Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166/3. maddesi kapsamında düzenlenen anlaşmalı boşanma davalarında, tarafların hazırladığı protokolün hakim tarafından onaylanması boşanma kararının tesisi için zorunlu bir unsurdur. Yargıtay kararları ışığında, hakimin protokolü onaylamadığı veya onaylamaktan kaçındığı durumlar aşağıda kategorize edilmiştir:

Hakim anlaşmalı boşanma protokolünü hangi durumlarda onaylamaz?

Hakim; protokolün kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, genel ahlaka veya kişilik haklarına aykırı olması halinde protokolü onaylamaz. Ayrıca imkânsız edimler içeren, medeni haklardan peşinen vazgeçmeyi öngören veya infazda tereddüt yaratacak belirsiz hükümler barındıran protokoller de TMK 166/3 kapsamında geçerli kabul edilmez.

Taraflar protokolü imzalasa bile hakim reddedebilir mi?

Evet. Anlaşmalı boşanmanın temel şartı, eşlerin hür ve serbest iradeleriyle boşanmayı kabul etmeleridir. Hakim; baskı, tehdit, hata, hile veya çelişkili beyan şüphesi oluşması halinde protokolü onaylamaz. Tarafların duruşmada bizzat dinlenmemesi veya beyanların tutarsız olması da ret sebebidir.

Çocuklarla ilgili düzenlemeler protokolü geçersiz kılar mı?

Evet, kılabilir. Hakim, çocukların velayeti, kişisel ilişki ve iştirak nafakası düzenlemelerini çocuğun üstün yararı açısından denetler. Bu düzenlemelerin çocuğun menfaatine aykırı bulunması halinde, taraflar anlaşmış olsa bile protokol onaylanmaz ve anlaşmalı boşanma kararı verilemez.

1. Kanuni ve Ahlaki Aykırılıklar

Hakim, protokol içeriğinde yer alan hükümlerin aşağıdaki nitelikleri taşıması durumunda protokolü tasdik edemez:

Emredici Hükümlere Aykırılık: Protokol şartlarının kanunun emredici hükümlerine aykırı olması (Yargıtay 2. HD., 2015/5687 ; 2020/3774 

Kamu Düzeni ve Ahlaka Aykırılık: Protokolün kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı hükümler içermesi (Yargıtay 2. HD., 2013/11644 K; 2014/17142 

Kişilik Haklarının İhlali: Protokolün taraflardan birinin kişilik haklarını zedeleyici nitelikte olması (Yargıtay 2. HD., 2014/13363 K).

Konusu İmkansız Hükümler: Protokolde yerine getirilmesi imkansız olan edimlerin kararlaştırılmış olması (Yargıtay 2. HD., 2020/3774 K).

Haklardan Feragat: “Velayetin kaldırılması veya kişisel ilişkinin genişletilmesi davası açılamayacağına” dair taahhütler gibi, medeni hakları kullanma ehliyetinden önceden vazgeçme niteliğindeki hükümler Medeni Kanun’un 23. maddesine aykırı kabul edilerek protokolün tamamını hükümsüz kılar (Yargıtay 2. HD., 2013/11644 K).

2. İrade Beyanına İlişkin Eksiklikler ve Sakatlıklar

Anlaşmalı boşanmanın temel şartı, tarafların hür iradeleriyle boşanmaya karar vermiş olmalarıdır. Hakim şu hallerde protokolü onaylamaz:

Bizzat Dinleme Şartının Gerçekleşmemesi: Eşlerin bizzat duruşmaya katılarak iradelerini hakim önünde açıklamamaları durumunda protokol onaylanmaz. Sadece protokolün sunulması yeterli değildir (Yargıtay 2. HD., 2012/22825 K; 2018/5548).

İrade Sakatlığı (Hata, Hile, İkrah): Karara esas alınan irade beyanında hata, hile veya korkutma (ikrah) gibi sakatlık hallerinin varlığına dair ciddi delillerin bulunması (Yargıtay 2. HD., 2014/17142 ; 2014/19608 K).

Serbest İrade Kanaatinin Oluşmaması: Hakimin, tarafların beyanlarını baskı veya tehdit altında verdiklerine dair bir kuşku duyması veya iradelerin serbestçe açıklandığına dair kanaate ulaşamaması (Yargıtay HGK, 2017/1941 K).

Çelişkili Beyanlar: Tarafların duruşmadaki beyanlarının kendi içinde veya birbirleriyle çelişkili olması, anlaşma koşulunun oluşmadığını gösterir (Yargıtay 2. HD., 2009/2794 

3. Çocukların ve Tarafların Menfaatine Aykırılık

Hakim, özellikle çocukların durumu ve boşanmanın mali sonuçları üzerinde denetim yetkisine sahiptir:

Çocukların Yüksek Yararı: Velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası gibi konularda yapılan düzenlemelerin çocukların menfaatine uygun bulunmaması (Yargıtay 2. HD., 2020/3774  HGK, 2017/2650 K).

Mali Sonuçların Uygunsuzluğu: Maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası gibi mali konularda yapılan düzenlemelerin tarafların durumuna uygun bulunmaması (Yargıtay 2. HD., 2010/6315,2014/20003 K).

