
Uyuşturucu suçlarında arama kararı olmadan yapılan aramaların hukuki geçerliliği ve delil niteliği.
1. Genel Hukuki Çerçeve ve Temel Kural
Yargıtay kararları uyarınca, uyuşturucu suçlarında arama yapılabilmesi için temel kural, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 116, 117 ve 119. maddelerine uygun olarak alınmış bir “adli arama kararı” veya “yazılı adli arama emri” bulunmasıdır. Anayasa’nın 20. ve 21. maddeleri ile CMK hükümleri gereğince, hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri olmaksızın yapılan aramalar genel olarak hukuka aykırı kabul edilmektedir.
2. Arama Kararı Olmaksızın Yapılan Aramaların Hukuki Sonuçları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ilgili ceza dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre, adli arama kararı alınması gereken bir durumda bu karar alınmadan yapılan aramalar sonucunda elde edilen uyuşturucu maddeler “hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delil” niteliğindedir. Bu kapsamda:
Hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddeler hem “suçun maddi konusu” hem de “suçun delili” olup hükme esas alınamaz.
Anayasa’nın 38/6. maddesi ile CMK’nın 206/2-a, 217/2 ve 230/1-b maddeleri uyarınca, hukuka aykırı delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.
Sanığın ikrarı (suçu kabul etmesi) dahi, arama işlemi hukuka aykırı ise bu durumu düzeltmez ve delili geçerli hale getirmez.
3. İstisnai Durumlar: Suçüstü Hali ve PVSK 4/A Yetkisi
Yargıtay, bazı özel durumlarda arama kararı olmaksızın yapılan işlemleri hukuka uygun kabul etmektedir:
Suçüstü Hali: CMK’nın 90. maddesi ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8. maddesi uyarınca, suçüstü halinde (suç işlenirken veya işlendikten hemen sonra takip sırasında) ayrıca bir arama emri veya kararı alınmasına gerek bulunmamaktadır. Bu durumda ele geçirilen deliller hukuka uygun kabul edilir.
PVSK 4/A Kapsamında Yoklama: Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu (PVSK) 4/A maddesi uyarınca, kolluğun durdurduğu kişiler üzerinde “yoklama” veya “kaba üst araması” yapma yetkisi vardır. Kişinin üzerinde el ile yapılan dıştan kontrol (yoklama) sırasında suç unsuruna rastlanması durumunda bu işlem arama kararı gerektirmez. Ancak bu yetki, kişinin iç çamaşırı veya kapalı eşyalarının (çanta, valiz vb.) detaylı aranmasını kapsamaz.
4. Önleme Araması Kararının Sınırları
Yargıtay kararlarında en sık vurgulanan hususlardan biri, “önleme araması kararı” ile “adli arama kararı” arasındaki ayrımdır:
Somut Suç Şüphesi: Eğer kolluk, belirli bir kişinin uyuşturucu madde taşıdığına veya sattığına dair somut bir ihbar veya istihbarat almışsa (faili ve niteliği belli bir suç şüphesi), artık önleme araması kararına dayanılarak arama yapılamaz. Bu durumda mutlaka “adli arama kararı” alınmalıdır.
Hukuka Aykırılık: Somut suç şüphesinin bulunduğu durumlarda, genel bir önleme araması kararına dayanılarak yapılan araç, konut veya üst aramaları hukuka aykırı kabul edilmekte ve elde edilen uyuşturucu maddeler delil olarak değerlendirilmemektedir.
5. Somut Uygulama Örnekleri ve Yargı Değerlendirmeleri
Araç Aramaları: Aracın dışarıdan bakıldığında görünmeyen kısımlarında (torpido, bagaj, koltuk altı vb.) yapılan aramalar için adli arama kararı şarttır. Ancak aracın dışarıdan bakıldığında görülebilen yerlerinde (paspas üzeri, kapı cebi gibi açık alanlar) bulunan maddelerin ele geçirilmesi bazı kararlarda “arama” değil “el koyma” olarak değerlendirilerek hukuka uygun bulunabilmektedir.
Kapalı Eşya ve Çanta Aramaları: Kişinin yanındaki valiz, çanta veya cüzdan gibi kapalı eşyaların aranması için kural olarak hakim kararı veya savcı emri gereklidir. Suçüstü hali yoksa, bu eşyaların kararsız aranması hukuka aykırıdır.
