1. Temel Hukuki Karine ve Tapu Kaydının Niteliği 

Yargıtay kararları uyarınca, bir taşınmazın tapuda kimin adına kayıtlı olduğu, mal rejiminin tasfiyesi ve mal paylaşımı noktasında tek başına belirleyici bir kriter değildir. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 222/3. maddesi uyarınca, “bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.” Bu yasal karine gereği, tapu kaydı eşlerden biri adına olsa dahi, eğer mal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde (01.01.2002 sonrası) edinilmişse, kural olarak paylaşılması gereken “edinilmiş mal” niteliğindedir (Yargıtay 8. HD-2015/11447, 2010/529).

2. Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı 

Yargı kararlarında malın niteliği belirlenirken tapu kaydındaki isimden ziyade, malın edinilme tarihi ve edinme kaynağı esas alınmaktadır:

Edinilmiş Mal: Evlilik birliği içinde, karşılığı verilerek elde edilen varlıklar edinilmiş maldır. Tapuda “satış” olarak görünen ve evlilik birliği içinde alınan taşınmazlar, aksine bir ispat sunulmadıkça katılma alacağına konu olur (Yargıtay 8. HD-2012/14238, 2015/21784 K).

Kişisel Mal: Evlilik öncesi edinilen mallar, miras yoluyla intikal eden varlıklar veya karşılıksız kazandırma (bağış) yoluyla gelen mallar kişisel mal sayılır ve paylaşım dışı tutulur (TMK 220). Örneğin, bir eşe babasından miras kalan veya bağışlanan taşınmaz, tapuda o eş adına kayıtlı olduğu sürece kişisel malıdır ve diğer eşin bu mal üzerinde hak iddiası kural olarak mümkün değildir (Yargıtay 8. HD-2010/5450 2018/1030).

3. İspat Yükümlülüğü ve Karinenin Aksinin Kanıtlanması 

TMK 6 ve 222/1 maddeleri uyarınca, bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bu iddiasını somut delillerle ispat etmek zorundadır. Tapu kaydının “satış” olarak gözükmesi durumunda, bunun aslında bir “bağış” veya “miras payı karşılığı” olduğunu iddia eden tarafın bu durumu güçlü delillerle kanıtlaması gerekir. Soyut tanık beyanları, resmi kayıtlara karşı tek başına yeterli görülmemektedir (Yargıtay 8. HD-2013/3753 , 2014/17066 K). Ayrıca, kişisel bir malın satılarak yerine yeni bir mal alınması durumunda (ikame), yeni malın da kişisel mal sayılabilmesi için satış bedellerinin ve aktarımın net bir şekilde ispatlanması şarttır (Yargıtay 8. HD-2010/3421 Ka, 2012/14554 ).

4. Alacak Hakkının Niteliği: Ayni Hak vs. Şahsi Hak 

Mal rejiminin tasfiyesinde, tapu kaydı üzerinde hak sahibi olmayan eşin talebi “ayni” (mülkiyetin devri) değil, “şahsi” (alacak) niteliktedir. Yargıtay, eşlerin birbirine ait mallar üzerinde doğrudan mülkiyet veya tapu iptal-tescil talep edemeyeceğini, ancak malın değeri üzerinden “katılma alacağı” veya “değer artış payı alacağı” isteyebileceğini vurgulamaktadır (Yargıtay 8. HD-2016/18052 , 2013/11336). Bu kapsamda, tapu kimin üzerineyse mülkiyet onda kalmaya devam eder; ancak diğer eşe, malın tasfiye tarihindeki değerinin yarısı oranında nakdi bir ödeme yapılmasına hükmedilir (Yargıtay 2. HD-2022/10910).

5. Özel Durumlar ve İstisnalar

Eşler Arası Devirler: Bir eşin, adına kayıtlı malı diğer eşe tapuda satış göstererek devretmesi durumunda, bu işlem “gizli bağış” olarak nitelendirilebilirse (bağış kastı ispatlanırsa), mal artık devralan eşin kişisel malı sayılır ve devreden eş alacak talep edemez (Yargıtay 8. HD-2013/3394 ).

Üçüncü Kişiler Adına Kayıt: Malın bedeli evlilik birliği içinde ödenmişse, malın şeklen üçüncü bir kişi adına kayıtlı olması dahi o malın edinilmiş mal niteliğini değiştirmeyebilir (Yargıtay 8. HD-2014/1952 ).

