1. Temel Hukuki Karine ve Edinilmiş Mal Esası

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 222. maddesi uyarınca, bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar “edinilmiş mal” kabul edilir. Yargıtay kararlarında (8. HD. 2014/17630 K, 2015/22086 K, 2010/2909  evlilik birliği devam ederken açılan ve para yatırılan banka hesaplarının kural olarak edinilmiş mal sayılacağı ve tasfiyeye tabi tutulacağı vurgulanmaktadır. Hesabın sadece bir eş adına kayıtlı olması, o paranın edinilmiş mal olma niteliğini değiştirmez.

2. İspat Yükümlülüğü ve Kişisel Mal İddiası

Belirli bir malın kendisine ait kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür (TMK m. 222/1).

Kişisel Mal Sayılan Durumlar: Miras yoluyla gelen paralar, karşılıksız kazandırma (hibe/bağış) yoluyla elde edilen değerler veya evlilik öncesi sahip olunan varlıklar kişisel mal kabul edilir (3. HD. 2020/10206 ).Örnek olayda; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararına konu uyuşmazlıkta, eşlerden biri babasından miras kalan taşınmazı satarak elde ettiği parayı eşiyle birlikte açtıkları ortak banka hesabına yatırmıştır. Diğer eş ise bu parayı, eşinin bilgisi ve rızası olmaksızın çekerek kendi hesabına aktarmış ve harcamıştır. Davacı eş, bu paranın kendisine ait kişisel mal olduğunu ileri sürerek iadesini talep etmiştir. Yargıtay, miras yoluyla elde edilen bu paranın Türk Medeni Kanunu uyarınca kişisel mal niteliğinde olduğunu, ortak hesaba yatırılmış olmasının bu durumu değiştirmeyeceğini ve paranın evlilik birliği için harcandığının ispat edilemediğini belirterek, çekilen tutarın davacıya ait olduğuna ve iadesi gerektiğine hükmetmiştir.8. HD. 2013/18308  Örnek olayda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi kararına konu uyuşmazlıkta, evlilik süresince biriktirilen 30.000 TL’nin davalı eş adına açılan banka hesabında tutulduğu, ancak boşanma davasından önce bu paranın çekildiği anlaşılmıştır. Davacı eş, bu birikimin edinilmiş mal olduğunu ileri sürerek yarısı üzerinde katılma alacağı talep etmiştir. Davalı ise paranın bir kısmının ailesinden gelen yardımlar olduğunu savunmuştur. Yargıtay, banka kayıtları ve tanık beyanlarına göre hesapta bulunan paranın bir bölümünün (4.450 TL) davalıya yakınları tarafından hibe edildiğini ve bu kısmın kişisel mal sayılması gerektiğini kabul etmiştir. Buna karşılık kalan tutarın edinilmiş mal olduğu ve yarısı üzerinden katılma alacağı hesaplanması gerektiğini belirterek, mahkeme kararını bu yönüyle bozmuştur.

İspat Araçları: Kişisel mal iddiası; banka kayıtları, hesap hareketleri, mirasçılık belgeleri veya somut delillerle desteklenen tanık beyanlarıyla ispatlanmalıdır. Soyut tanık beyanları tek başına ispat için yeterli görülmemektedir (8. HD. 2014/4585, 2013/19825 Örnek olayda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi kararına konu uyuşmazlıkta, evlilik birliği içinde davalı eş adına açılan banka hesabında bulunan paranın boşanma sırasında paylaşımı tartışılmıştır. Davacı eş, hesapta bulunan para üzerinde katılma alacağı talep etmiş; davalı ise bu paranın kendisine ait kişisel mal olduğunu ileri sürmüştür. Ancak Yargıtay, evlilik süresince edinilen malların aksi ispat edilmedikçe edinilmiş mal sayılacağını vurgulamış ve davalının kişisel mal iddiasını yeterli delille ispatlayamadığını belirlemiştir. Bu nedenle, banka hesabındaki paranın edinilmiş mal kabul edilmesi ve boşanma tarihindeki bakiyenin yarısı üzerinden davacı lehine katılma alacağına hükmedilmesi gerektiğine karar vererek yerel mahkeme kararını bozmuştur.

Kişisel Malın Geliri: Kişisel malın (örneğin miras kalan paranın) evlilik süresince elde edilen faiz veya kar payı gelirleri, TMK 219/2 uyarınca edinilmiş mal sayılır ve paylaşıma tabidir (2. HD. 2022/4994 Örnek olayda; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararına konu uyuşmazlıkta, boşanma sürecinde taraflar arasındaki banka hesapları ve bu hesapların niteliği tartışılmıştır. Yerel mahkeme, davalı erkeğe ait bir banka hesabındaki paranın babasından gelen para olduğu gerekçesiyle kişisel mal olduğunu kabul etmiştir. Ancak Yargıtay, davalının böyle bir savunma ileri sürmediğini, hakimin taraflarca ileri sürülmeyen vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağını (HMK m.25) vurgulamıştır. Ayrıca, banka hesabının dayanağı kişisel mal olsa dahi, bu paranın faiz getirilerinin edinilmiş mal sayılması gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle, mahkemenin hem taraf beyanlarına aykırı şekilde değerlendirme yapması hem de faiz gelirini edinilmiş mal olarak dikkate almaması hukuka aykırı bulunmuş ve karar bu yönlerden bozulmuştur. 8. HD. 2011/44 

3. Tasfiye Tarihi ve Mevcut Değerin Belirlenmesi

Mal rejiminin tasfiyesinde, boşanma davasının açıldığı tarih (mal rejiminin sona erdiği tarih) esas alınır.

