Gemide meydana gelen iş kazası veya meslek hastalığı durumunda gemi adamının ve hak sahiplerinin sahip olduğu haklar nelerdir?

Giriş
Literatürdeki kaynaklar, gemide meydana gelen iş kazası veya meslek hastalığı durumunda gemiadamının ve hak sahiplerinin sahip olduğu hakları üç ana başlık altında ele almaktadır: Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından sağlanan haklar, işverene karşı ileri sürülebilecek tazminat hakları ve iş sözleşmesinin feshine ilişkin haklar. Bu hakların temelini 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Deniz İş Kanunu oluşturmaktadır. İş kazası, “işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay” olarak tanımlanırken; meslek hastalığı, “sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hali” olarak tanımlanmaktadır. İki kavram arasındaki temel fark, iş kazasının ani bir olay neticesinde, meslek hastalığının ise belirli bir süreç sonunda ortaya çıkmasıdır.
1. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Tarafından Sağlanan Haklar
Gemide iş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan gemiadamı, 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayıldığından, öncelikli olarak SGK tarafından sağlanan haklardan yararlanır. Bu haklar, sigortalının kendisi veya vefatı halinde hak sahipleri için geçerlidir. 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ile aslında iş kazası ve meslek hastalıklarının sosyal güvenlik sistemi açısından hukukî sonuçları düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler, sigortalıya geçici veya sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanması, tedavi masraflarının karşılanması ve vefat halinde hak sahiplerine gelir bağlanması gibi edimleri içerir. Bu sigorta kolunun amacı, “sigortalı kimselerin, iş kazası sayılabilecek bir kazaya uğramaları halinde, doğrudan koruma altına alınması ve kaza sonucunda zarara uğrayanlara yardım sağlayacak kurumun belirlenmesidir.“
2. İşverene Karşı İleri Sürülebilecek Tazminat Hakları
SGK tarafından sağlanan yardımlar, gemiadamının uğradığı zararın tamamını karşılamayabilir. Bu durumda, gemiadamı veya hak sahipleri, SGK tarafından karşılanmayan zararlar için işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.
Maddi ve Manevi Tazminat: Başka bir deyişle iş kazası veya meslek hastalığı ile karşı karşıya kalan bir işçi Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararı için işverene dava açabilecektir. İşverenin sorumluluğu, genellikle iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamasından kaynaklanan kusuruna dayanır. İş kazası ve meslek hastalığı sonucu maddi tazminatın hesabında kaza veya hastalık meydana gelmeseydi işçi hangi durumda olacak idiyse o durumun sağlanması hedeflenir. Bu, iş göremezlikten doğan kazanç kaybı, tedavi giderleri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararları kapsar. Ayrıca, yaşanan bedensel veya ruhsal acı nedeniyle manevi tazminat da talep edilebilir.
İşverenin Sorumluluğu: İşverenin sorumluluğunun temelinde, çalışanın sağlığını ve güvenliğini koruma yükümlülüğü yatar. Türkiye’ de işverenin, çalışanın çıkarlarını ve sağlığı korumak amacı ile alacağı tedbirleri almaması durumunda çalışanın işyerinde meslek hastalığına yakalanması ya da iş kazası yaşaması durmunda oluşan zararlardan işverenin sorumlu olduğu kabul görmektedir.”
3. İş Sözleşmesinin Feshi Hakkı
İş kazası veya meslek hastalığı, gemiadamının sağlık durumunu sürekli olarak etkileyerek gemide çalışmasına engel teşkil edebilir. Bu durumda hem gemiadamına hem de işverene iş sözleşmesini derhal feshetme hakkı tanınmıştır.
Deniz İş Kanunu Kapsamında Fesih: Deniz İş Kanunu’na tabi olan ve “gemiadamı” olarak nitelendirilen çalışanlar için bu hak, kanunun 14. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre iş sözleşmesi, “… b) Gemiadamının herhangi bir sebeple sürekli olarak gemide çalışmasına engel bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi…” halinde derhal feshedilebilir.
Fesih Hakkının Koşulları: Hastalığın gemide çalışmayı engelleyici özellik taşıması ve bu durumun da süreklilik arz etmesi. Hastalığın iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanıp kaynaklanmaması ya da gemide veya gemi dışında ortaya çıkması fesih hakkı açısından önem taşımaz. Önemli olan, ortaya çıkan sağlık sorununun gemide çalışmaya sürekli bir engel teşkil etmesidir.
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Ayrımı Literatür, iş kazası ile meslek hastalığı arasındaki temel ayrıma sıkça vurgu yapmaktadır. Meslek hastalığı ile iş kazası arasında dikkat çekici olan ayırt edici unsur, meslek hastalığının ‘tekrarlanan bir sebeple’; iş kazasının ise ‘ani olarak’ meydana gelmesidir. Bu ayrım, olayın tespiti ve soruşturulması açısından önemli olsa da, “öğretide iş kazası ile meslek hastalığı arasında sigortalılık hakları ve işverenden alınacak tazminat hakları açısından bir farklılık bulunmadığı” genel olarak kabul görmektedir.
Deniz İş Hukukuna Özgü Düzenlemeler Gemide meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıkları, genel hükümlerin yanı sıra Deniz İş Hukuku ve uluslararası sözleşmeler kapsamında da özel koruma altındadır. MLC 2006 Sözleşme, gemi çalışanlarının hastalanması, yaralanması veya ölümü halinde işverenin sorumluluğunu ve bu sorumluluğun koşullarını düzenlemektedir. Sözleşmenin ikinci maddesine göre işveren, işe başlama tarihi olarak iş sözleşmesi maddelerinde belirtilen tarih ile işin sona erdiği tarih arasında meydana gelen hastalık ve yaralanma sonucunda meydana gelen ölümden sorumlu olduğu…” belirtilmiştir. Bu, gemiadamları için ek bir güvence mekanizması sunmaktadır.
İşverenin Sorumluluğunun Kapsamı İşverenin sorumluluğu, yalnızca kazanın veya hastalığın meydana gelmesinden sonraki tazminat yükümlülüğü ile sınırlı değildir. Asıl sorumluluk, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alarak bu tür olayların yaşanmasını önlemektir. İş kazaları ve meslek hastalıkları işyerindeki üretim koşullarından, bir bakıma işverenin sağlamış olduğu koşullardan kaynaklanmaktadır. İşverenin bu önlemleri almaması, hukuki ve cezai sorumluluğunun temelini oluşturur.

