667 sayılı KHK’nın 9.  ve 668 sayılı KHK’nın 37. maddeleri ile hakim-savcılara dokunulmazlık zırhı getirilmesinin, silahlarda eşitlik ilkesine aykırılık açısından değerlendirilmesi

Dr. Mehmet GÜNAY Silahlarda eşitlik ilkesinin ihlalinin önemli bir görünüş şekli, ceza davası sürecinde yapılan yasal değişikliklerle ilgilidir. Zira suç isnadıyla başlatılan soruşturmalarda ve açılan ceza davalarında, geriye dönük olarak uygulanacak usulü yasal değişikliklerin yapılması silahların eşitliği ilkesine aykırılık oluşturabilir. Yapılan yasal değişiklikler, yargılama makamlarının lehine, sanık aleyhine sonuçlar doğuracak nitelikte olmalıdır. Örneğin, yargılama başladıktan sonra yargılamada görev alan savcı, hâkim gibi kişilerin hukuki, idari, mali ve cezai yönden tam sorumsuz olduklarına dair dokunulmazlık zırhı getiren bir yasal düzenlemenin yapılması, sanığı o yargılamada dezavantajlı bir duruma düşürecektir. Böyle bir durumda silahların eşitliğinden ve dolayısıyla hakkaniyete uygun bir yargılamadan bahsedilemez. Ancak

Devamını Oku

Bina dış duvarı, çatı veya damının reklam amacıyla kiraya verilmesinin şartları nelerdir?

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (KMK) 45. maddesi gereğince, ana taşınmazın dış duvarlarının, çatı veya damının reklam maksadıyla kiralanması gibi önemli yönetim işleri, ancak bütün kat maliklerinin oybirliği ile verecekleri karar üzerine yapılabilir Buna göre dış duvarın reklam amacıyla kiralanması için kat maliklerinin oybirliği gerekir ve genel kurulda oybirliği olmaması halinde kira sözleşmesi geçersiz olur. Sonuç olarak, binanın ortak alan olan dış cephesinin reklam amacıyla kiraya verilmesi işlemi için tüm kat maliklerinin oybirliği gereklidir. Ancak, bir işyerinin kendi bağımsız bölümünün dış cephe sınırları içine, abartılı olmayan, estetiği bozmayan ve rahatsızlık vermeyen bir reklam panosu asması için (yönetim planı veya kurul kararıyla yasaklanmamışsa)

Devamını Oku

Ceza soruşturmasında takipsizlik kararı verilmesi, kişinin ifade özgürlüğü temelinde bireysel başvuruda bulunabilmesi için gereken mağdur statüsünü ortadan kaldırmaz.

Av.Meryem Günay, Av.Dr. Mehmet Günay Ceza soruşturmasında takipsizlik kararı verilmesi, bireyin ifade özgürlüğü temelinde bireysel başvuruda bulunabilmesi için gereken mağdur statüsünü ortadan kaldırmaz. Genel olarak, bir bireyin ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiği iddiasıyla başvuruda bulunabilmesi için, o kişinin bu hakka yönelik gerçek bir tehdit veya müdahaleye maruz kalmış olması gerekmektedir. Bir ceza soruşturmasında takipsizlik kararı alınması, bu tehdidin veya müdahalenin varlığını doğrulayabilir. Çünkü böyle bir soruşturma kişinin kendisinde ciddi stres ve kaygı yaratabilir, profesyonel aktivitelerini gölgeleyebilir ve önemli ölçüde kısıtlayabilir. Örneğin, hükümetin bir başvuranın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 34. maddesi anlamında mağdur statüsüne sahip olmadığını iddia etmesi ve savcılığın başvurana

Devamını Oku

Apartman Yönetim Planı Nasıl Değiştirilir?

Av. Meryem Günay Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre apartman ya da site yönetiminde önemli kararların alınabilmesi için belirli çoğunlukların sağlanması gerekmektedir. Bu önemli işlemlerden biri de yönetim planının değiştirilmesidir. Yönetim Planı Nedir? Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca, yönetim planı; bir apartmanın ya da sitenin nasıl yönetileceğini belirleyen, tüm kat maliklerini bağlayan yazılı bir belgedir. Bu plan; Ana taşınmazın yönetim şekli, Bağımsız bölümlerin kullanım amacı ve şekli, Yönetici ve denetçilerin ücretleri, Ortak alanların kullanımı gibi hususları düzenler. Yönetim Planı Değişikliği Nasıl Yapılır? Yönetim planının değiştirilmesi sıradan bir karar değildir. Kat maliklerinin beşte dördünün (4/5) oy birliğiyle alınmalıdır. Bu da, örneğin 20

