Denizcilik uygulamasında zaman zaman gemi adamlarından, asli görevleri dışında kalan kargo elleçleme, konteyner bağlama ve bağ çözme işleri yapmaları istenebilmektedir. Oysa bu işler, sıradan bir yardımcı görev değil; doğrudan iş güvenliği, mesleki uzmanlık ve uluslararası çalışma standartlarıyla bağlantılı, yüksek risk içeren faaliyetlerdir. Bu nedenle denizcilerden bu tür işleri yapmalarının istenmesi, yalnızca pratik bir iş bölümü meselesi olarak görülemez. Konu, denizcinin güvenliği, yorgunluğu, görev sınırları ve uluslararası koruma mekanizmaları bakımından ciddi şekilde değerlendirilmelidir. ITF’nin yaklaşımı da bu noktada nettir: denizcilerden kargo elleçleme istenmemelidir.

Kargo elleçleme ve bağlama işi neden denizcinin görevi değildir?

Kargo elleçleme, yükün yerleştirilmesi, sabitlenmesi, çözülmesi ve liman operasyonuna bağlı diğer fiziksel işlemleri kapsayan teknik ve tehlikeli bir çalışma alanıdır. Özellikle konteynerlerin gemi güvertesine ağır bağlama çubukları ve şişe vidaları kullanılarak sabitlenmesi anlamına gelen bağlama işlemi, ciddi fiziksel riskler içerir. Bu işler yalnızca işi bilen, bu konuda eğitim almış ve uygun ekipmanla çalışan liman işçileri tarafından yerine getirilmelidir. Çünkü burada yalnızca fiziksel güç değil; yük dengesi, ekipman güvenliği, hareket alanı, işaretleşme, takım koordinasyonu ve ani risklere müdahale bilgisi de gereklidir. Denizcinin bu alanda eğitimsiz veya yetersiz donanımlı olması, işi doğrudan tehlikeli hale getirir.

Bağlama işlemi neden özel uzmanlık gerektirir?

Bağlama işlemi, konteynerlerin veya diğer yük unsurlarının gemi üzerinde emniyetli biçimde sabitlenmesini sağlar. Bu işlem doğru yapılmazsa, yalnızca çalışan kişi değil, geminin tamamı risk altına girer. Kötü bağlanmış yükler denge sorununa, kaymaya, devrilmeye, güverte kazalarına ve daha ağır deniz kazalarına yol açabilir. Bu nedenle bağlama işi, liman işçilerinin belirli usuller çerçevesinde ve uygun ekipmanla yaptığı özel bir iştir. ITF’nin vurguladığı gibi, liman işçileri bu işi tek başına değil, çiftler halinde yapar. Bunun nedeni, işin ağır ve tehlikeli oluşu kadar, karşılıklı kontrol ve acil durumda destek ihtiyacıdır. Ayrıca işlem yalnızca gemi limanda güvenli biçimde yanaşmışken yapılmalıdır; gemi hareket halindeyken ya da denizdeyken bağlama veya bağ çözme yapılması kabul edilemez.

Denizciden hangi durumlarda açıkça “hayır” demesi beklenir?

Eğer denizciden kargo istifleme, sabitleme, konteyner bağlama veya bağ çözme işi yapması isteniyorsa, buna karşı çıkma hakkı vardır. Aynı şekilde limana girmeden önce konteynerlerin bağlarının çözülmesi isteniyorsa veya liman işçileri yerine doğrudan denizcinin bu işe dahil edilmesi talep ediliyorsa, denizcinin bunu reddetmesi gerekir. Buradaki “hayır” yalnızca kişisel tercih değil, güvenli olmayan işe karşı yasal ve mesleki bir tutumdur. Çünkü talep edilen iş, denizcinin normal görevinin dışında olduğu gibi, güvenlik bakımından ayrıca risklidir. Bu nedenle bu tür emirlerin yerine getirilmesi bir zorunluluk gibi sunulamaz.

Bu iş neden tehlikelidir?

Kargo sabitleme ve çözme işleri ağır metal ekipmanlarla, dar çalışma alanlarında ve çoğu zaman zaman baskısı altında yapılır. Konteynerlerin konumu, yük yüksekliği, hava koşulları, zemin kayganlığı ve ekipman ağırlığı dikkate alındığında, bu işler ciddi yaralanma ve ölüm riski taşır. Yanlış zamanda gevşetilen veya yanlış sabitlenen bir bağlama ekipmanı, ani boşalma yaratabilir; çalışan kişi sıkışabilir, düşebilir veya hareketli parçaların çarpmasına maruz kalabilir. Ayrıca işin ekip halinde yapılması gereken bir faaliyet olması, tek başına veya hazırlıksız yapılmasının riski katlaması anlamına gelir. Denizcinin bu iş için özel eğitim almamış olması, onu daha da savunmasız hale getirir. Bu nedenle mesele yalnızca “yardım etmek” değil, doğrudan hayat ve beden bütünlüğü riskidir.

