Seferden Men İşleminin Hukuki Dayanağı, Adım Adım Prosedürü ve Uygulamadaki Kritik Noktalar

1. Seferden Men İşleminin Hukuki Niteliği ve Dayanağı 

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1366. maddesi uyarınca, ihtiyati haczine karar verilen tüm gemiler, bayrağına veya hangi sicile kayıtlı olduklarına bakılmaksızın icra müdürü tarafından seferden menedilerek muhafaza altına alınır. Yargıtay kararlarında (Yargıtay 12. HD, 2022/5590 E., 2022/13683 K K.; 2022/6527 E., 2023/79 K.), seferden men işleminin ihtiyati haczin icrası kapsamında icra müdürlüğünün yapması gereken zorunlu görevlerden biri olduğu ve ihtiyati haczin “doğal bir sonucu” olduğu vurgulanmıştır. Bu kapsamda, alacaklının ihtiyati haciz talep ederken ayrıca seferden men talep etmesine veya mahkemenin bu yönde müstakil bir karar vermesine gerek bulunmamaktadır.

2. Adım Adım Seferden Men Prosedürü 

Yargı kararlarında yer alan somut olaylar ve yasal atıflar ışığında seferden men süreci şu adımlarla gerçekleştirilir:

İhtiyati Haciz Kararının Alınması: Yetkili mahkemeden (genellikle Asliye Ticaret Mahkemesi) gemi hakkında ihtiyati haciz kararı alınır.

İcra Müdürlüğüne Başvuru ve İnfaz Talebi: Alacaklı, ihtiyati haciz kararının infazı için üç iş günü içinde icra müdürlüğüne başvurmalıdır (TTK m. 1364). İcra müdürlüğü, infaz talebi üzerine derhal işlem başlatır.

İcra Müdürlüğü Kararı: İcra müdürü, mahkeme kararında açıkça belirtilmese dahi, TTK m. 1366 uyarınca geminin seferden menine ve muhafaza altına alınmasına karar verir.

İlgili Kurumlara Müzekkere Yazılması: İcra müdürlüğü, geminin fiilen tutulması ve hareketinin engellenmesi için ilgili Liman Başkanlığına, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne, Sahil Güvenlik Komutanlığına ve Gümrük Müdürlüğüne müzekkere yazar.

Fiili Haciz ve Muhafaza: Gemilerin haczinde sadece sicile şerh verilmesi yeterli olmayıp, fiili haciz şarttır (Yargıtay 12. HD, 2022/2986 E., 2022/6825  K.). Gemi, icra memuru eliyle fiilen haczedilir ve seferden menedilerek muhafaza altına alınır.

Tebligat ve Tutanak Düzenlenmesi: Geminin haczedilerek seferden menedildiği; kaptana, malike, malik olmayan donatana veya bunların temsilcisine tebliğ edilir. Düzenlenen ihtiyati haciz tutanağında gemi ismiyle belirtilir.

Sicile Bildirim: İhtiyati haciz kararı, uygulandığı ilk iş gününde geminin kayıtlı olduğu sicile bildirilir.

3. Özel Durumlar ve İstisnalar

Geminin Seferde Olması: Gemi seferdeyse TTK m. 1367 hükümleri uygulanır. Bu durumda malike veya donatana tebligat yapılarak deniz alacağı için on gün içinde teminat verilmesi, aksi halde geminin ilk seferinde icra dairesine teslim edilmesi ihtar olunur (Yargıtay 12. HD, 2015/3161 E., 2015/12109 K.).

Teminat Karşılığı Kaldırma: Borçlu veya üçüncü kişiler tarafından mahkemece belirlenen teminatın depo edilmesi halinde, seferden men kararı kaldırılabilir ve ihtiyati haciz bu teminat üzerine kaydırılabilir.

4. İkincil Kaynaklardan Edinilen Ek Bilgiler

 Aşağıdaki hususlar karar metinlerinde sınırlı bilgi olması nedeniyle ikincil kaynak niteliğindeki verilerle desteklenmiştir:

Muhafaza Giderleri: İcra müdürlüğü, geminin muhafazası için gerekli olan giderlerin (örneğin günlük masraflar üzerinden hesaplanan 1 yıllık gider) alacaklı tarafından peşin olarak depo edilmesini isteyebilir. Bu giderlerin yatırılmaması durumunda muhafaza tedbirinin akıbeti tartışmalı olmakla birlikte, TTK’nın özel hükümlerinin önceliği vurgulanmaktadır (Antalya 4. ATM, 2024/350 E.).