Detaylı Üst Araması: Kişinin iç çamaşırı veya vücut boşluklarında yapılan aramalar “yoklama” sınırlarını aştığı için adli arama kararı olmaksızın yapılamaz. Karakola götürülen şüphelinin burada yapılan detaylı üst aramasında ele geçen maddeler, yazılı bir karar yoksa geçersiz sayılmaktadır.
Konut Aramaları: Konut aramalarında yazılı adli arama kararı veya emri bulunması zorunludur. Savcının sözlü talimatı ile yapılan konut aramaları hukuka aykırı kabul edilmektedir.
Sonuç olarak; uyuşturucu suçlarında arama kararı olmadan yapılan aramalar, yalnızca “suçüstü hali” veya “PVSK 4/A kapsamındaki kaba yoklama” sınırları içerisinde kaldığında geçerlidir. Bunun dışındaki tüm durumlarda (özellikle somut bir suç şüphesi varsa) adli arama kararı veya yazılı emir alınması zorunludur; aksi takdirde elde edilen uyuşturucu maddeler mahkemelerce delil olarak kabul edilmemekte ve beraat kararlarına gerekçe teşkil etmektedir. Bir yazı önerisi.

Arama kararı olmadan yapılan uyuşturucu araması geçerli midir?
Kural olarak hayır. CMK’nın 116 ve devamı maddeleri uyarınca, uyuşturucu araması için hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emri gerekir. Bu karar veya emir olmadan yapılan aramalar hukuka aykırıdır ve elde edilen deliller hükme esas alınamaz.
Suçüstü hâlinde arama kararı şart mı?
Hayır. Suçüstü hâlinde (suç işlenirken veya hemen sonrasında takip sırasında) ayrıca arama kararı alınmasına gerek yoktur. Bu durumda ele geçirilen uyuşturucu maddeler hukuka uygun delil sayılabilir. Ancak suçüstü halinin gerçekten mevcut olması gerekir; sonradan gerekçelendirme kabul edilmez.
Polis kaba üst aramasında uyuşturucu bulursa delil geçerli olur mu?
Sınırlı olarak evet. PVSK 4/A kapsamında yapılan kaba üst yoklaması sırasında ele temasla fark edilen suç unsurları hukuka uygun kabul edilebilir. Ancak bu yetki; çanta, valiz, cep içi, iç çamaşırı veya detaylı aramaları kapsamaz. Bu sınırların aşılması hâlinde delil hukuka aykırı sayılır.
Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli? | 2M Hukuk Avukatlık Ofisi – İstanbul Anadolu Yakası
Uyuşturucu dosyalarında arama işleminin hukuka uygun olup olmadığı, çoğu zaman mahkûmiyet ile beraat arasındaki tek belirleyici unsurdur. Kolluk tarafından yapılan küçük bir usul hatası dahi, davanın tamamen düşmesine yol açabilir. Ancak bu hukuka aykırılığın doğru şekilde tespit edilmesi ve ileri sürülmesi uzmanlık gerektirir.
Özellikle İstanbul, Anadolu Yakası, Tuzla, Pendik, Kartal, Aydınlı, Bayramoğlu ve Gebze bölgelerinde görülen uyuşturucu soruşturmalarında; önleme araması–adli arama ayrımı, suçüstü iddiasının sınırları ve PVSK 4/A yetkisinin aşılması sıkça tartışma konusu olmaktadır.
Uzman Avukat Desteği Neden Önemlidir?
Aramanın adli mi önleme mi olduğunun doğru tespiti,
Suçüstü iddiasının gerçekten mevcut olup olmadığının denetlenmesi,
Hukuka aykırı delillerin CMK 206 ve 217 kapsamında dosyadan dışlanması,
İkrarın hukuka aykırı aramayı meşrulaştırıp meşrulaştırmadığının değerlendirilmesi,
Beraatle sonuçlanabilecek usul hatalarının etkin şekilde ileri sürülmesi
ancak ceza hukuku alanında uzman bir avukatın takibi ile mümkündür.
2M Hukuk Avukatlık Ofisi ile Etkin Ceza Savunması
2M Hukuk Avukatlık Ofisi, İstanbul merkezli olarak Anadolu Yakası, Tuzla, Pendik, Kartal, Aydınlı, Bayramoğlu ve Gebze bölgelerinde; uyuşturucu suçlarında hukuka aykırı arama, delil yasakları ve beraat savunmaları konusunda etkin ve profesyonel hukuki destek sunmaktadır. 📌 Uyuşturucu dosyalarında hukuka aykırı bir arama, davanın tamamen düşmesini sağlayabilir. Bu fırsatın kaçırılmaması için uzman avukat desteği hayati önem taşımaktadır.