Denizcilerin bu işi yapması yorgunluğu neden artırır?

Denizciler zaten çoğu zaman uzun çalışma saatleri, yoğun vardiyalar, kısa liman kalışları ve sıkı sefer programları altında çalışmaktadır. Birçok gemide mevcut mürettebat sayısı, geminin bakımını ve güvenli işletimini sağlamak açısından bile sınırlıdır. Buna bir de kargo elleçleme ve bağlama gibi ağır işlerin eklenmesi, dinlenme sürelerini azaltır ve yorgunluğu artırır. Oysa liman zamanı, gemi adamı bakımından çoğu kez ya zorunlu operasyonel görevlerin yürütüldüğü ya da dinlenmenin mümkün olduğu sınırlı zaman dilimidir. Bu zamanın ayrıca ağır fiziksel işlemlerle doldurulması, hem limanda hem de denizde kaza riskini yükseltir. Yorgunluk, denizcilikte en önemli emniyet sorunlarından biridir ve bu nedenle denizcinin asli görevi dışında ağır kargo işi yaptırılması kabul edilemez.

Denizcinin limanda dinlenme hakkı neden önemlidir?

Gemi limandayken denizcinin sürekli yeni işler yüklenmesi, dinlenme hakkını fiilen ortadan kaldırabilir. Oysa denizcinin bedensel ve zihinsel toparlanması, güvenli seyir ve gemi operasyonu bakımından temel bir gerekliliktir. Limandaki her anın çalışma ile doldurulması, denizcinin sonraki vardiyada daha yorgun, daha dikkatsiz ve daha riskli hale gelmesine neden olur. Bu nedenle ITF’nin yaklaşımı, gemi adamının limanda kargo bağlama ve çözme işleriyle uğraştırılmaması, gerektiğinde dinlenmesi veya kıyı izninden yararlanması yönündedir. Burada korunmak istenen yalnızca konfor değil, doğrudan güvenliktir.

Denizcilerin bu işleri yapması liman işçileri açısından neden sorun yaratır?

Kargo elleçleme ve bağlama işleri liman işçilerinin uzmanlık alanıdır. Denizcilerin bu işleri yapması, yalnızca yanlış iş dağılımı anlamına gelmez; aynı zamanda liman işçilerinin iş alanının daraltılması sonucunu doğurur. Bu durum, nitelikli liman işçilerinin işlerini ellerinden almak anlamına gelebilir. Ayrıca denizciler ile liman işçilerinin aynı işi aynı anda veya iç içe şekilde yapması, iletişim bozukluklarına ve görev karmaşasına yol açabilir. Sahada işaretleşme, koordinasyon ve sorumluluk sınırlarının belirsizleşmesi ise ölümcül sonuçlar doğurabilecek kazaları tetikleyebilir. Bu nedenle konu sadece “kim yaparsa yapsın” anlayışıyla değerlendirilemez.

Gemi sahipleri neden denizcilerden bu işleri yapmalarını isteyebilir?

Bu tür taleplerin arka planında çoğu zaman maliyet azaltma amacı bulunur. Liman işçisi kullanmak, uzman ekipman, planlama ve ücret gerektirir. Buna karşılık bazı gemi sahipleri, bu masrafı azaltmak için zaten gemide bulunan mürettebata bu işleri yaptırmak isteyebilir. ITF’nin de belirttiği gibi, bazı işverenler kârı güvenliğin önüne koymakta ve işçilerin yıllar içinde mücadele ederek elde ettiği koruyucu standartları aşındırmaya çalışmaktadır. Böyle bir yaklaşımda denizcinin güvenliği, dinlenme hakkı ve mesleki sınırları ikinci plana itilmekte; daha az personelle daha fazla iş çıkarma mantığı öne çıkmaktadır. Bu nedenle mesele münferit bir talimat değil, daha geniş bir işgücü ve maliyet politikasıyla bağlantılıdır.

Denizcinin güvenli olmayan işi reddetme hakkı var mıdır?

Evet. Denizci, kendisini tehlikeye atan güvenli olmayan bir işi reddetme hakkına sahiptir. Kargo bağlama ve çözme işleri de bu kapsamda değerlendirilir. Eğer denizciden mesleki eğitimi ve güvenli ekipmanı bulunmayan tehlikeli bir işi yapması isteniyorsa, bunu reddetmesi hukuka ve iş güvenliği mantığına uygundur. Burada reddedilen şey iş disiplini değil; güvenli olmayan, görev dışı ve riskli bir faaliyettir. Dolayısıyla işverenin bu tür bir işi emir-komuta ilişkisi içinde sınırsız şekilde dayatabileceği söylenemez.

ITF anlaşmaları bu konuda ne sağlar?