Mevcut Varlık: Kural olarak, boşanma davası tarihinde banka hesabında bulunan bakiye üzerinden katılma alacağı hesaplanır (8. HD. 2014/17121 Örnek olayda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi kararına konu uyuşmazlıkta, boşanma sürecinde davalı eş adına açılmış banka hesaplarında bulunan paraların paylaşımı tartışılmıştır. Davacı eş, evlilik birliği içinde açılan bu hesaplarda biriken paralar üzerinde katılma alacağı talep etmiştir. Dosya kapsamına göre, banka hesaplarının evlilik süresince açıldığı ve boşanma davası tarihine kadar hesaplarda belirli miktarda para bulunduğu, hatta bu paraların bir kısmının dava öncesinde çekildiği anlaşılmıştır.

Yargıtay, mal rejiminin tasfiyesinde esas alınması gereken tarihin boşanma davasının açıldığı tarih olduğunu vurgulamış; bu tarihten sonra elde edilen gelirlerin kişisel mal sayılacağını, ancak dava tarihinde mevcut olan banka bakiyelerinin edinilmiş mal kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle, hesaplamanın bilirkişi raporundaki gibi ileriye dönük tahmini değerler üzerinden değil, boşanma dava tarihindeki gerçek bakiye üzerinden yapılması gerektiğine karar vermiş ve yerel mahkeme hükmünü bu gerekçeyle bozmuştur.

Eklenecek Değerler (TMK 229): Eşlerden birinin, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla boşanma davasından kısa bir süre önce hesaptan para çekmesi veya hesabı kapatması durumunda, bu miktarlar “eklenecek değer” olarak kabul edilir ve sanki hesapta mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir (8. HD. 2014/17630 Örnek olayda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi kararına konu uyuşmazlıkta, boşanma sürecinde taraflar arasında taşınmazlar, araç ve banka hesabındaki paranın paylaşımı tartışılmıştır. Özellikle davalı eş adına açılan banka hesabında bulunan ve boşanma davasından hemen önce çekilen para bakımından uyuşmazlık doğmuştur. Davalı eş, bu parayı diğer eşe verdiğini iddia etmiş; ancak bunu ispatlayacak bir belge sunamamıştır.

Yargıtay, söz konusu paranın evlilik birliği içinde edinilmiş mal olduğunu ve boşanma davası açılmadan hemen önce çekilmesinin, diğer eşin katılma alacağını azaltma amacı taşıdığını değerlendirmiştir. Bu nedenle, hesapta fiilen para kalmamış olsa bile, bu tutarın “eklenecek değer” olarak kabul edilmesi ve diğer eş lehine katılma alacağı hesaplanması gerektiğine hükmetmiştir. Böylece, boşanma öncesi yapılan bu tür işlemlerle mal kaçırılmasının hukuken korunamayacağı vurgulanmıştır 2012/10826  2. HD. 2024/6166 

Harcama Savunması: Hesaptan çekilen paranın evlilik birliğinin giderleri için harcandığını iddia eden eş, bu harcamayı ispatlamak zorundadır. Hayatın olağan akışına aykırı miktardaki çekimler, harcama ispatlanamadığı sürece eşin uhdesinde (elinde) kabul edilir (8. HD. 2014/14937 K, 2014/4585Örnek olayda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi kararına konu uyuşmazlıkta, evlilik birliği içinde davalı eş adına açılan banka hesabında biriktirilen paranın boşanma sürecinde paylaşımı tartışılmıştır. Davacı eş, hesapta biriken paranın edinilmiş mal olduğunu ve yarısı üzerinde hak sahibi olduğunu ileri sürmüştür. Dosya kapsamına göre, banka hesabı evlilik süresince açılmış ve hesaba yatırılan para aynı gün davalı tarafından çekilmiştir.

Yargıtay, bu paranın edinilmiş mal olduğunu ve davalı tarafından çekilmiş olmasının tek başına tasfiyeyi engellemeyeceğini belirtmiştir. Özellikle, paranın evlilik birliği içinde harcandığının ispat edilememesi ve tarafların ekonomik durumuna göre bu miktarın olağan şekilde tüketilmiş sayılmaması nedeniyle, söz konusu tutarın “eklenecek değer” olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu nedenle, çekilen paranın yarısı üzerinden davacı lehine katılma alacağı hesaplanması gerekirken davanın reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve karar bozulmuştur

