
1. Kanuni Dayanak ve İspat Standardı
Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1362. maddesi ve İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 258. maddesi uyarınca, deniz alacaklarına ilişkin ihtiyati haciz taleplerinde alacaklının, alacağın varlığı ve miktarı konusunda mahkemeye kanaat getirecek delilleri sunması zorunludur. Yargı kararlarında bu ispat yükümlülüğü “yaklaşık ispat” (approximate proof) olarak adlandırılmakta; tam ve kesin bir ispat aranmamakla birlikte, alacağın varlığının “kuvvetle muhtemel” gösterilmesi veya “kanaat verici kuvvetli emarelerin” sunulması yeterli kabul edilmektedir (Yargıtay 11. HD-2014/13476 K, BAM İstanbul 12. HD-2023/987 K).
2. Deniz Alacaklarının Türlerine Göre Sunulan Delillerin Analizi
Eşyanın Zıyaı veya Hasarı (TTK m. 1352/1-f, g, h):
Kabul Edilen Deliller: Konşimentolar (özellikle “Clean On Board” kayıtlı), faturalar, sörvey raporları, gemi acentesi yazışmaları, bilirkişi raporları, hasar tespit tutanakları, gümüş nitrat testi fotoğrafları ve banka dekontları yaklaşık ispat için yeterli görülmüştür (Yargıtay 11. HD-2014/13476 K, BAM İstanbul 43. HD-2022/666 K).
Reddedilen Durumlar: Konşimentoda yer alan “ağırlık, miktar ve değer bilinmiyor” (unknown) şerhleri nedeniyle zarar miktarının belirlenememesi veya hasarın taşıma sırasında oluştuğuna dair yeterli emare bulunmaması durumunda talepler reddedilebilmektedir (BAM İstanbul 12. HD-2020/117 K). Ayrıca, konşimentoların çelişkili olması ve meşru hamilin belirsizliği de red gerekçesidir (BAM Adana 9. HD-2021/2071 K).
Gemi Adamı Ücretleri ve İşçilik Alacakları (TTK m. 1352/1-o):
Kabul Edilen Deliller: Gemi adamı iş sözleşmeleri (özellikle gemi mührü taşıyanlar), hizmet belgeleri, pasaport kayıtları, SGK işten çıkış kayıtları ve kaptan tarafından düzenlenen alacak teyidi belgeleri yaklaşık ispat için yeterli kabul edilmiştir (BAM İstanbul 14. HD-2021/2135 K, BAM İstanbul 13. HD-2022/1202 Ka).
Reddedilen Durumlar: İş sözleşmesinin devam edip etmediğinin belirlenememesi veya ek ödemelerin (taban ücret dışındaki alacaklar) hesaplanmasının yargılamayı gerektirmesi durumunda ihtiyati haciz talebi reddedilmektedir (BAM İstanbul 12. HD-2021/1141 K, BAM İstanbul 12. HD-2021/62 K).
Yakıt, Malzeme ve Hizmet Tedariki (TTK m. 1352/1-l):
Kabul Edilen Deliller: Yakıt faturaları, yakıt teslim makbuzları (bunker delivery receipts), sevk irsaliyeleri, teslim tutanakları, yakıt alım defteri kayıtları ve ödeme dekontları mahkemede yeterli kanaat oluşturmaktadır (BAM İstanbul 13. HD-2019/253 K, BAM Antalya 11. HD-2017/561 K).
Reddedilen Durumlar: Taraflar arasında süregelen bir “cari hesap” ilişkisinin bulunması ve yapılan peyderpey ödemeler nedeniyle net alacak miktarının ancak yargılama ile belirlenebileceği durumlarda yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı kabul edilmiştir (BAM İstanbul 12. HD-2021/501 K).
Gemi Onarımı, Bakımı ve Tersane Hizmetleri (TTK m. 1352/1-m, n):
Kabul Edilen Deliller: Onarım sözleşmeleri, servis raporları, iş teslim tutanakları ve faturalar deniz alacağı niteliğini ve miktarını kanıtlamada yeterli bulunmuştur (BAM İstanbul 14. HD-2018/66 K, BAM Antalya 11. HD-2022/134 K).
Çatma ve Altyapı Hasarları (TTK m. 1352/1-a, d):
Kabul Edilen Deliller: Kaptan raporları, deniz kaza raporları, sörvey ve kamera inceleme raporları, maliyet tabloları ve yüklenici firmalardan alınan fiyat teklifleri yaklaşık ispat için yeterli delil teşkil etmektedir (BAM İstanbul 12. HD-2023/987 K, BAM İstanbul 12. HD-2020/751 K).
3. Mahkemelerin Delil Değerlendirme Kriterleri
Yargılamayı Gerektirme Olgusu: Alacağın varlığına ilişkin sunulan belgeler arasında ciddi çelişkiler bulunması veya alacağın likit olmayıp karmaşık hesaplamalar gerektirmesi durumunda mahkemeler “yargılamayı gerektiren durum” gerekçesiyle talebi reddetmektedir (BAM İstanbul 13. HD-2021/38 K, BAM İstanbul 13. HD-2024/831 K).
Belgelerin Niteliği: Tek taraflı düzenlenen faturalar, eğer teslim fişleri, yazışmalar veya diğer yan delillerle (örneğin WhatsApp kayıtları veya e-postalar) desteklenmiyorsa, mahkemelerce yaklaşık ispat için yetersiz görülebilmektedir (BAM İstanbul 13. HD-2019/899 K, BAM İstanbul 43. HD-2022/693 K).
İtirazların Sınırı: İhtiyati hacze itiraz aşamasında sunulan “sahtecilik” veya “borcun esasına ilişkin” iddialar, genellikle İİK m. 265 kapsamındaki sınırlı itiraz nedenleri arasında görülmeyip asıl davanın konusu olarak değerlendirilmektedir (BAM İstanbul 43. HD-2022/266 K).
4. İkincil Kaynaklar ve Ek Bağlam
Aşağıdaki hususlar, doğrudan deniz alacağı raporlarına dayanmayan ancak genel ihtiyati haciz ve delil sunumu prensiplerine ışık tutan ikincil kaynaklar olarak değerlendirilmiştir:
Harç Prosedürü: İhtiyati haciz taleplerinde alacağın varlığına ilişkin delillerden önce, başvuru harcının tam olarak yatırılması bir dava şartı olarak vurgulanmıştır (BAM Denizli 4. HD-2025/518 K).
Ticari Defter ve Kayıtlar: Genel ticari alacaklarda fatura ve cari hesap ekstrelerinin yanı sıra BA/BS formları ve imzasız mutabakat mektuplarının da yaklaşık ispatı destekleyen yan deliller olarak kullanılabileceği belirtilmiştir (BAM İstanbul 12. HD-2024/1221 K).
Lojistik ve Depolama: Deniz ticareti dışında kalan lojistik hizmetlerinde, e-arşiv faturaların tek başına sunulmasının, karşı tarafın delilleri toplanmadan “duraksamasız” bir kanaat oluşturmaya yetmeyebileceği ifade edilmiştir (BAM İstanbul 12. HD-2023/1578 K).
Sık Sorulan Sorular