Binlerce gemi, ITF anlaşmaları kapsamındadır ve bu anlaşmaların önemli bir bölümünde “Denizci Olmayanların Çalışma Maddesi” yer alır. Bu tür hükümler, mümkün olan her durumda kargo elleçleme işlerinin ITF’ye bağlı liman işçileri tarafından yapılmasını öngörür. Bu düzenleme, denizcinin görev sınırını koruduğu gibi liman işçilerinin uzmanlık alanını da güvence altına alır. Bu nedenle gemi ITF kapsamındaysa, denizcinin kargo elleçleme işini reddetmesi çok daha açık bir sözleşmesel dayanağa kavuşur. Yani mesele sadece genel güvenlik ilkesi değil, aynı zamanda sözleşmeye aykırılık boyutu da taşır.

Geminin ITF kapsamında olup olmadığı nasıl kontrol edilir?

Bir geminin ITF anlaşması kapsamında bulunup bulunmadığı, ITF Denizciler platformunun “Look Up / Ara” bölümü üzerinden kontrol edilebilir. Ayrıca ITF Seafarers uygulaması da bu amaçla kullanılabilir. Bu kontrol, denizcinin hangi korumalardan yararlanabileceğini ve işverene karşı hangi sözleşmesel dayanaklarla hareket edebileceğini anlaması bakımından önemlidir. Gemi ITF kapsamındaysa, denizcinin görev dışı kargo işlerine zorlanmasına karşı daha güçlü bir dayanak ortaya çıkar.

İşveren yine de ısrar ederse ne yapılmalıdır?

Eğer denizci açıkça hayır demesine rağmen gemi sahibi veya gemi yönetimi yine de kargo elleçleme ya da bağlama işini yapması konusunda ısrar ediyorsa, durum derhal ITF’ye bildirilmelidir. Bu aşamada özellikle gecikmeden destek istemek önemlidir. ITF Denizciler Destek ekibiyle iletişime geçilerek olay aktarılabilir. Bildirim yapılırken geminin adı, bayrağı, IMO numarası, istenen işin niteliği, ne zaman ve kim tarafından talimat verildiği gibi ayrıntılar mümkün olduğunca somut biçimde aktarılmalıdır. Böylece ITF, olayın niteliğini değerlendirip gerekli desteği sağlayabilir.

İletişim için verilen adres:
seafsupport@itf.org.uk

Sonuç

Denizcilerden kargo elleçleme, konteyner bağlama veya bağ çözme işleri yapmalarının istenmesi, basit bir iş paylaşımı meselesi değildir. Bu durum, yüksek riskli bir işin uzmanı olmayan personele yüklenmesi anlamına gelir. Sonuç olarak denizcinin can güvenliği tehlikeye girer, yorgunluğu artar, dinlenme hakkı zedelenir ve liman işçilerinin görev alanı aşındırılır. Bu nedenle ITF’nin yaklaşımı açık ve nettir: denizcilerden bu işleri yapmaları istenmemelidir. Eğer böyle bir talep gelirse, denizcinin bunu reddetme hakkı vardır. Reddin ardından baskı devam ederse, durumun gecikmeden ITF’ye bildirilmesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Gemi adamına kargo elleçleme yaptırılması hukuka aykırı mıdır?

Evet, genel kural olarak bu uygulama hukuka ve uluslararası denizcilik standartlarına aykırıdır. Kargo elleçleme ve özellikle bağlama (lashing) işlemleri, yüksek risk içeren ve özel eğitim gerektiren faaliyetlerdir. Bu işler, yalnızca liman işçileri tarafından yapılmalıdır. Denizcinin bu iş için eğitimi ve ekipmanı yoksa, bu işi yapmaya zorlanması iş güvenliği kurallarının ihlali anlamına gelir. Ayrıca ITF anlaşmaları kapsamında olan gemilerde bu durum sözleşmeye de açıkça aykırılık teşkil eder.

2. Bağlama (lashing) işlemi neden denizciler için tehlikelidir?

Bağlama işlemi sırasında ağır ekipmanlar, yüksekten çalışma, dar alanlar ve ani yük hareketleri gibi ciddi riskler söz konusudur. Yanlış yapılan bir bağlama işlemi konteynerlerin kaymasına, devrilmesine veya ani boşalmalarla çalışanların yaralanmasına yol açabilir. Bu işler ekip halinde ve belirli teknik kurallar çerçevesinde yapılmalıdır. Denizcinin bu konuda eğitimsiz olması, riskleri katlayarak artırır.

3. Gemi hareket halindeyken veya denizde bağlama yapılabilir mi?

Hayır, bu kesinlikle kabul edilemez. Bağlama ve bağ çözme işlemleri yalnızca gemi limanda güvenli şekilde yanaşmışken yapılmalıdır. Gemi hareket halindeyken yapılan bu tür işlemler, denge kaybı, düşme ve ekipman kazaları gibi çok ciddi tehlikeler yaratır. Bu nedenle denizde bu tür bir iş talep edilmesi açıkça güvenli olmayan bir durumdur.

