
Anlaşmalı boşanma, Türk hukukunda en hızlı sonuçlanan boşanma türü olsa da, her evlilik için uygulanabilir değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca, anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması zorunludur. Bu şart, yalnızca şekli bir süre koşulu değil; evlilik birliğinin tarafların birlikte iradesiyle “temelinden sarsılmış sayılabilmesi” için aranan yasal bir karine niteliğindedir.
1. Temel Yasal Şart ve Evlilik Süresi
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166/3. maddesi uyarınca, anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması zorunludur. Yargı kararlarında bu süre, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davanın diğeri tarafından kabul edilmesi halinde “evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılacağına” dair yasal karinenin temel unsuru olarak kabul edilmektedir. 1 yıldan kısa süren evliliklerde, tarafların boşanma hususunda tam mutabakata varmış olmaları ve hakimin bu anlaşmayı uygun bulması dahi anlaşmalı boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir.
2. Sürenin Tespit Zamanı ve Usulü
Yargıtay kararlarında, bir yıllık sürenin hesaplanmasına ilişkin şu teknik detaylar vurgulanmıştır:
Dava Tarihi Esastır: Bir yıllık sürenin davanın açıldığı tarihte dolmuş olması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre (Örn: 2011/19978 E. , 2013/6610 E.k), dava açıldıktan sonra yargılama aşamasında bir yıllık sürenin dolması, yasal karinenin oluşması için yeterli kabul edilmemektedir.
Dava Şartı Niteliği: Bir yıllık süre şartı teknik anlamda bir “dava şartı” değil, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kabulü için aranan bir “yasal karine unsuru”dur. Bu süre dolmadan açılan davalarda, TMK 166/3 maddesi uyarınca boşanma kararı verilemez.
3. Süre Şartının Gerçekleşmemesinin Sonuçları
Evlilik süresinin bir yılı doldurmadığı durumlarda mahkemelerin izlemesi gereken usul yargı kararlarında şu şekilde belirlenmiştir:
Çekişmeli Boşanmaya Dönüşme: Eğer evlilik bir yılı doldurmamışsa, dava TMK 166/3 (anlaşmalı boşanma) kapsamında görülemez. Bu durumda mahkemenin, davayı TMK 166/1-2 maddeleri uyarınca “çekişmeli boşanma” davası olarak sürdürmesi, taraflara delillerini sunma imkanı tanıması ve toplanan deliller ışığında evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını araştırması gerekir.
Bozma Sebebi: Bir yıllık süre dolmadan tarafların kabulüne dayanarak verilen boşanma kararları, Yargıtay tarafından usul ve yasaya aykırı bulunarak bozulmaktadır.
4. Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi
Anayasa Mahkemesi (2023/109 E., 2024/113 K K.), anlaşmalı boşanma için öngörülen “en az bir yıl sürmüş olma” şartının Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olmadığına karar vermiştir. Mahkeme, bu kuralın eşlerin birlikte başvurusu halinde evlilik birliğinin sarsıldığının kabulü için bir ön şart olduğunu ve mülkiyet hakkı veya özel hayata saygı hakkını ihlal etmediğini belirterek itirazları reddetmiştir.

5. İkincil Kaynaklar ve Ek Bağlam
İkincil bilgi sağlayan yanıtlar çerçevesinde aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:
Çekişmeli Boşanma İstisnası: Çekişmeli boşanma davalarında (TMK 166/1), evliliğin bir yıl sürmüş olması şartı aranmaz. Evlilik bir yılını doldurmamış olsa dahi, ortak hayatın sürdürülmesinin eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsıldığının ispatlanması durumunda boşanma kararı verilebilir
Uygulamadaki Algı: Bazı dava dilekçelerinde tarafların, “resmi evliliğin üzerinden henüz bir yıl geçmediği için anlaşmalı boşanma davası açamadıklarını” bizzat belirterek doğrudan çekişmeli dava yoluna gittikleri görülmektedir.
Kısıtlılık Durumu: Evlilik süresi bir yılı aşmış olsa dahi, eşlerden birinin akıl hastalığı nedeniyle kısıtlı olması durumunda, iradesi sağlıklı kabul edilmediği için anlaşmalı boşanma prosedürünün uygulanamayacağı ve davanın çekişmeliye dönüştürüleceği belirtilmiştir.
Ayrılık Süresi Karşılaştırması: Anlaşmalı boşanmadaki 1 yıllık süre şartı ile çekişmeli boşanma sonrası reddedilen davalarda aranan 3 yıllık fiili ayrılık süresi (TMK 166/4) farklı hukuki kurumlardır ve birbirine karıştırılmamalıdır. Bir yazı önerisi.
Sık Sorulan Sorular
Evliliğimiz 1 yıl dolmadan anlaşmalı boşanma davası açabilir miyiz?

Hayır. Evlilik süresi 1 yılı doldurmadan anlaşmalı boşanma davası açılamaz. Tarafların tamamen anlaşmış olması ve protokol hazırlamış olması bu sonucu değiştirmez.
Dava açıldıktan sonra 1 yıl dolarsa anlaşmalı boşanmaya döner mi?

Hayır. Bir yıllık sürenin, dava açıldığı tarihte dolmuş olması gerekir. Yargılama sırasında sürenin dolması, anlaşmalı boşanma için yeterli kabul edilmez.
1 yıl dolmadan boşanmak istiyorsak ne yapmalıyız?

Bu durumda tek yol çekişmeli boşanma davası açmaktır. Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının ispatlanması halinde, 1 yıl şartı aranmaksızın boşanma kararı verilebilir.
Anlaşmalı Boşanmada 1 Yıl Şartı Neden Uzman Avukat Desteği Gerektirir?
Anlaşmalı boşanmada 1 yıl şartı, uygulamada en sık hata yapılan ve telafisi zor sonuçlar doğuran konuların başında gelir. Bir İstanbul avukat veya Tuzla avukat desteği olmadan açılan davalarda; Yanlış dava türü seçilmesi, Süre şartının hatalı hesaplanması, Anlaşmalı boşanma umuduyla çekişmeli sürecin uzaması, Zaman ve hak kaybı yaşanması, çok sık görülmektedir. Özellikle Tuzla anlaşmalı boşanma avukatı veya Tuzla boşanma avukatı ile çalışmak; Dosyanın baştan doğru hukuki zeminde açılmasını, 1 yıl dolmamışsa en doğru çekişmeli stratejinin belirlenmesini, Dava süresinin gereksiz yere uzamamasını, Yargıtay içtihatlarına uygun hareket edilmesini sağlar.
Ayrıca Pendik boşanma avukatı arayışında olanlar için de bölgesel uygulamalara hâkim bir avukatla çalışmak ciddi avantaj yaratır. Bu noktada 2M Hukuk Avukatlık Ofisi, anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma davalarında, özellikle 1 yıl şartı, yanlış dava türü riski, bozma ihtimali gibi teknik konularda önleyici hukuki danışmanlık sunmaktadır.
Anlaşmalı boşanma hızlıdır; ancak her evlilik için uygun değildir. 1 yıl şartı, görmezden gelindiğinde davayı baştan kaybettirebilecek kadar kritik bir unsurdur. Bu nedenle sürecin başında uzman bir boşanma avukatı ile hareket etmek, hem zaman hem de hak kaybını önler.