Devamını Oku

AİHM Başvurularında Dört Aylık Süre Kuralı: Bilinmesi Gereken 14 Önemli Nokta

1. Yargılamanın yenilenmesi için başvuruda bulunma dört aylık başvuru süresini durdurmaz. 2. Olağanüstü hukuk yollarını kullanma dört aylık başvuru süresini durdurmaz. 3. Kullanılması kamu görevlilerinin takdirine bağlı olan ve sonuç olarak başvuran tarafından doğrudan erişilebilir olmayan bir iç hukuk yolunun kullanılmış olması dört aylık başvuru süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz. 4. AİHM’e başvuru için öngörülen dört aylık süre kuralı, kamu düzeniyle ilgili bir kuraldır ve hükümet tarafından ileri sürülmemiş olsa da AİHM bu kuralı resen dikkate almaktadır.  5. Başvuranın nihai iç hukuk kararını hangi tarihte öğrendiğini kanıtlamak, dört aylık süre kuralına riayet edilmediğini ileri süren Devlete aittir. 6.  İç hukukta nihai

Devamını Oku

Apartman Yöneticisi Toplantıya Çağrı Görevini Yapmazsa Kat Malikleri Ne Yapabilir?

Av. Meryem GÜNAY, Dr. Mehmet GÜNAY Apartman yöneticisinin olağan veya olağanüstü toplantıya çağrı görevini süresi içinde yerine getirmemesi durumunda, kat malikleri toplantı çağrısı yapabilir mi? Evet, Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre apartman yöneticisinin toplantıya çağrı görevini yerine getirmemesi halinde kat malikleri bu işlemi bizzat kendileri gerçekleştirebilir. Kat Maliklerinin İzlemesi Gereken Yol Yöneticiye yazılı başvuru: Üçte bir çoğunluğu oluşturan Kat malikleri, yöneticiden olağanüstü toplantının yapılmasını istemeli ve çağrı yapmasını yazılı olarak talep etmelidir. Kat malikleri yöneticiden olağanüstü toplantı çağrı işlemlerini yapma talebinde bulunmadan kendileri doğrudan bu işlemleri yerine getiremez. Yöneticiye başvuru ön şarttır. Bu adım, ilerideki süreçte ispat kolaylığı sağlar. Yazılı çağrı

Devamını Oku

Apartman Yöneticisi Avukata Vekâlet Verebilir mi? Kat Malikleri Kurulu Kararı Gerekli mi?

Av. Meryem Günay, Av.Dr.Mehmet Günay Genel Durum ve Yöneticinin Rolü Öncelikle, apartman yönetiminin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Bu, kural olarak apartman yöneticisinin veya yönetim kurulunun bağımsız olarak dava ve taraf ehliyetinin olmadığı anlamına gelir. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 38. maddesi gereğince yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur. Yönetici ile kat malikleri arasındaki ilişki vekâlet ilişkisi olarak tanımlanır. Yönetici bu sıfatla, yasa ve yönetim planından kaynaklanan yetkilerine dayanarak üçüncü kişilerle borç ve alacak ilişkisi doğuracak sözleşmeler yapabilir ve bu sözleşmelerden dolayı dava açabileceği gibi kendisine karşı da dava açılabilir KMK madde 35, yöneticinin görevlerini sıralar. Bu görevler arasında kat malikleri kurulunca verilen kararların yerine getirilmesi

Devamını Oku

Kiracının aidat ödememesi durumunda, apartman yönetimi veya kat malikleri ne yapabilir?

Av.Meryem Günay, Dr.Mehmet Günay 1. Kiracının Aidat Borcundan Sorumluluğu: Kim Öder, Yönetim Kime Başvurur? 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 20. maddesine göre anagayrimenkulün ortak giderlerine katılma yükümlülüğü öncelikle kat malikine aittir. Ancak, Kat Mülkiyeti Yasası’nın 22. maddesinin birinci fıkrasına göre, kat malikinin payına düşecek gider ve avans borcundan, gecikme tazminatından, bağımsız bölümlerin birinde kira akdine veya başka bir sebebe dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar (kiracılar) da müştereken ve müteselsilen sorumludur.  634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (KMK) 18/2. maddesi gereğince, kat maliklerinin borçlarına dair hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananlara da uygulanır. Kira sözleşmesinde

Devamını Oku

Kat maliklerinin, lüks veya çok masraflı   olan ya da tüm kat maliklerinin zorunlu olarak kullandığı alanlarda olmayan yenilik veya ilavelerin giderlerine katılması zorunlu mudur?