Sonuç: TTK m. 1362 uyarınca deniz alacaklarında ihtiyati haciz kararı alınabilmesi için alacaklının; alacağın TTK m. 1352 kapsamındaki listeye girdiğini ve parasal değerini fatura, sözleşme, sörvey raporu veya teslim belgesi gibi somut verilerle “yaklaşık olarak” ispat etmesi şarttır. Delillerin çelişkili olması veya alacağın varlığının derinlemesine bir yargılamayı gerektirmesi durumunda talep reddedilmektedir.
Deniz alacağı için ihtiyati haciz alırken “yaklaşık ispat” ne demektir?

Deniz alacaklarında ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan tam ve kesin ispat beklenmez. TTK m. 1362 ve İİK m. 258 uyarınca aranan ispat standardı **“yaklaşık ispat”**tır. Bu; alacağın gerçekten var olduğunun kuvvetle muhtemel olduğunu, mahkemede kanaat uyandıracak güçlü emarelerle göstermeyi ifade eder. Yani mahkeme, “bu alacak büyük ihtimalle vardır” sonucuna varabilmelidir. Ancak soyut iddialar veya tek başına fatura yeterli değildir.
Yük hasarı veya ziyaı varsa ihtiyati haciz için hangi belgeler yeterlidir?

Eşyanın zıyaı veya hasarına dayanan deniz alacaklarında mahkemeler özellikle şu belgelere önem verir:
Clean On Board konşimento
Sörvey (survey) raporları
Hasar tespit tutanakları
Gemi acentesi yazışmaları
Banka dekontları ve ticari faturalar
Fotoğraflar (örneğin korozyon, su teması, gümüş nitrat testi)
Buna karşılık; konşimentoda “unknown” (ağırlık/değer bilinmiyor) kaydı varsa veya hasarın taşıma sırasında oluştuğu net gösterilemiyorsa, yaklaşık ispat sağlanamadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz reddedilebilmektedir.
Mürettebat ücretleri için ihtiyati haciz almak kolay mı?

Evet, doğru belgeler varsa mürettebat alacakları ihtiyati hacze en elverişli deniz alacakları arasındadır.
Yaklaşık ispat için genellikle yeterli görülen belgeler:
Gemi adamı iş sözleşmesi
Gemi kaptanı tarafından imzalanmış alacak teyitleri
Crew List (mürettebat listesi)
Pasaport ve giriş-çıkış kayıtları
SGK veya benzeri sosyal güvenlik belgeleri
Ancak; çalışılmayan dönem ücretleri, fazla mesai, ikramiye gibi hesaplama gerektiren kalemler söz konusuysa, mahkeme “yargılamayı gerektirir” diyerek ihtiyati haczi reddedebilir.
Yakıt, kumanya veya tersane faturası tek başına yeterli mi?

