Dosya Üzerinden İnceleme, Duruşma Zorunluluğu ve Teminata Dönüştürme Süreçleri

Gemi ihtiyati haczi uygulamalarında en çok merak edilen konuların başında, mahkemenin duruşma yapıp yapmayacağı, itirazların nasıl inceleneceği ve haczin teminata dönüştürülmesi sürecinin hangi usulle yürütüldüğü gelmektedir. Yargı kararları incelendiğinde, bu süreçlerin her aşamasında farklı ve bağlayıcı usul kuralları uygulandığı görülmektedir. Yanlış usulle verilen kararlar ise istinaf veya temyizde sıklıkla

1. Gemi İhtiyati Haczi Kararının Alınması Usulü

 Yargı kararları incelendiğinde, gemi ihtiyati haczi kararlarının genellikle dosya üzerinden (evrak üzerinden) inceleme yapılarak verildiği görülmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 258/2. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz talebini inceleyen mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbest bırakılmıştır. Bu kapsamda:

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (2024/1067  ve 2024/1068 ) kararlarında, gemi ihtiyati haczi taleplerinin dilekçeye eklenen fatura, sipariş fişi ve irsaliye gibi belgelerin incelenmesiyle, karşı tarafa haber verilmeden dosya üzerinden karara bağlandığı belirtilmiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (2023/1806 Karaında da gemi üzerine ihtiyati haciz konulması kararının İİK m. 258 çerçevesinde dosya üzerinden alınması usul ve yasaya uygun bulunmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (2013/5611 K) kararında, tekne üzerine ihtiyati haciz konulması kararının dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda verildiği kaydedilmiştir.

2. İhtiyati Haciz Kararına İtiraz ve Kararın Kaldırılması Usulü 

İhtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazların ve bu doğrultuda kararın kaldırılması taleplerinin incelenmesinde duruşma açılması yasal bir zorunluluk olarak kabul edilmektedir. İİK’nın 265/4. maddesi uyarınca mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinlemek zorundadır. Ancak iki taraf da gelmezse evrak üzerinden inceleme yapılabilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (2013/10557 K, 2014/18429 , 15. Hukuk Dairesi (2013/5869) ve 14. Hukuk Dairesi (2009/10962  kararlarında, ihtiyati hacze itirazın duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karara bağlanması, hukuki dinlenilme hakkına ve İİK 265/4 maddesine aykırı bulunarak bozma nedeni sayılmıştır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi (2021/1325 ), dosya üzerinden verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın duruşma açılarak incelenmesinin kanunen zorunlu olduğunu vurgulamıştır.

Somut uygulamalarda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (2024/1067 2024/1068, 2020/1336 ) ve 43. Hukuk Dairesi (2024/481 , 2020/2041 nezdindeki dosyalarda, ilk derece mahkemelerinin itirazları değerlendirmek üzere duruşma açtığı ve tarafları dinlediği görülmektedir.

3. İhtiyati Haczin Teminata Dönüştürülmesi Usulü 

Gemi ihtiyati haczinin teminata dönüştürülmesi (teminat üzerine kaydırılması) kararları, yargı kararlarında genellikle dosya üzerinden alınan ek kararlar ile gerçekleştirilmektedir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (2024/1067 K, 2024/1068, 2020/1336 ) kararlarında, borçlu vekilinin başvurusu üzerine Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1371. maddesi uyarınca ihtiyati haczin nakit veya banka teminat mektubu üzerine kaydırılmasına dosya üzerinden karar verildiği belirtilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi (2023/1567 , teminat mektubu sunulması üzerine ihtiyati haczin teminat üzerine kaydırılması işleminin dosya üzerinden bir ara karar ile yapıldığını kaydetmiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (2023/1806 bir kararında, teminata dönüştürme kararının başlangıçta dosya üzerinden verilmesini usulen eksik bulsa da, bu eksikliğin daha sonra yapılan duruşmalı itiraz incelemesiyle giderilebileceğine işaret etmiştir.

4. Üst Derece Mahkemelerinin İnceleme Usulü 

Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay tarafından yapılan istinaf ve temyiz incelemeleri, kural olarak dosya üzerinden gerçekleştirilmektedir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (2024/1067 , 43. Hukuk Dairesi (2024/481 Kaynak) ve 12. Hukuk Dairesi (2023/604  kararlarında, istinaf incelemesinin HMK 353/1-b ve İİK 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapıldığı açıkça ifade edilmiştir.

Sık Sorulan Sorular

Gemi ihtiyati haczi kararı duruşma yapılmadan verilebilir mi?

Evet. Gemi ihtiyati haczi kararları, kural olarak dosya (evrak) üzerinden verilmektedir. İcra ve İflas Kanunu m. 258/2 uyarınca mahkeme, tarafları dinleyip dinlememe konusunda serbesttir. Uygulamada mahkemeler; fatura, sipariş fişi, irsaliye, sözleşme ve kaptan onaylı belgeleri inceleyerek, karşı tarafa önceden bildirim yapmaksızın haciz kararı verebilmektedir. Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay kararları, bu yöntemi usule uygun kabul etmektedir.

İhtiyati hacze itiraz edilirse mahkeme duruşma açmak zorunda mı?

Evet. İhtiyati hacze itiraz edilmesi halinde duruşma açılması zorunludur. İİK m. 265/4 açık hüküm içermekte olup, mahkeme itiraz üzerine tarafları davet ederek dinlemek zorundadır. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri, itirazın duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karara bağlanmasını hukuki dinlenilme hakkının ihlali saymakta ve bu durumu kesin bozma nedeni olarak değerlendirmektedir.

Gemi haczi teminata kaydırılırken duruşma yapılır mı?

Uygulamada çoğunlukla hayır. Gemi ihtiyati haczinin teminata dönüştürülmesi talepleri, genellikle dosya üzerinden verilen ara kararlarla sonuçlandırılmaktadır. Borçlu tarafından yeterli nakit veya banka teminat mektubu sunulması halinde, mahkemeler TTK m. 1371 uyarınca haczi gemi üzerinden kaldırarak teminata kaydırabilmektedir. Ancak bazı yargı kararlarında, bu işlemin sonradan yapılan duruşmalı itiraz incelemesiyle denetlenmesi gerektiği de vurgulanmaktadır.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Gemi ihtiyati haczi süreçleri, usul hatasına en açık alanlardan biridir. Hangi aşamada duruşma yapılması gerektiği, hangi kararlarda dosya üzerinden incelemenin mümkün olduğu ve teminata dönüştürme sürecinin nasıl yürütüleceği, tamamen teknik ve içtihat ağırlıklı konulardır. Yanlış usulle alınan veya eksik savunulan bir karar, haczin kaldırılmasına, teminatın iadesine veya dosyanın bozulmasına yol açabilir.

Özellikle deniz ticareti uyuşmazlıklarında;

İİK–TTK–HMK hükümlerinin birlikte uygulanması,

BAM ve Yargıtay içtihatlarının yakından takibi,

itiraz ve teminat aşamalarında doğru usul stratejisinin belirlenmesi,

liman, icra ve mahkeme süreçlerinin eş zamanlı yönetilmesi uzmanlık gerektirir. Bu nedenle gemi ihtiyati haczi dosyalarında, deniz ticareti hukuku pratiğine hâkim, içtihatları bilen ve acil haciz süreçlerini yönetebilen uzman bir avukatla çalışmak, alacağın korunması açısından kritik öneme sahiptir.