehin gibi paraya çevirme yetkisi tanıyan ayni bir teminat hakkıdır. Türk Medeni Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu uyarınca rehin hakkı niteliğindedir.
Hapis hakkı her elde bulunan eşya için kullanılabilir mi?

Hayır. Hapis hakkı; Borçluya ait, Alacaklının borçlunun rızasıyla zilyet olduğu,
Paraya çevrilmesi mümkün taşınırlar üzerinde kullanılabilir. Ekonomik değeri olmayan belgeler, sözleşmeler veya arşiv evrakları üzerinde hapis hakkı kurulamaz.
Hapis hakkı için alacağın mutlaka vadesi gelmiş olmalı mı?

Evet. Alacaklı; Eşyayı borç ödeninceye kadar alıkoyduğunu, İade etmeyeceğini
borçluya bildirmelidir. Bu bildirim sözlü olabilir; ancak noter ihtarnamesi ile yapılması ispat ve hukuki güvenlik açısından kritiktir.
Hapis hakkına konu eşya nasıl paraya çevrilir?

Borç ödenmez veya yeterli teminat gösterilmezse; Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılır. Bu aşama, hapis hakkının en çok usul hatası yapılan ve yanlış uygulandığında alacağın riske girdiği aşamadır.
Marina, tersane, taşıma ve saklama ilişkilerinde hapis hakkı uygulanabilir mi?

Evet. Özellikle;
Marina / iskele / ardiye / tersane alacakları,
Navlun ve taşıma sözleşmeleri,
Saklama ve depo hizmetleri,
Kira alacakları hapis hakkının en sık ve etkin uygulandığı alanlardır. İstanbul ve özellikle Tuzla bölgesindeki tersane ve marinalarda bu hak uygulamada yoğun biçimde kullanılmaktadır.
Hapis hakkı, doğru kullanıldığında çok güçlü, yanlış kullanıldığında ise tamamen etkisiz hâle gelen bir alacak teminatıdır.
Özellikle:
Zilyetliğin hukuka uygunluğu,
Alacak–eşya bağlantısının ispatı,
Bildirim ve defter tutma usulü,
Rehnin paraya çevrilmesi sürecinin hatasız yürütülmesi,
Yanlış takip türü seçilmesi nedeniyle icra takibinin iptali riski gibi konular teknik ve içtihat ağırlıklıdır.
Bu nedenle marina, tersane, ticari işletmeler ve yüksek meblağlı alacaklar bakımından sürecin, deniz ticareti ve ticari alacaklar alanında uzman bir avukat tarafından yürütülmesi zorunludur. İstanbul Tuzla merkezli olarak faaliyet gösteren 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, hapis hakkı, rehin, ihtiyati haciz ve marina–tersane alacaklarının tahsili konularında süreci en hızlı ve güvenli şekilde yönetmektedir.