Sonuç
Gemide iş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan bir gemiadamı, çok katmanlı bir hukuki korumadan yararlanmaktadır. Bu koruma;
5510 sayılı Kanun uyarınca SGK tarafından sağlanan sosyal güvenlik haklarını,
SGK’nın karşılamadığı zararlar için işverenin kusuruna dayalı olarak açılacak maddi ve manevi tazminat davalarını,
Sağlık durumunun gemide çalışmaya sürekli olarak engel olması halinde Deniz İş Kanunu m. 14 uyarınca iş sözleşmesini derhal feshetme hakkını içermektedir.
İşverenin sorumluluğu, hem ulusal mevzuat (5510 S.K., Deniz İş Kanunu, Borçlar Kanunu) hem de MLC 2006 gibi uluslararası sözleşmelerle düzenlenmiş olup, temelinde işçinin sağlığını ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü yatmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Gemide iş kazası geçiren gemi adamı hangi haklara sahiptir?

Gemide iş kazası geçiren gemi adamı, öncelikle SGK kapsamında tedavi giderlerinin karşılanması, geçici veya sürekli iş göremezlik ödeneği gibi haklardan yararlanır. Ayrıca uğradığı zarar SGK tarafından tam karşılanmazsa, işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir.
Meslek hastalığı ile iş kazası arasında haklar açısından fark var mı?

Hayır. İş kazası ani bir olay sonucu, meslek hastalığı ise zaman içinde oluşur. Ancak her iki durumda da gemi adamının sosyal güvenlik hakları ve işverene karşı tazminat hakları aynıdı
Gemi adamı iş kazası sonrası iş sözleşmesini feshedebilir mi?

Evet. Eğer gemi adamının sağlık durumu sürekli olarak gemide çalışmasına engel hale gelmişse, Deniz İş Kanunu kapsamında iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir.
Neden Uzman Gemi Adamı Avukatı Desteği Gerekli?
Gemide meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıkları, klasik iş hukuku uyuşmazlıklarından farklı olarak deniz iş hukuku, uluslararası sözleşmeler (MLC 2006), SGK mevzuatı ve işveren sorumluluğunun birlikte değerlendirilmesini gerektiren teknik bir alandır. Bu süreçte, hangi zararların SGK tarafından karşılanacağı, hangi tazminat kalemlerinin işverenden talep edileceği ve kusur oranlarının nasıl belirleneceği ciddi uzmanlık gerektirir.
Özellikle yabancı bayraklı gemiler, uluslararası sözleşmeler ve farklı hukuk sistemlerinin devreye girdiği durumlarda sürecin hatalı yürütülmesi, ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle alanında deneyimli bir gemi adamı avukatı ile çalışmak, sürecin doğru yönetilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Bu noktada, deniz iş hukuku ve iş kazaları alanında uzman kadrosuyla hizmet veren 2M Hukuk Avukatlık Ofisi, gemi adamlarının iş kazası ve meslek hastalığı kaynaklı tazminat süreçlerinde müvekkillerine etkin ve sonuç odaklı hukuki destek sunmaktadır.


