Çoğu durumda hayır. Mahkemeler tek taraflı düzenlenmiş faturaları, aşağıdaki belgelerle desteklenmediği sürece yetersiz görmektedir:
Teslim tutanakları
Bunker Delivery Receipt (BDR)
Sevk irsaliyeleri
E-posta / WhatsApp yazışmaları
Ödeme dekontları
Özellikle taraflar arasında cari hesap ilişkisi varsa ve net alacak miktarı açık değilse, ihtiyati haciz talebi “alacak yargılamayı gerektiriyor” gerekçesiyle reddedilir.
Çatma, rıhtım, iskele veya altyapı hasarında yaklaşık ispat için hangi deliller aranır?

Bu tür olaylarda mahkemeler şu belgelere ağırlık verir:
Kaptan raporları
Deniz kazası tespit raporları
Kamera kayıtları
Sörvey raporları
Onarım bedeline ilişkin fiyat teklifleri veya keşif raporları
Bu belgelerle zararın olayla illiyet bağı kurulabiliyorsa, yaklaşık ispat şartı sağlanmış kabul edilir.
Neden Deniz Alacaklarında Uzman Avukat Desteği Gerekli?
Deniz alacaklarında ihtiyati haciz süreci, klasik ticari alacak davalarından köklü biçimde farklıdır. Uygulamada alacaklıların en sık yaşadığı sorun, alacak gerçekten mevcut olmasına rağmen ihtiyati haczin reddedilmesidir. Bunun temel nedeni, “yaklaşık ispat” kavramının yanlış veya eksik kurgulanmasıdır.
Uzmanlık gereksinimi özellikle şu noktalarda ortaya çıkar:
Yanlış delille doğru alacak kaybedilebilir
Mahkemeler deniz alacaklarında tek başına fatura, tek taraflı tutanak veya eksik yazışmalarla ihtiyati haciz kararı vermemektedir. Hangi alacak türünde hangi belgenin kritik delil olduğu, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatlarıyla şekillenmiştir. Bu içtihat bilgisi olmadan yapılan başvurular, çoğu zaman “yargılamayı gerektirir” gerekçesiyle reddedilir.
Alacağın yanlış sınıflandırılması haczi tamamen düşürür
Bir alacak gerçekten mevcut olsa bile;
– yanlış TTK maddesine dayandırılması,
– deniz alacağı ile gemi alacaklısı hakkının karıştırılması,
– cari hesap – tekil alacak ayrımının doğru yapılmaması
ihtiyati haczin reddiyle sonuçlanabilir. Bu hatalar sonradan telafi edilemez zaman kaybına yol açar.
İtiraz aşaması teknik bir “savunma savaşıdır”
İhtiyati haciz alındıktan sonra borçlu taraf genellikle derhal itiraz eder. Bu aşamada yapılacak küçük bir usul hatası, alınmış haczin kaldırılmasına neden olabilir. Özellikle sahtecilik, borcun esası, ödeme iddiaları gibi konuların hangi aşamada ileri sürülebileceğini bilmek kritik önemdedir.
Yanlış mahkeme, yanlış şehir, yanlış zamanlama riski vardır
Deniz alacaklarında görevli mahkeme, yetkili liman, geminin fiilen bulunduğu yer ve bayrak durumu büyük önem taşır. İstanbul, Tuzla, Ambarlı, Aliağa, Mersin gibi limanlarda uygulama farklılıkları bulunmaktadır. Yanlış yerde yapılan başvuru, geminin seferden çıkmasına ve haczin fiilen imkânsız hâle gelmesine yol açabilir.
Deniz alacakları “hız işidir”
Gemi bugün limandayken yarın başka bir ülkede olabilir. Bu nedenle ihtiyati haciz başvurusu, saatler içinde hazırlanıp doğru şekilde sunulmalıdır. Eksik veya hatalı dilekçeler geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur.
Bu nedenle deniz alacaklarında;
– Yargıtay ve BAM içtihatlarına hâkim,
– liman ve tersane uygulamalarını bilen,
– ihtiyati haciz pratiği olan
bir deniz ticareti hukuku avukatıyla çalışmak, çoğu zaman alacağın varlığı kadar önemli hâle gelir.
Bu kapsamda, İstanbul merkezli ve özellikle Tuzla Tersaneler Bölgesi, liman ve gemi alacakları konusunda yoğun tecrübeye sahip 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, deniz alacaklarında ihtiyati haciz, gemi haczi ve alacak tahsili süreçlerinde uzmanlıkla destek alınabilecek sayılı ofisler arasındadır.



