Edinilmiş Mallar, Katılma Alacağı ve Yargıtay Uygulaması

1. Yasal Mal Rejimi ve Temel İlkeler 

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 202. maddesi uyarınca, eşler arasında başka bir mal rejimi sözleşmeyle seçilmediği sürece “edinilmiş mallara katılma rejimi” geçerlidir. Bu rejimde, evlilik birliği içinde edinilen mallar üzerinde her iki eşin de hak iddia etme yetkisi bulunmaktadır. Mal paylaşımının esası, evlilik süresince edinilen malların tasfiyesidir. Ancak, eşlerin evlenmeden önce sahip oldukları mallar ile miras yoluyla (intikalen) geçen veya karşılıksız kazandırma yoluyla elde edilen varlıklar “kişisel mal” sayılmakta ve paylaşım dışı tutulmaktadır (TMK m. 218, 219, 220).

2. Mal Rejiminin Sona Erme Zamanı ve Tasfiye Koşulları 

Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erer (TMK m. 225/2). Ancak mal rejiminin tasfiyesine karar verilebilmesi için boşanma davasının olumlu sonuçlanarak kesinleşmesi bir ön koşuldur. Boşanma kararı kesinleşmeden tasfiye talebi esastan incelenemez; bu durumda mahkemeler genellikle boşanma davasının sonucunu bekletici mesele yapar veya davayı tefrik ederek kesinleşmeyi bekler.

3. Zaman Bakımından Uygulanacak Kurallar 

Türkiye’deki yasal değişiklikler nedeniyle mal paylaşımında ikili bir dönem ayrımı yapılmaktadır:

01.01.2002 Öncesi: Bu tarihe kadar olan dönemde “mal ayrılığı” rejimi geçerlidir (743 sayılı TKM m. 170). Bu dönemde edinilen mallar üzerinde hak iddia edebilmek için eşin, malın edinilmesine parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir katkıda bulunmuş olması gerekir (Katkı Payı Alacağı).

01.01.2002 Sonrası: Bu tarihten itibaren “edinilmiş mallara katılma rejimi” geçerlidir. Bu dönemde edinilen mallar için katkı ispatı aranmaksızın, yasa gereği “artık değerin” yarısı üzerinde hak sahipliği doğar (Katılma Alacağı).

4. Alacak Türleri ve Hesaplama Yöntemleri

Katılma Alacağı: Eklenecek değerler ve denkleştirmeler dahil olmak üzere, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan “artık değerin” yarısıdır (TMK m. 231, 236/1).

Değer Artış Payı Alacağı: Bir eşin, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması durumunda, tasfiye anındaki değer artışı üzerinden sahip olduğu alacak hakkıdır (TMK m. 227).

Katkı Payı Alacağı: Özellikle 2002 öncesi mal ayrılığı döneminde, eşin çalışarak veya birikimleriyle malın edinilmesine yaptığı katkının, malın dava tarihindeki sürüm değeri ile çarpılmasıyla hesaplanan alacaktır.

5. Tasfiye Usulü ve Değerleme 

Mal rejiminin tasfiyesinde kural olarak “ayın” (malın mülkiyeti) istenemez; talep edilen hak bir “kişisel alacak hakkı”dır. Borçlu eş, borcunu ayın veya para olarak ödeyebilir. Hesaplamalarda, malın rejim sona erdiği andaki (boşanma dava tarihi) durumu esas alınır ancak değerleme “tasfiye anındaki” (karar tarihine en yakın) sürüm (rayiç) değerleri üzerinden yapılır. Kredi ile alınan mallarda, evlilik birliği içinde ödenen taksitlerin toplam kredi miktarına oranı üzerinden bir hesaplama yapılarak artık değer belirlenir.

6. İspat Yükü ve Mal Kaçırma Durumu 

TMK m. 222 uyarınca, bir malın kendisine ait olduğunu iddia eden eş bunu ispatlamakla yükümlüdür. Aksi ispatlanana kadar tüm mallar edinilmiş mal sayılır. Boşanma davası açılmadan önce, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler (mal kaçırma), mal rejimi sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir (TMK m. 229).

7. Anlaşmalı Boşanma ve Protokoller

 Eşler, anlaşmalı boşanma protokolü ile mal paylaşımı konusunda mutabakata varabilirler. Protokolde yer alan “mal paylaşımı yapılmıştır” veya “tarafların birbirlerinden talebi yoktur” gibi ibareler, açık ve kesin bir feragat içermesi durumunda bağlayıcıdır. Ancak “doğmayan haktan feragat olmaz” ilkesi gereği, henüz doğmamış bir alacaktan feragat edilip edilemeyeceği hususu yargı kararlarında protokolün kapsamına ve irade beyanının netliğine göre değerlendirilmektedir.

