1. Genel Hukuki Çerçeve ve İspat Yükümlülüğü 

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 220/2. maddesi uyarınca, bir eşin miras ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri kanun gereği kişisel mal sayılmaktadır. Ancak TMK m. 222/3 gereğince, bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Bu nedenle, aileden (anne, baba, kardeş) gelen paranın kişisel mal olduğunun ispatı, bu iddiayı ileri süren eşin üzerindedir. Yargıtay kararlarında, yalnızca banka üzerinden “havale yapılmış olması” bağış iradesini kanıtlamak için yeterli görülmemekte; bağış iradesinin somut delillerle desteklenmesi aranmaktadır.

2. Anne ve Babadan Gelen Malvarlığı Devirlerinde Fiili Karine 

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre (2015/2558 E., 2019/2221 E. K, 2017/9954 E. K), anne ve baba gibi yakınlar tarafından eşlere yapılan temlik işlemleri, resmi kayıtta “satış” veya “bedelli” olarak gösterilse dahi, hayatın olağan akışına göre karşılıksız kazandırma (bağış) niteliğinde kabul edilir. Bu durum bir “fiili karine” olarak değerlendirilmekte ve bu malvarlığının kişisel mal olduğu varsayılmaktadır. Bu karinenin aksini, yani işlemin gerçek bir satış olduğunu iddia eden taraf, satış bedelinin ödendiğine dair güçlü ve inandırıcı deliller (ödeme kayıtları vb.) sunmakla yükümlüdür. Soyut tanık beyanları bu karineyi çürütmek için yeterli görülmemektedir.

3. Bağış İradesinin İspatı ve Tanıklık 

Aileden gelen paranın kişisel mal sayılabilmesi için bağış iradesinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerekir.

Tanık Beyanları: Yargıtay, parayı gönderen aile bireylerinin bizzat tanık olarak dinlenmesini ve paranın “borç değil, bağış” olarak verildiğini beyan etmelerini kritik bir delil olarak kabul etmektedir (2013/18308 E. K, 2011/128 E. K, 2015/7311 E.).

Somut Delil Zorunluluğu: Sadece tanık beyanlarına dayanılması, paranın kaynağının (hangi hesaptan çekildiği, nasıl aktarıldığı) somutlaştırılmaması durumunda kişisel mal iddiası reddedilmektedir (2016/12628 E. K, 2013/3753 E. K).

Banka Kayıtları: Havale makbuzları ve banka dekontları, tanık beyanlarıyla desteklendiğinde güçlü delil teşkil etmektedir (2012/5755 E. , 2014/19955 E.).

4. Miras ve Kardeşlerden Gelen Yardımlar 

Miras yoluyla intikal eden paralar veya miras kalan bir malın satışından elde edilen bedeller, TMK m. 220 uyarınca kişisel maldır. Bu paranın müşterek hesaba yatırılmış olması, onun kişisel mal niteliğini değiştirmez (3. HD 2020/10206 E.). Kardeşlerden gelen yardımlar veya ziynet eşyaları da (örneğin kardeşin verdiği altın bilezikler) bağış niteliğinde ispatlandığı takdirde kişisel mal olarak kabul edilmekte ve tasfiyede değer artış payı veya kişisel mal alacağı olarak dikkate alınmaktadır (2010/5750 E., 2013/19806 E.).

5. İspat Edilemeyen Durumların Sonucu 

Aileden gelen katkı iddiası; banka dekontu, ödeme kaydı veya inandırıcı tanık beyanı gibi delillerle kanıtlanamazsa, söz konusu malvarlığı edinilmiş mal kabul edilerek tasfiyeye dahil edilir (2012/2636 E. , 2012/11340 E.  2012/11057 E.. Ayrıca, eşler arasındaki para intikallerinde “bağış iradesi” açıkça ispatlanmadıkça, bu durumun “dayanışma ve ortak gelecek” amacıyla yapıldığı varsayılarak bağış olarak nitelendirilmesi güçleşmektedir (2013/5325 E.  2013/2260 E. 

