
Deniz ticaretinde gemi kazaları; gemiye, yüke, liman tesislerine veya çevreye ciddi zararlar doğurabilmektedir. Bu zararların büyüklüğü, çoğu zaman donatan açısından ekonomik olarak katlanılamaz seviyelere ulaşabilir. İşte bu noktada uluslararası deniz ticareti hukukunda, donatanı korumaya yönelik özel bir mekanizma öngörülmüştür: sorumluluğun sınırlandırılması ve fon tesisi.
Sorumluluğun Sınırlandırılması Nedir?
Sorumluluğun sınırlandırılması, donatanın geminin işletilmesinden doğan belirli türdeki alacaklar bakımından, kusuru bulunsa dahi sorumluluğunu önceden belirlenmiş parasal bir üst sınırla sınırlayabilmesini ifade eder. Bu sistem, 1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Sorumluluğun Sınırlandırılması Hakkında Sözleşme (LLMC) ile düzenlenmiş olup, Türkiye bakımından da yürürlüktedir.
LLMC’nin temel amacı; deniz ticaretinin sürdürülebilirliğini sağlamak, donatanları öngörülemez ve sınırsız tazminat riskine karşı korumaktır. Bir yazı önerisi.
Fon Tesisi Davası Nedir?
Donatan, LLMC kapsamında sorumluluğunu sınırlandırmak istediğinde, fon tesisi davası açarak mahkeme nezdinde belirlenen sınır tutarı yatırır veya teminat altına alır. Bu fon, kazadan doğan tüm alacaklıların ortak tatmin kaynağı haline gelir.
Fon tesis edildiğinde;
Aynı olaydan doğan bireysel davalar durur,
Alacaklılar taleplerini bu fon üzerinden ileri sürmek zorunda kalır, Donatan, fon tutarını aşan taleplerden korunur. Bu yönüyle fon tesisi, donatan açısından stratejik ve koruyucu bir hukuki araçtır.
Hangi Alacaklar Sorumluluğun Sınırlandırılmasına Tabidir?
LLMC’ye göre özellikle şu alacaklar sorumluluğun sınırlandırılması kapsamındadır:
Liman tesislerine, iskelelere, rıhtımlara verilen zararlar,
Kıyı yapıları ve deniz altyapısına (kablolar, boru hatları) verilen hasarlar,
Gemi işletilmesinden doğan haksız fiil zararları,
Can kaybı ve bedensel zararlar (ayrı limitlere tabidir).
Buna karşılık, donatanın kasıtlı davranışı veya “zararın doğacağını bilerek ve umursamazca hareket etmesi” halinde sorumluluğun sınırlandırılması mümkün değildir.
Fon Tutarı Nasıl Belirlenir?
Fon tutarı, geminin gross tonajı (GT) esas alınarak LLMC’de belirlenen özel çekme hakkı (SDR) birimleri üzerinden hesaplanır. Can zararları ile mal zararları için ayrı limitler öngörülmüştür. Uygulamada bu hesaplama teknik bilgi gerektirdiğinden, yanlış fon tesis edilmesi ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir.
Fon Tesisi Hangi Mahkemede Açılır?
Fon tesisi davaları, Türkiye’de Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla görev yapan Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmaktadır. İstanbul’da bu görev genellikle İstanbul ve İstanbul Anadolu Adliyelerindeki ihtisas mahkemeleri tarafından yerine getirilmektedir.
Fon Tesisi Donatan Açısından Neden Önemlidir?
Fon tesisi;
İhtiyati haciz ve seferden men riskini bertaraf eder,
Birden fazla davayla muhatap olmayı engeller,
Sorumluluğu öngörülebilir ve yönetilebilir hale getirir,
Sigortacı–donatan ilişkilerinde hukuki belirsizliği azaltır. Bu nedenle gemi kazası sonrası atılacak ilk adımlardan biri, fon tesisi imkanının değerlendirilmesi olmalıdır.
Sonuç
1976 LLMC Sözleşmesi kapsamında sorumluluğun sınırlandırılması ve fon tesisi, deniz ticareti hukukunun donatanı koruyan en önemli mekanizmalarından biridir. Ancak bu hakkın etkin şekilde kullanılabilmesi; doğru zamanlama, doğru hesaplama ve usule uygun dava stratejisi ile mümkündür. Aksi halde fon tesis edilse dahi donatan, beklediği hukuki korumadan yararlanamayabilir.
Bu nedenle gemi kazaları, liman ve kıyı yapıları hasarları veya büyük ölçekli deniz alacaklarıyla karşılaşıldığında, deniz ticareti hukukunda uzman bir avukat eşliğinde sürecin yürütülmesi hayati önem taşır.

Fon Tesisi Davası Kime Karşı Açılır?
Fon tesisi davası, belirli bir davalıya karşı açılan klasik bir eda veya tazminat davası değildir.
Bu dava, aynı deniz kazasından veya olaydan doğan tüm alacaklılara karşı açılan in rem (olaya bağlı) nitelikte bir davadır.
Hukuki Tanım
Fon tesisi davası;
Donatanın (veya sınırlandırma hakkı olan kişinin),
Aynı olaydan doğabilecek tüm deniz alacakları için,
Sorumluluğunu LLMC limitleriyle sınırlamak amacıyla,
Mahkeme nezdinde bir fon oluşturmasını konu alır. Bu nedenle dava dilekçesinde tek tek alacaklı isimleri yazılması zorunlu değildir.
Uygulamada Davalı Nasıl Gösterilir?
Uygulamada mahkemeler davalı hanesinde genellikle şu ifadeyi kabul eder:
“1976 LLMC Sözleşmesi kapsamında sorumluluğu sınırlandırılabilir tüm alacaklılar”
veya “Olaydan doğan tüm alacaklılar” Bazı uygulamalarda, bilinen alacaklılar (örneğin liman işletmesi, belediye, rıhtım sahibi, sigorta şirketi) ayrıca dilekçede bilgi mahiyetinde belirtilir; ancak bu zorunlu değildir.
Fon Tesisi Davasında Kimler Taraf Olur?
Davacı
Donatan (gemi maliki)
Gemiyi kendi adına işleten kişi
Bareboat charterer (şartları varsa)
Bazı hallerde sorumluluğu sigortacı üstlenmişse P&I Kulübü dolaylı rol oynar
Davalı
Aynı kazadan doğan tüm mevcut ve muhtemel alacaklılar
Liman işletmesi
Belediye / kamu kurumu
Kıyı yapısı sahibi
Sigorta şirketleri (rücu alacaklısı olarak)
Üçüncü kişiler
Neden Belirli Bir Kişiye Karşı Açılmaz?
Çünkü fon tesisi davasının amacı:
“Şu kişiye şu kadar borcum yok” demek değil,
“Bu olaydan doğabilecek tüm talepler için sorumluluğumun üst sınırı budur” demektir.
Fon tesis edildiğinde:
Alacaklılar bireysel dava açamaz,
Açılmış davalar durur,
Herkes talebini fon içine kaydettirmek zorundadır.