8. İkincil Kaynaklar ve Özel Durumlar

İkincil Kaynak Notu: Bazı yargı kararlarında, aile üyeleri (örneğin kardeş veya baba) tarafından yapılan ödemelerin veya havalelerin tek başına “bağış” (kişisel mal) sayılmayabileceği, bağış iradesinin ispatlanması gerektiği vurgulanmaktadır. İspatlanamadığı takdirde bu varlıklar edinilmiş mal olarak tasfiyeye dahil edilebilir.

İkincil Kaynak Notu: Mal rejimi tasfiyesi davalarında zamanaşımı süresi konusunda tartışmalar bulunmakla birlikte, genel eğilim 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması yönündedir.

İkincil Kaynak Notu: Boşanma protokolünde mal rejimine dair hüküm bulunmaması durumunda, boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir dava ile tasfiye talep edilebilir. Bu davalarda bilirkişi incelemesi, banka kayıtları ve tapu dökümleri üzerinden delil araştırması yapılması esastır. Bir yazı önerisi.

Boşanmada her mal otomatik olarak yarı yarıya mı paylaşılır?

Hayır. Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında yalnızca evlilik süresince edinilen mallar tasfiyeye dahildir. Evlilikten önce sahip olunan mallar, miras yoluyla kazanılanlar ve bağışlar kişisel mal sayılır ve paylaşıma girmez. Bu ayrımın doğru yapılmaması ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

2002 yılından önce evlenen eşler için mal paylaşımı nasıl yapılır?

01.01.2002 öncesi dönemde mal ayrılığı rejimi geçerlidir. Bu dönemde edinilen mallar için otomatik bir paylaşım yoktur. Hak iddia eden eşin, malın edinilmesine parasal veya para ile ölçülebilen somut katkısını ispatlaması gerekir (katkı payı alacağı). 2002 sonrası dönem için ise katkı ispatı aranmaksızın katılma alacağı doğar.

Eş boşanmadan önce mal kaçırırsa ne olur?

Boşanma davası açılmadan önce, diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan devirler, satışlar veya bağışlar, TMK m. 229 uyarınca mal kaçırma sayılır ve tasfiye anında mevcutmuş gibi hesaba katılır. Bu tür işlemler, çoğu zaman bilirkişi incelemesi ve banka–tapu kayıtlarıyla ortaya çıkarılır.

Anlaşmalı boşanma protokolünde “tarafların birbirinden mal talebi yoktur” denmesi bağlayıcı mıdır?

Evet, ancak ancak açık ve kesin bir irade beyanı varsa bağlayıcıdır. Yargıtay uygulamasına göre; protokolde yer alan bu tür ifadeler, tarafların mal rejimi tasfiyesinden açıkça feragat ettiğini gösteriyorsa sonradan mal paylaşımı davası açılamaz. Ancak protokol belirsizse veya sadece boşanmanın fer’ileri düzenlenmişse, boşanma kesinleştikten sonra ayrıca mal rejimi tasfiyesi davası açılabilir.

Krediyle alınan ev veya araç boşanmada nasıl paylaştırılır?

Krediyle alınan mallarda paylaşım, evlilik süresi içinde ödenen taksitlerin toplam krediye oranı esas alınarak yapılır.
Evlilikten önce ödenen taksitler → kişisel mal
Evlilik içinde ödenen taksitler → edinilmiş mal
Bu oran üzerinden malın tasfiye tarihindeki rayiç değeri esas alınarak katılma alacağı hesaplanır. En sık hata yapılan konulardan biridir.

Aileden gelen para (anne, baba, kardeş) kişisel mal sayılır mı?

Her zaman hayır. Aileden gelen paranın bağış (hibe) olduğunun ispatı gerekir. Yargıtay’a göre yalnızca “havale yapılmış olması” bağış için yeterli değildir. Bağış iradesi ispatlanamazsa, bu parayla alınan mal edinilmiş mal kabul edilerek tasfiyeye dahil edilebilir. Bu konu uygulamada ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır.

Mal paylaşımı davası boşanma davasıyla birlikte mi açılmalı?