Belirsiz Hükümler: Protokolde yer alan yükümlülüklerin (örneğin taşınmaz devri) yerine getirilmesi için belirsiz bir zaman verilmesi veya infazda tereddüt yaratacak muğlak ifadeler kullanılması (Yargıtay 2. HD., 2020/3774 

4. Usuli ve Şekli Engeller

Evlilik Süresi: Evliliğin en az bir yıl sürmemiş olması durumunda hakim protokolü incelemeden reddetmelidir (Yargıtay HGK, 2017/1941

Protokolün Dosyada Bulunmaması: Protokolün fiziki olarak dosyaya sunulmadığı, içeriğinin saptanmadığı veya kimlik tespiti yapılmamış dilekçelere dayandığı hallerde onay verilmez (Yargıtay HGK, 2005/367 K; 2. HD., 2023/3111

Hakim Değişikliklerinin Kabul Edilmemesi: Hakim, gerekli gördüğü değişiklikleri taraflara önerir; taraflar bu değişiklikleri kabul etmezse protokol onaylanmaz ve boşanmaya hükmedilmez (Yargıtay 2. HD., 2011/11577 K; HGK, 2017/2650

5. İkincil Kaynaklardan Edinilen Bilgiler

İkincil kaynak niteliğindeki kararlarda, protokolün onaylanma sürecine ilişkin şu ek bağlamlar sunulmuştur:

Hüküm Fıkrasına Geçirilmeme: Hakimin protokolü uygun bulmasına rağmen, protokol hükümlerini infazda tereddüt yaratmayacak şekilde ayrı ayrı hüküm fıkrasına geçirmemesi bir usul hatasıdır ve protokolün etkinliğini zedeler (Yargıtay 2. HD., 2010/18413k; 2014/15186 

Onaylanmayan İrade Değişiklikleri: Protokol sunulduktan sonra tarafların mahkemeye açıkça bildirmediği veya hakimin onayından geçmeyen irade değişiklikleri boşanma hükmüne esas alınamaz (Yargıtay 2. HD., 2024/6876 .

Beyanların Tasdik Edilmemesi: Aile mahkemesindeki yargılama sırasında tarafların protokol içeriğini tekrar ederek imzalarıyla tasdik etmemeleri durumunda, protokolün boşanma davasında hükme esas alınmayabileceği belirtilmiştir (Yargıtay 14. HD., 2015/12039

Genel İfadelerin Belirsizliği: “Herhangi bir mal talebim yoktur” gibi genel ifadelerin mal rejimi tasfiyesini kapsayıp kapsamadığı hususundaki belirsizliklerin, hak kaybına yol açabileceği durumlarda protokolün dar yoruma tabi tutulabileceği veya onay sürecinde tartışma yaratabileceği ima edilmiştir (Yargıtay 8. HD., 2012/5107 

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Anlaşmalı boşanma davalarında en sık yapılan hata, protokolün sadece taraf iradesiyle yeterli olacağı düşüncesidir. Oysa uygulamada, protokolün geçerliliği hakimin denetiminden geçmesine bağlıdır.

İmzalanmış Protokol, Onaylanmazsa Hükümsüzdür

Yargıtay uygulamasında;

Belirsiz nafaka düzenlemeleri

Çocuklar için yetersiz kişisel ilişki planları

“Bir daha dava açılamaz” gibi hukuka aykırı feragat hükümleri

Taşınmaz veya para ödemesi için süresi belli olmayan taahhütler nedeniyle çok sayıda protokol hakim tarafından reddedilmekte ve dava çekişmeli boşanmaya dönüşmektedir.

Hakim Müdahalesi Öngörülebilir Olmalıdır

Hakim, protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri önerebilir. Bu değişikliklerin hukuka uygun şekilde yönetilmemesi, tarafların kabul etmemesi halinde boşanma kararı hiç verilmeyebilir. Uzman olmayan hazırlıklar, davanın uzamasına ve ciddi hak kayıplarına yol açar.

Yerel Mahkeme Pratiği Büyük Fark Yaratır

Özellikle İstanbul, Tuzla, Kartal, Pendik, Tepeören, Gebze ve Çayırova Aile Mahkemelerinde;

Protokol denetimi

Çocuk düzenlemelerine yaklaşım

Mali hükümlerin yeterliliği konularında yerleşik uygulama farkları bulunmaktadır. Bu nedenle Tuzla boşanma avukatı veya İstanbul boşanma avukatı tecrübesi sürecin kaderini belirler.

2M Hukuk Avukatlık Ofisi, anlaşmalı boşanma protokollerini;

Hakim denetimini öngören

Yargıtay içtihatlarına birebir uyumlu

Reddedilme riskini minimize eden şekilde hazırlayarak müvekkillerinin süreci tek duruşmada ve güvenle tamamlamasını hedefler. Anlaşmalı boşanma, taraflar arasında değil; hakim huzurunda geçerli olur.
Bu nedenle uzman avukat desteği bir tercih değil, zorunluluktur.