
Deniz Alacağı, Teminat, Rehin ve Tahsil Süreci
Gemiye tamir, bakım veya teknik hizmet sunan firmaların alacakları, Türk Ticaret Kanunu uyarınca deniz alacağı niteliğindedir. Bu alacaklar için gemi üzerine ihtiyati haciz konulabilmekte; ancak uygulamada borçlular çoğu zaman nakit veya banka teminat mektubu yatırarak haczi teminata kaydırmakta ve geminin seferden men edilmesini önlemektedir.
Bu noktadan sonra alacaklı için kritik soru şudur:
“Haciz teminata kaydırıldıysa, alacak nasıl güvence altına alınır ve tahsil edilir?”
Gemiye tamir işi yapan bir firmanın, deniz alacağı niteliğindeki alacağı için gemi üzerine ihtiyati haciz kararı alması ve borçlunun teminat yatırarak bu haczi kaldırması (teminata kaydırılması) durumunda alacaklının başvurabileceği hukuki yollar ve bu süreçlerin analizi aşağıda sunulmuştur:
1. İhtiyati Haczi Tamamlayan Merasimlerin Yerine Getirilmesi
Gemi üzerindeki ihtiyati haciz teminata kaydırıldığında, haciz hükümsüz kalmaz; sadece konusu değişerek yatırılan teminat (nakit veya banka teminat mektubu) üzerine geçer. Alacaklının bu aşamada ihtiyati haczi kesin hacze dönüştürmek için yasal süreler içinde “tamamlayıcı merasimleri” başlatması zorunludur.
İcra Takibi ve Dava Açma Süreleri: Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1376 uyarınca, deniz alacaklarında ihtiyati haczi tamamlayan merasimlere başlama süresi bir ay olarak uygulanır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (2023/1806 E. ), deniz alacağı uyuşmazlıklarında İİK m. 264/2’deki 7 günlük sürenin değil, TTK m. 1376’daki bir aylık sürenin esas alınması gerektiğini, bu süre içinde icra takibi başlatılmasının veya arabuluculuğa başvurulmasının haczin devamı için yeterli olduğunu hüküm altına almıştır.
Arabuluculuk Başvurusu: Dava şartı olan arabuluculuğa süresi içinde başvurulması, ihtiyati haczi tamamlayan bir işlem olarak kabul edilmektedir.
2. Esas Alacağın Tahsili İçin Başvurulacak Dava ve Takip Yolları
Teminat yatırılmasıyla gemi seferden men edilmekten kurtulsa da, alacaklı alacağını tahsil etmek için aşağıdaki yollara başvurabilir:
İtirazın İptali Davası: Borçlu, başlatılan icra takibine itiraz ederse, alacaklı İİK m. 67 uyarınca itirazın iptali davası açabilir. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi (2022/209 E. K) ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi (2024/760 E. K) kararlarında görüldüğü üzere, alacaklılar teminat üzerine kaydırılan haciz sonrası itirazın iptali davası açarak alacağın varlığını ispatlama yoluna gitmektedir.
Kanuni Rehin Hakkı Tesisi: Alacaklı, asıl alacak davası ile birlikte teminat üzerine kanuni rehin hakkı tesis edilmesini talep edebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (2024/4398 E. ), gemiye verilen hizmetten kaynaklanan alacaklarda, yatırılan teminat mektubu üzerine davacı lehine TTK m. 1321 ve 1322 gereğince kanuni rehin hakkı tesis edilmesine ve teminatın karar kesinleşinceye kadar tutulmasına karar verilmesini onamıştır.
Tahkim ve Tenfiz Yolu: Eğer taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartı varsa, alacaklı yabancı bir tahkim merkezinde (örneğin Londra/LMAA) süreci başlatabilir. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi (2014/396 E. K) örneğinde, alacaklı Londra’da tahkim başlatmış ve aldığı kararın Türkiye’de tenfizi yoluna giderek yatırılan teminattan tahsilat yapmayı amaçlamıştır.
3. Teminatın Korunması ve İadesinin Engellenmesi
Borçlu tarafından yatırılan teminatın iadesini önlemek, alacaklının en kritik hamlelerinden biridir.
İhtiyati Tedbir Talebi: Alacaklı, asıl alacak davası sürerken icra dosyasındaki teminatın borçluya iadesini durdurmak için ihtiyati tedbir talep edebilir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi (2018/830 E. K), hapis hakkı ve teminatla kaldırma sürecinde, icra dosyasındaki paranın dava sonuna kadar ödenmesinin durdurulmasına yönelik tedbir kararını yerinde bulmuştur.
Teminatın İadesine Karşı İtiraz: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi (2023/1567 E. K), ihtiyati haciz teminata kaydığında haczin bu teminat üzerinde devam ettiğini ve üzerindeki haciz kalkmadığı sürece teminatın iadesinin mümkün olmadığını vurgulamıştır.
4. Usuli Şikayet ve İstinaf Yolları
İcra Mahkemesine Şikayet: İcra müdürlüğünün teminatı yetersiz bulmasına rağmen haczi kaldırması veya usulsüz işlem yapması durumunda İİK m. 266 uyarınca icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulabilir (İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi, 2016/242 E.
İstinaf Başvurusu: Borçlunun ihtiyati hacze itirazının kabul edilmesi ve haczin kaldırılması durumunda alacaklı bu ek karara karşı istinaf yoluna başvurabilir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi (2021/1888 E. K), mülkiyet değişikliği iddiasıyla kaldırılan haciz kararını, devrin ispatlanamadığı gerekçesiyle kaldırarak haczin devamına hükmetmiştir.
İkincil Kaynak Analizi
İkincil kaynaklardan elde edilen bilgilere göre aşağıdaki hususlar vurgulanmalıdır:
Süre ve İnfaz Zorunluluğu: TTK m. 1364 uyarınca alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren üç iş günü içinde icra dairesinden kararın infazını istemek zorundadır. Ayrıca asıl alacak davasının hacizden itibaren 1 yıl içinde takip edilmesi gerekliliği (TTK m. 1365) hatırlatılmaktadır (BAM İstanbul 13. HD, 2024/1666 E. K; BAM İstanbul 14. HD, 2021/1949 E. K).
Yaklaşık İspat: Tamir alacaklısının haciz talebinde; faturalar, gemi kaptanı imzalı iş listeleri ve iş tamamlama raporları gibi belgelerle alacağını “yaklaşık ispat” etmesi yeterlidir. Mahkemeler bu aşamada belgelerin sahteliği gibi derinlemesine incelemelere girmemektedir (BAM Samsun 3. HD, 2024/1905 E. K).
Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması: Eğer borçlu firma mal kaçırma amacıyla farklı şirketler üzerinden hareket ediyorsa, alacaklı asıl alacak davasında tüzel kişilik perdesinin aralanmasını talep ederek sorumluluğu genişletebilir (İstanbul 17. ATM, 2018/62 E. K).
İflas Durumu: Borçlunun iflası halinde alacaklının iflas masasına katılması veya davanın feragat/kabul süreçlerine göre şekillenmesi gerekebilir (İstanbul 17. ATM, 2015/179 E. Kaynak).
Sonuç olarak; gemi üzerindeki haciz teminata kaydırıldığında alacaklı, bir aylık süre içinde icra takibi veya dava yoluna gitmeli, teminat üzerine kanuni rehin hakkı tesis ettirmeli ve yargılama süresince teminatın iadesini engelleyecek tedbirleri almalıdır.