Operasyonel Müdahale: Geminin kaçma girişimi durumunda Sahil Güvenlik botlarının devreye girdiği, telsiz ve megafonla uyarı yapıldığı, gemilerin AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) cihazlarını kapatarak takipten kurtulmaya çalışabildiği pratik örneklerde görülmüştür (İstanbul 17. ATM, 2018/156 E. K).

Yabancı Bayraklı Gemiler: Yabancı bayraklı gemilerde Sahil Güvenlik yardımı ve karasuları sınırlamaları infaz sürecinde kritik rol oynamaktadır.

Sonuç: Seferden men, ihtiyati haciz kararının infazı aşamasında icra müdürünün yasal bir görevi olarak doğrudan uyguladığı, geminin fiilen alıkonulmasını sağlayan bir muhafaza tedbiridir. İşlem; icra dairesine başvuru, ilgili liman ve güvenlik birimlerine bildirim, fiili el koyma ve sicile şerh adımlarıyla tamamlanır.

Sık Sorulan Sorular

Seferden men için mahkemenin ayrıca karar vermesi gerekir mi?

Hayır. Seferden men, ihtiyati haczin doğal ve zorunlu bir sonucudur.
TTK m. 1366 açık hükmü gereği, ihtiyati haciz kararı icra müdürlüğüne intikal ettiğinde, icra müdürü ayrıca bir mahkeme kararı aramaksızın gemiyi seferden men ederek muhafaza altına almakla yükümlüdür. Yargıtay içtihatlarında da (Yargıtay 12. HD, 2022/5590 E.; 2023/79 K.) seferden menin, haczin icrası kapsamında re’sen uygulanması gereken bir işlem olduğu vurgulanmaktadır.

Seferden men yalnızca sicile şerh verilmesiyle tamamlanmış sayılır mı?

Hayır. Sicile şerh tek başına yeterli değildir. Yargıtay’a göre gemi haczinde esas olan fiili hacizdir. Bu nedenle icra memurunun gemiye fiilen el koyması, geminin hareketinin engellenmesi ve muhafaza altına alınması gerekir. Sadece sicile kayıt düşülmesiyle yetinilmesi, haczin hukuken geçerli şekilde uygulanması için yeterli kabul edilmemektedir (Yargıtay 12. HD, 2022/2986 E.).

Gemi seferdeyken ihtiyati haciz ve seferden men nasıl uygulanır?

Gemi seferdeyse TTK m. 1367 devreye girer. Bu durumda icra müdürlüğü tarafından malike veya donatana tebligat yapılarak, on gün içinde teminat verilmesi, aksi halde geminin ilk varacağı limanda icra dairesine teslim edilmesi ihtar olunur. Yani gemi açık denizde zorla durdurulmaz; ancak teminat verilmezse gemi ilk limanda fiilen haczedilerek seferden men edilir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Gemi ihtiyati haczi ve seferden men işlemleri, çok kısa süreler içinde, yüksek ekonomik değerler ve uluslararası boyut içeren son derece teknik süreçlerdir. Yanlış mahkeme seçimi, infaz süresinin kaçırılması, icra müdürlüğüne eksik talimat verilmesi veya ilgili kurumlara (Liman Başkanlığı, Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik) zamanında bildirim yapılmaması, haczin fiilen uygulanamamasına ve geminin kaçmasına yol açabilir.

Özellikle İstanbul limanları, Tuzla tersaneleri ve yabancı bayraklı gemiler söz konusu olduğunda; TTK – İİK – liman uygulamaları – kolluk koordinasyonu birlikte yürütülmelidir. Seferden menin yalnızca “kâğıt üzerinde” kalmaması, fiili el koyma ve muhafaza aşamasının eksiksiz tamamlanması gerekir.

Bu nedenle gemi ihtiyati haczi süreçlerinde, deniz ticaret hukuku pratiğine hâkim, icra ve liman uygulamalarını bilen uzman bir avukatla çalışmak, alacağın güvence altına alınması ve telafisi imkânsız hak kayıplarının önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.