6. İkincil Kaynaklar ve Ek Bağlam 

İkincil kaynak niteliğindeki bilgiler ışığında şu hususlar dikkat çekmektedir:

Vergi ve Harç Uygulamaları: Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bir özelgesinde, evlilik öncesi edinilen malların kişisel mal olduğu, ancak mahkeme kararıyla bir eşten diğerine yapılan tescillerin “tazminat niteliğinde ivazlı bir işlem” sayılarak tapu harcına tabi olabileceği belirtilmiştir (Özelge-04.01.2017).

Değer Artışı ve İyileştirmeler: Bir mal kişisel mal olsa dahi (örneğin miras kalan ev), evlilik birliği içindeki gelirlerle bu mala yapılan iyileştirmeler (pimapen takılması, balkon kapatılması vb.) veya dikilen ağaçlar nedeniyle diğer eşin “değer artış payı” talep etme hakkı doğabilmektedir (Yargıtay 8. HD-2012/12531 K).

Usuli Unsurlar: Mal rejimi davalarında feragat gibi usuli işlemlerin kesin hüküm doğuracağı ve davanın esasına girilmesini engelleyebileceği hatırlatılmaktadır (Yargıtay 8. HD-2013/1230 ).

Sonuç olarak; ev kimin üzerine kayıtlı olursa olsun, evlilik birliği içinde edinilmişse ve kişisel mal olduğu ispatlanamıyorsa, mal paylaşımına (katılma alacağına) konu edilir. Tapu sahibi mülkiyeti korusa da, diğer eşe malın değerinin yarısını nakden ödemekle yükümlü tutulmaktadır.

Ev eşlerden birinin üzerineyse boşanmada paylaşım olur mu?

Evet. Yargıtay uygulamasına göre, tapu kimin adına kayıtlı olursa olsun, taşınmaz evlilik birliği içinde edinilmişse ve kişisel mal olduğu ispatlanamazsa edinilmiş mal sayılır ve katılma alacağına konu olur.

Boşanmada tapu kaydı kişisel mal olduğunu otomatik olarak ispatlar mı?

Hayır. Tapu kaydı tek başına yeterli değildir. Bir taşınmazın kişisel mal sayılabilmesi için; miras, bağış veya evlilik öncesi edinim gibi kişisel mal kaynaklarının somut delillerle ispatlanması gerekir.

Boşanmada diğer eş evin tapusunu isteyebilir mi, yoksa sadece para mı alır?

Mal rejimi tasfiyesinde talep ayni hak (tapu devri) değil, şahsi alacak hakkıdır. Yani tapu sahibinde kalır; ancak diğer eşe, evin tasfiye tarihindeki değerinin yarısı oranında katılma alacağı ödenir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Tapu kimin adına kayıtlı olduğu konusu, boşanma davalarında en çok yanlış bilinen ve bu nedenle en fazla hak kaybına yol açan alanlardan biridir. Özellikle;

TMK 222/3 kapsamındaki edinilmiş mal karinesinin doğru uygulanması

Bir malın kişisel mal mı edinilmiş mal mı olduğunun ispatı

Gizli bağış, ikame mal ve değer artış payı iddialarının teknik şekilde ileri sürülmesi

Tapu iptali mi yoksa katılma alacağı davası mı açılacağının doğru belirlenmesi

Yanlış dava türü nedeniyle hukuki yarar yokluğu riski son derece teknik değerlendirmeler gerektirir.

Yanlış kurgulanan bir mal paylaşımı davası; Tapu iptal talebinin reddine, Katılma alacağının hiç ya da eksik hesaplanmasına, Geri dönüşü olmayan ciddi maddi kayıplara neden olabilir.

Bu nedenle İstanbul’da, özellikle Tuzla boşanma avukatı, mal paylaşımı avukatı ve aile hukuku alanında uzman bir avukatla çalışmak hayati önemdedir. 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, İstanbul merkezli olarak Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Kadıköy ve Anadolu Yakası’nın diğer önemli ilçelerinde;

Boşanma davaları

Tapu kayıtlı taşınmazların mal paylaşımı

Katılma alacağı ve değer artış payı alacağı

Miras, bağış ve kişisel mal ispatına dayalı uyuşmazlıklar konularında Yargıtay içtihatlarına dayalı, stratejik ve sonuç odaklı hukuki hizmet sunmaktadır.