6. İkincil Kaynaklar ve Ek Bağlam 

İkincil kaynak niteliğindeki kararlar, aileden gelen paranın kişisel mal sayılmasına ilişkin şu ek bağlamları sunmaktadır:

Havale Niteliği: Havale kural olarak bir ödeme aracıdır; bağışlama iradesi dekontta açıkça belirtilmedikçe veya kanıtlanmadıkça tek başına bağış sayılmaz (Samsun ATM 2017/408 E

Eşler Arası Transferler: Eşlerin birbirine para vermesi hayatın olağan akışına uygun olup, bağışı çağrıştıracak açık bir beyan yoksa bu durum bağış değil, katkı olarak nitelendirilebilir (8. HD 2011/7695 E

Tapu Kayıtları: Tapu kaydında işlemin “bağış” olarak tescil edilmesi, kişisel mal niteliğinin ispatı için kesin delil kabul edilmektedir (8. HD 2015/12675 E. 

Düğün Takıları: Düğünde takılan ziynetler ve paralar, aksine bir anlaşma yoksa kadına bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malı niteliğini kazanır (HGK 2018/345 E. Kaynak).

Anne veya babadan gelen para boşanmada paylaşılır mı?

Hayır, ispatlandığı takdirde paylaşılmaz. Anne-babadan karşılıksız olarak (bağış veya miras) gelen para kişisel mal sayılır. Ancak bu durumun somut delillerle ispat edilmesi şarttır. İspatlanamazsa edinilmiş mal kabul edilir ve mal paylaşımına dahil edilir.

Banka havalesi aileden geldiği için otomatik olarak bağış sayılır mı?

Hayır. Yargıtay’a göre sadece banka havalesi yapılmış olması, bağış iradesini tek başına kanıtlamaz. Havalenin bağış olduğunun; tanık beyanı, dekont, gönderici iradesi gibi delillerle birlikte ispatlanması gerekir.

Miras parası ortak hesaba yatırılırsa kişisel mal olmaktan çıkar mı?

Hayır. Miras yoluyla gelen para, ortak hesaba yatırılmış olsa dahi kişisel mal niteliğini kaybetmez. Ancak bu paranın harcanma şekli ve nereye aktarıldığı, tasfiye sırasında ayrıca değerlendirilir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Aileden gelen para, miras, bağış ve katkı iddiaları; boşanma davalarında en çok uyuşmazlık çıkan ve en zor ispat edilen konuların başında gelir. Özellikle Tuzla boşanma avukatı, Tuzla avukat veya mal paylaşımı avukatı arayan kişilerin büyük bölümü, şu kritik hatalar nedeniyle ciddi hak kayıpları yaşamaktadır:

En Sık Yapılan Hatalar

“Banka dekontu var, yeterlidir” düşüncesi

Bağış iradesini tanıkla desteklememek

Anne-babanın tanık olarak dinletilmemesi

Miras veya bağış parasının izinin sürülmemesi

Yanlış dava türü (katılma alacağı yerine yanlış talep)

Bu hatalar sonucunda, aileden gelen paralar edinilmiş mal sayılarak paylaşılmakta ve telafisi mümkün olmayan maddi kayıplar ortaya çıkmaktadır.

Neden Bu Dosyalar Uzmanlık Gerektirir?

Çünkü bu davalarda;

TMK 220 – 222 hükümlerinin birlikte yorumlanması

Yargıtay’ın fiili karine uygulamalarının doğru okunması

Tanık + banka kayıtlarının ispat zinciri hâline getirilmesi

Bağış mı, borç mu, katkı mı olduğunun hukuken ayrıştırılması

Kişisel mal – değer artış payı – katılma alacağı farkının doğru kurulması gerekmektedir. Bu teknik ayrımlar, ancak aile hukuku ve mal rejimi tasfiyesi konusunda uzman bir avukat tarafından sağlıklı şekilde yapılabilir.

İstanbul – Tuzla ve Anadolu Yakası İçin

İstanbul’da, özellikle Tuzla boşanma avukatı, Tuzla avukat, aile avukatı ve mal paylaşımı avukatı arayışında olan kişiler için deneyim, bu dosyalarda belirleyicidir. 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, İstanbul merkezli olarak Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Kadıköy ve Anadolu Yakası’nın tüm önemli ilçelerinde;

Aileden gelen para ve miras iddiaları

Boşanmada mal paylaşımı davaları

Katılma alacağı ve değer artış payı alacağı

Kişisel mal ispatına dayalı uyuşmazlıklar konularında Yargıtay içtihatlarına dayalı, delil odaklı ve sonuç merkezli hukuki hizmet sunmaktadır.