Hayır, zorunlu değildir. Mal rejimi tasfiyesi davası: Boşanma davasıyla birlikte açılabilir (çoğu zaman tefrik edilir), Ya da boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrı bir dava olarak açılabilir. Uygulamada genellikle boşanma davası sonuçlandıktan sonra açılması tercih edilir. Zamanaşımı bakımından genel kabul, 10 yıllık sürenin uygulanması yönündedir.

Ev kimin üzerine kayıtlıysa mal paylaşımı ona mı aittir?

Hayır. Tapunun kimin adına kayıtlı olduğu tek başına belirleyici değildir. Mal, evlilik birliği içinde edinilmişse ve kişisel mal niteliği ispatlanamıyorsa, tapu kimin adına olursa olsun edinilmiş mal sayılır ve katılma alacağına konu olur.

Çalışmayan eş mal paylaşımında hak kaybına uğrar mı?

Hayır. Ev işleri, çocuk bakımı ve evlilik birliğine katkı emek katkısı olarak kabul edilir. Çalışmayan eşin gelir elde etmemesi, katılma alacağı hakkını ortadan kaldırmaz. Bu husus Yargıtay’ın yerleşik içtihadıdır.

Ziynet eşyaları mal paylaşımına dahil midir?

Genel kural olarak ziynet eşyaları kadının kişisel malıdır ve mal rejimi tasfiyesine dahil edilmez. Ancak ziynetlerin bozdurularak ev, araç gibi bir mal alımında kullanıldığı ispatlanırsa, bu durumda değer artış payı veya katkı payı alacağı gündeme gelebilir.

Şirket hisseleri boşanmada nasıl paylaştırılır?

Şirket hisseleri evlilik süresince edinilmişse edinilmiş mal sayılır. Ancak şirketin kendisi bölünmez; talep edilen hak parasal alacaktır. Hisse değerinin tespiti için çoğu zaman bilirkişi incelemesi yapılır.

Eşlerden biri üzerine kayıtlı banka hesabındaki para paylaşılır mı?

Evet, eğer para evlilik süresi içinde elde edilmiş gelirlerden oluşuyorsa edinilmiş maldır. Hesabın tek eş adına olması sonucu değiştirmez. Paranın kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bunu ispatlamakla yükümlüdür.

Emekli ikramiyesi ve kıdem tazminatı paylaşılır mı?

Evlilik süresi içinde kazanılan kıdem tazminatı ve emekli ikramiyesi, evlilik süresine isabet eden kısmı oranında edinilmiş mal sayılır. Evlilik öncesi çalışmaya karşılık gelen kısım kişisel maldır.

Boşanma davası açıldıktan sonra alınan mallar paylaşıma girer mi?

Hayır. Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Bu tarihten sonra edinilen mallar kural olarak tasfiyeye dahil edilmez. Ancak mal kaçırma kastı varsa istisna uygulanabilir.

Araç satılmışsa mal paylaşımı talep edilebilir mi?

Evet. Mal tasfiye sırasında mevcut olmasa bile, elden çıkarılan malın tasfiye tarihindeki değeri esas alınarak katılma alacağı hesaplanır. Satış bedelinin düşük gösterilmesi hâlinde bilirkişi rayiç değer tespiti yapar.

Eş, mal paylaşımı davasında borçları düşebilir mi?

Evet. Edinilmiş mallara ilişkin mevcut borçlar, artık değer hesabında düşülür. Ancak kişisel borçlar (örneğin kumar borcu, kişisel kredi) tasfiyede dikkate alınmaz.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Mal rejimi tasfiyesi davaları, boşanma davalarından daha teknik ve hesaplamaya dayalı uyuşmazlıklardır.
Yanlış dönem ayrımı yapılması, kişisel mal–edinilmiş mal ayrımının hatalı kurulması, krediyle alınan malların yanlış oranlanması veya protokoldeki tek bir ifade; yüz binlerce liralık hak kaybına neden olabilir.

Özellikle:

2002 öncesi–sonrası ayrımı

Aileden gelen paraların bağış mı katkı mı olduğu

Kredi ödemelerinin evlilik içi–öncesi oranlanması

Anlaşmalı boşanma protokollerindeki feragat ifadeleri gibi hususlar uzmanlık gerektirir ve Yargıtay içtihatları yakından takip edilmeden güvenli şekilde yönetilemez. İstanbul Anadolu Yakası’nda; Tuzla, Kartal, Pendik ve Maltepe başta olmak üzere boşanmada mal paylaşımı, katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı davalarında 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, Yargıtay uygulamasına dayalı önleyici danışmanlık, dava stratejisi ve etkin yargılama takibi hizmeti sunmaktadır.