
Deniz Alacağı, Gemi Haczi ve Tahsilat Yolları (Uygulamalı Hukuki Rehber)
Bu rehber; İstanbul limanları, özellikle Tuzla tersaneler bölgesi ile Kocaeli limanlarında faaliyet gösteren kumanya, yakıt ve gemi ihtiyaç tedarikçileri için hazırlanmıştır.
1. Alacağın Hukuki Niteliği
Gemiye teslim edilen meyve, sebze, et, gıda ve dayanıklı tüketim malzemeleri (kumanya) ile mürettebata sağlanan yemek hizmetlerinden doğan alacaklar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1352/1-(l) maddesi uyarınca “geminin işletilmesi, yönetimi, korunması veya bakımı için sağlanan eşya, malzeme, kumanya, yakıt, konteynerler dâhil teçhizat ve bu amaçlarla verilen hizmetler” kapsamında değerlendirilmektedir. Bu tür alacaklar hukuk tekniği açısından birer “Deniz Alacağı” niteliğindedir. Ayrıca, gemi adamlarının sefer ihtiyaçlarını karşılayan bu tür malların teslimi, TTK m. 1235 ve 1236 uyarınca alacaklıya gemi üzerinde kanuni rehin hakkı (gemi alacaklısı hakkı) tanıyabilmektedir.
2. Tahsilat İçin Başvurulabilecek Hukuki Yollar Yargı kararları ışığında, bu bedellerin tahsili için izlenebilecek en etkili yollar şunlardır:
İhtiyati Haciz: TTK m. 1353/4 uyarınca, alacağın bir deniz alacağı olması doğrudan ihtiyati haciz sebebidir. Geminin borç teminatı altına alınması için en etkili geçici hukuki koruma yolu budur. Ancak bu yolda geminin seferden men edilmesi istenemez, sadece ihtiyati haciz kararı verilebilir.
İcra Takibi: Alacaklı, fatura ve sevk irsaliyelerine dayanarak borçlu (donatan, işletmeci veya acente) aleyhine ilamsız icra takibi başlatabilir. Bazı durumlarda “Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu ile Takip” (Örnek 8) de tercih edilmektedir.
İtirazın İptali Davası: İcra takibine itiraz edilmesi halinde, alacağın varlığını ispat ederek takibin devamını sağlamak amacıyla açılan davadır.
Kardeş Gemi Haczi: TTK m. 1369/2 uyarınca, asıl borçluya ait olan diğer gemiler (kardeş gemiler) üzerine de ihtiyati haciz konulması mümkündür.
3. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Bu tür uyuşmazlıklar TTK’nın “Deniz Ticareti” başlıklı 5. kitabında düzenlendiği için münhasıran Denizcilik İhtisas Mahkemeleri görevlidir.
İstanbul’da: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) yetkilidir.
Diğer İllerde: Deniz ihtisas mahkemesi kurulmamış yerlerde, HSK tarafından bu sıfatla görevlendirilen Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir (Örneğin; Mersin veya Ünye’deki ilgili mahkemeler).
Yetki: İhtiyati haciz için İİK m. 258 ve 50. madde uyarınca yetkili mahkemeye başvurulmalıdır.
4. Başvuru Süreleri ve Usul
İhtiyati Haciz İnfaz Süresi: İhtiyati haciz kararı alındıktan sonra, kararın verildiği tarihten itibaren 3 iş günü içinde icra dairesinden infazı talep edilmelidir.
Dava Açma Süresi (İhtiyati Haciz Sonrası): Deniz alacaklarında ihtiyati hacizden sonra, icra takibine itirazın tebliğinden itibaren TTK m. 1376 uyarınca 1 ay içinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü olup, geçirilmesi halinde haciz hükümsüz kalır.
Genel İtirazın İptali Süresi: İhtiyati haciz bulunmayan durumlarda, itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde dava açılmalıdır.
Görevsizlik Kararı Sonrası: Mahkemenin görevsizlik kararı vermesi halinde, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmelidir; aksi halde dava açılmamış sayılır.
Teminat Şartı: Deniz alacakları için ihtiyati haciz talep edilirken TTK m. 1363/1 uyarınca genellikle 10.000 Özel Çekme Hakkı (SDR) tutarında teminat yatırılması zorunludur.

5. İkincil Kaynaklardan Ek Bağlam ve Değerlendirmeler Aşağıdaki hususlar karar metinlerinde sınırlı bilgi veya taraf iddiası olarak yer aldığından ikincil kaynak bilgisi olarak değerlendirilmelidir:
Sorumluluk Karmaşası: Gemi “çıplak kira sözleşmesi” (bareboat charter) ile kiralanmışsa, işletme giderlerinden (kumanya dahil) donatan değil, kiracı sorumlu olabilir. Bu durumda alacağın doğrudan gemi malikinden tahsili zorlaşabilir.
İspat Araçları: Teslimatın ispatı için gemi kaptanı veya yetkilisi tarafından mühürlenip imzalanmış sevk irsaliyeleri, faturalar, teslim tutanakları ve e-posta yazışmaları kritik öneme sahiptir.
Arabuluculuk: Dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması bir dava şartı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Noter İhtarnamesi: Dava veya icra öncesinde borçluya noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesi, temerrüt oluşması ve iyi niyetin ispatı açısından uygulamada başvurulan bir yoldur.
Gemiye verilen kumanya ve yakıt bedeli gerçekten “deniz alacağı” sayılır mı?

Evet. Gemiye teslim edilen kumanya, yakıt ve ihtiyaç malzemeleri, TTK m. 1352 kapsamında deniz alacağıdır. Bu nitelik sayesinde alacaklı, gemi hakkında ihtiyati haciz talep edebilir ve alacağını güçlü teminat altına alır.
Gemi satılırsa veya el değiştirirse kumanya alacağı yanar mı?

Hayır. Gemi satılsa dahi, ihtiyati haciz veya haciz yerine yatırılan teminat korunur. Yeni gemi maliki, eski borçtan sorumlu olmasa bile teminat iade edilmez; alacak sonuçlanıncaya kadar güvence devam eder.
Neden Uzman Deniz Hukuku Avukatı Desteği Gerekli?
Kumanya ve yakıt alacakları;
Deniz alacağı – ticari alacak ayrımı,
Gemi maliki / donatan / kiracı sorumluluğu,
Kardeş gemi haczi,
İstanbul, Tuzla ve Kocaeli limanlarında fiilî infaz pratiği,
Hak düşürücü süreler ve teminat şartları gibi teknik detaylar içerir. Özellikle Tuzla bölgesinde, tersanelerde bakım-onarım gören veya sefer hazırlığında olan gemiler bakımından bir günlük gecikme dahi, geminin limanı terk etmesine ve alacağın fiilen tahsil edilememesine yol açabilir. Bu nedenle sürecin, deniz ticareti ve gemi haczi pratiğini bilen uzman bir avukat tarafından yürütülmesi;
En hızlı haciz yolunun seçilmesini,
Doğru mahkemede işlem yapılmasını,
Alacağın teminatla güvence altına alınmasını sağlar ve hak kaybı riskini ortadan kaldırır.