4. Gemi adamı bu tür bir işi reddederse disiplin cezası alır mı?

Kural olarak hayır. Denizcinin kendisini tehlikeye atan bir işi reddetme hakkı vardır. Bu tür bir ret, iş disiplinsizliği değil; iş güvenliği hakkının kullanılmasıdır. Ancak uygulamada işveren baskısı söz konusu olabileceğinden, bu süreç dikkatli ve mümkünse destek alınarak yönetilmelidir.

5. ITF kapsamında olan gemilerde bu durum nasıl değerlendirilir?

ITF anlaşması bulunan gemilerde genellikle “Denizci Olmayan İşler Maddesi” yer alır. Bu maddeye göre kargo elleçleme işleri liman işçileri tarafından yapılmalıdır. Bu nedenle ITF kapsamındaki bir gemide denizcinin bu işi yapmaya zorlanması, doğrudan sözleşme ihlali anlamına gelir ve ITF müdahalesini gerektirir.

6. Kargo elleçleme yapmaya zorlanırsam ne yapmalıyım?

Öncelikle bu işin sizin göreviniz olmadığını ve güvenlik riski taşıdığını açıkça belirtmelisiniz. Eğer baskı devam ederse durumu belgelemeli (yazışmalar, talimatlar, tanıklar vb.) ve ITF ile iletişime geçmelisiniz. Erken bildirim, sorunun büyümeden çözülmesini sağlar.

7. Bu tür işler yorgunluk açısından neden risklidir?

Denizciler zaten uzun çalışma saatleri ve yoğun vardiya sistemi altında çalışmaktadır. Kargo elleçleme gibi ağır fiziksel işler bu yükü daha da artırır. Yorgunluk, dikkat dağınıklığına ve refleks kaybına neden olur. Bu da hem limanda hem de seyir sırasında ciddi kazalara yol açabilir. Bu nedenle dinlenme sürelerinin korunması hayati önem taşır.

8. Denizcilerin bu işleri yapması liman işçilerini nasıl etkiler?

Bu durum, liman işçilerinin iş alanını daraltır ve mesleki dengeyi bozar. Ayrıca iki farklı grubun aynı işi yapması iletişim sorunlarına ve koordinasyon eksikliğine yol açar. Bu da iş kazası riskini artırır. Liman işçileri ve denizciler aslında aynı zincirin parçasıdır ve birbirlerinin iş alanına müdahale edilmesi her iki taraf için de olumsuz sonuçlar doğurur.

9. İşveren neden bu işleri denizcilere yaptırmak ister?

En temel sebep maliyet düşürmektir. Liman işçisi çalıştırmak yerine gemi personeline bu işleri yaptırmak, işveren için daha ucuz bir yöntemdir. Ancak bu yaklaşım, güvenliği ve iş standartlarını ikinci plana iter. Bu nedenle bu tür talepler çoğu zaman ekonomik motivasyonla ortaya çıkar.

10. ITF’ye başvuru gerçekten etkili olur mu?

Evet, çoğu durumda oldukça etkilidir. ITF müfettişleri gemi sahipleri üzerinde ciddi bir uluslararası baskı oluşturur. Bu baskı, özellikle gemi limandayken hızlı sonuç alınmasını sağlayabilir. Ancak bazı durumlarda ITF sürecinin hukuki süreçlerle desteklenmesi gerekebilir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Gemi adamlarından kargo elleçleme yaptırılması, yalnızca bir görev dışı iş meselesi değil; aynı zamanda iş güvenliği ihlali, sözleşmeye aykırılık ve olası iş kazası riski taşıyan ciddi bir hukuki durumdur. Bu tür olaylarda sürecin doğru yönetilmesi büyük önem taşır.

Özellikle:

İşverenin baskısı altında verilen talimatların değerlendirilmesi

Olası bir iş kazasında sorumluluğun belirlenmesi

Delillerin doğru şekilde toplanması

ITF süreci ile hukuki sürecin birlikte yürütülmesiancak uzmanlık gerektirir.

Bu noktada istanbul gemi adamı avukatı ve tuzla gemi adamı avukatı desteği ile hareket edilmesi, hak kaybını önler ve sürecin daha güçlü yürütülmesini sağlar.

Denizcilik hukuku alanında uzman 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, bu tür durumlarda:

Hukuka aykırı talimatlara karşı koruma sağlar

Olası iş kazalarında sorumluluk analizini yapar

ITF süreci ile dava sürecini birlikte yürütür Haklarınızı riske atmamak ve süreci doğru yönetmek için profesyonel destek almak kritik öneme sahiptir.