Sık Sorulan Sorular
Gemi üzerindeki ihtiyati haciz teminata kaydırılırsa haciz düşer mi?

Hayır. Haciz düşmez, sadece konusu değişir. Gemi yerine yatırılan teminat hacze konu olur ve haczin hukuki etkileri bu teminat üzerinde devam eder.
Deniz alacaklarında ihtiyati haczi tamamlamak için süre kaç gündür?

Deniz alacaklarında süre 7 gün değil, 1 aydır. TTK m. 1376 gereğince bu süre içinde icra takibi, dava veya arabuluculuğa başvurulması yeterlidir.
Teminat mektubu üzerine rehin hakkı tesis edilebilir mi?

Evet. Gemiye verilen hizmetten doğan deniz alacaklarında, yatırılan teminat mektubu üzerine kanuni rehin hakkı tesis edilmesi mümkündür ve yargı kararları bu yöndedir.
Borçlu teminatın iadesini isterse alacaklı ne yapmalıdır?

Alacaklı, teminatın iadesine karşı ihtiyati tedbir, itiraz ve gerekirse icra mahkemesine şikayet yollarına başvurmalıdır. Aksi halde teminat iade edilebilir.
Deniz Alacaklarında Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
Gemi üzerindeki ihtiyati haciz, teminata kaydırma, kanuni rehin hakkı ve tahsil süreci; genel icra hukukundan farklı, teknik ve süreye son derece duyarlı bir alandır. Özellikle İstanbul deniz ticaret avukatı veya Tuzla deniz ticaret avukatı desteği olmadan yürütülen dosyalarda, en sık yapılan hata sürelerin kaçırılması ve teminatın korunamamasıdır.
Deniz alacakları bakımından;
Yanlış süre uygulanması (7 gün – 1 ay ayrımı),
Teminat üzerine rehin talep edilmemesi,
Tahkim–tenfiz ilişkisinin hatalı yönetilmesi,
Teminatın iadesine karşı tedbir alınmaması alacağın fiilen tahsil edilememesiyle sonuçlanabilmektedir.
Özellikle Tuzla tersaneler bölgesi, gemi tamir ve bakım alacaklarının yoğunlaştığı bir merkezdir. Bu bölgede faaliyet gösteren firmalar için Tuzla deniz ticaret avukatı ile çalışmak, sürecin doğru yönetilmesi açısından kritik önemdedir. Bu noktada 2M Hukuk, deniz alacakları, gemi haczi, teminata kaydırma, kanuni rehin, tahkim ve tenfiz süreçlerinde önleyici ve stratejik hukuki danışmanlık sunarak alacağın kağıt üzerinde kalmamasını hedefler. Gemi üzerindeki ihtiyati haczin teminata kaydırılması, alacaklının elini zayıflatmaz; ancak doğru hukuki refleksler gösterilmezse alacak fiilen güvence dışı kalabilir. Bu nedenle süreç, deniz ticareti hukukuna hâkim bir avukatla yürütülmelidir.