4. Paylaşım Oranı ve Katılma Alacağı

Edinilmiş mal niteliğindeki banka hesabındaki paranın tasfiyesinde, diğer eşin “artık değerin” yarısı oranında katılma alacağı hakkı bulunmaktadır (TMK m. 231, 236/1). Mahkemece, banka hesap hareketleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, paranın kaynağı (kişisel/edinilmiş ayrımı) ve mal rejiminin sona erdiği tarihteki değeri belirlenerek karar verilir (8. HD. 2014/2068 2014/494 

5. İkincil Kaynaklar ve Ek Bağlam

İkincil kaynaklardan elde edilen bilgilere göre:

Müşterek (ortak) hesaplarda, aksi ispatlanmadıkça payların eşit olduğu kabul edilir. Eşlerden birinin müşterek hesaptaki paranın tamamını çekmesi, o paranın tamamının kendisine ait olduğu anlamına gelmez (13. HD. 2012/13698 K, 8. HD. 2013/223 

Evlilik birliği içinde alınan bir taşınmazın bedelinin, eşlerden birinin banka hesabındaki birikimle ödenmesi durumunda, o banka hesabındaki paranın niteliği (kişisel veya edinilmiş olması) taşınmaz üzerindeki hak sahipliği oranını doğrudan etkiler (Özelge 16.01.2019, 8. HD. 2017/12599 

Maaş hesapları da dahil olmak üzere tüm birikimlerin bir eşin hesabında toplanması durumunda, bu paraların evlilik birliği için harcandığının ispat yükü parayı elinde bulunduran eştedir (2. HD. 2023/2149 K

Sonuç: Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, eşlerden biri adına kayıtlı banka hesabındaki para, evlilik birliği içinde edinilmiş gelirlerden oluşuyorsa veya kaynağı ispatlanamıyorsa edinilmiş mal kabul edilerek yarı oranında paylaşıma tabi tutulur. Kişisel mal iddiası ancak somut ve denetlenebilir delillerle ispatlandığında paylaşım dışı bırakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmada banka hesabındaki para otomatik olarak yarı yarıya mı paylaşılır?

Hayır. Ancak Türk Medeni Kanunu gereği, evlilik içinde edinilen mallar aksi ispat edilene kadar edinilmiş mal sayılır. Bu nedenle banka hesabındaki para genellikle paylaşılır; fakat kişisel mal olduğu ispatlanırsa paylaşım dışı kalabilir.

Eşlerden birinin adına kayıtlı banka hesabı da paylaşıma dahil edilir mi?

Evet. Hesap sadece bir eş adına olsa bile, evlilik süresince elde edilen gelirlerden oluşuyorsa edinilmiş mal kabul edilir ve diğer eş katılma alacağı talep edebilir.

Bankadaki paranın kişisel mal olduğunu nasıl ispat edebilirim?

Kişisel mal iddiası; banka dekontları, miras belgeleri, bağış kayıtları veya somut delillerle desteklenmiş tanık beyanlarıyla ispatlanmalıdır. Soyut iddialar tek başına yeterli değildir.

Boşanmadan önce bankadaki para çekilirse ne olur?

Eğer eş, boşanma öncesinde parayı diğer eşin hakkını azaltmak amacıyla çekmişse, bu para “eklenecek değer” sayılır ve sanki hesapta duruyormuş gibi paylaşım hesabına dahil edilir.

Kişisel maldan elde edilen faiz ve kazançlar da paylaşılır mı?

Evet. Kişisel malın kendisi paylaşılmaz; ancak bu maldan elde edilen faiz, kar payı gibi gelirler edinilmiş mal sayılır ve boşanmada paylaşıma tabi olur.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Boşanmada banka hesaplarındaki paranın paylaşımı, ilk bakışta basit gibi görünse de uygulamada oldukça teknik ve detaylı bir süreçtir. Hangi paranın edinilmiş mal, hangisinin kişisel mal olduğu; banka hareketlerinin doğru analiz edilmesi, delillerin usulüne uygun sunulması ve Yargıtay içtihatlarının doğru yorumlanması gerekir. Özellikle boşanma öncesi yapılan para çekimleri, miras veya bağış iddiaları ve “eklenecek değer” hesaplamaları ciddi hukuki bilgi ve deneyim gerektirir.

Yanlış veya eksik bir hukuki strateji, ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle sürecin başından itibaren alanında deneyimli bir İstanbul boşanma avukatı ile çalışmak, haklarınızın tam olarak korunmasını sağlar. Özellikle bölgesel uygulamalara hâkim bir Tuzla boşanma avukatı veya Kurtköy boşanma avukatı, yerel mahkeme pratiklerini bilmesi açısından önemli avantaj sağlar. Aynı şekilde, aile hukuku alanında uzman bir Tuzla aile avukatı ile çalışmak; mal rejimi tasfiyesi, katılma alacağı ve banka hesaplarının paylaşımı gibi teknik konularda doğru yol haritası oluşturulmasına yardımcı olur.

Bu noktada, alanında tecrübeli kadrosuyla hizmet veren 2M Hukuk Avukatlık Ofisi, boşanma ve mal paylaşımı süreçlerinde müvekkillerine stratejik ve sonuç odaklı danışmanlık sunarak hak kayıplarının önüne geçilmesine destek olmaktadır.