İstanbul Tuzla’da faaliyet gösteren bir avukatlık ofisi olarak, apartman yönetimi, site aidatları, ortak alan yenilikleri ve kat maliklerinin hakları gibi konularda sıkça hukuki sorulara muhatap oluyoruz. Bu yazımızda, özellikle site yönetimleri ve kat malikleri arasında tartışmalara neden olabilen Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 43. maddesi kapsamında yer alan lüks veya çok masraflı yenilik ve ilavelerle ilgili giderlere katılım zorunluluğunu detaylı biçimde ele alıyoruz. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 43. maddesi, yapılması planlanan yenilik ve ilavelerin niteliğine göre kat maliklerinin giderlere katılım yükümlülüklerini ve haklarını düzenleyen önemli bir hüküm içermektedir. Madde, öncelikle yapılması arzu edilen yenilik veya ilavelerin niteliğinin değerlendirilmesini şart koşar. Eğer bu yenilikler

Devamını Oku

Kira sözleşmesinde, bina giderlerinin kim tarafından ödeneceğine dair özel bir hüküm yoksa, bu durumda kiracının sorumluluğu nasıl belirlenir?

Av. Meryem GÜNAY, Dr. Mehmet GÜNAY Kira sözleşmesinde bina giderlerinin kim tarafından ödeneceğine dair özel bir hüküm bulunmaması durumunda, kiracının sorumluluğu, kiralanan taşınmazın Kat Mülkiyeti Kanunu’na (KMK) tabi olup olmamasına ve giderin niteliğine göre belirlenir. Kat Mülkiyeti Kanunu’na Tabi Taşınmazlarda Durum Eğer kiralanan taşınmaz Kat Mülkiyeti Kanunu’na tabi ise (apartman, site, iş hanı gibi bağımsız bölümlerden oluşan ana gayrimenkul), bina giderleri genellikle KMK hükümlerine göre ele alınır. Kat Malikin Sorumluluğu: Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 20. maddesine göre, kat maliklerinden her biri, ana gayrimenkulün sigorta primleri, bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri, yönetici aylığı, kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderleri

Devamını Oku

NAVLUN SÖZLEŞMELERİ

Av.Meryem GÜNAY, Av.Dr.Mehmet Günay 1. Navlun Kavramı ve Navlun Sözleşmelerinin Deniz Ticaretindeki Önemi Navlun, bir yükün deniz yoluyla taşınması karşılığında ödenen ücreti ifade eder. Bu ücretin belirlenmesi ve ödenmesi ise, deniz ticaretinin temel sözleşme türlerinden olan “navlun sözleşmeleri” ile güvence altına alınır. Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1138. maddesinden itibaren, navlun sözleşmesinin kuruluşu, kapsamı ve tarafların yükümlülükleri detaylandırılmıştır. 2. Navlun Sözleşmesinin Tanımı ve Hukuki Niteliği Navlun sözleşmesi, Türk Ticaret Kanunu’nda taşıyanın, bir yükü navlun bedeli karşılığında deniz yoluyla belirli bir yere taşımayı taahhüt ettiği bir anlaşma olarak tanımlanır (TTK, m.1138). Türk hukukuna göre navlun sözleşmesi, bir taşıma sözleşmesi niteliği taşır ve

Devamını Oku

Türk Ticaret Kanunu’na Göre Gemi İpoteği

Av. Meryem GÜNAY, Av.Dr. Mehmet GÜNAY Giriş Deniz ticareti ve taşımacılığında alacaklının haklarını güvence altına almak adına gemi ipoteği büyük önem taşır. Türk Ticaret Kanunu (TTK), gemi ipoteğini, alacaklının haklarını teminat altına alan güçlü bir güvence aracı olarak 1014 ila 1053. maddelerinde ayrıntılı bir şekilde düzenler. Gemi ipoteği, alacaklının, borçlunun borcunu ödememesi halinde alacağını geminin bedelinden tahsil etme hakkı verirken; taşınmaz rehni hükümlerine benzer yapısıyla gemi ve deniz ticaretine özgü koşulları gözetir. Gemi ipoteği yalnızca gemi bedelini değil, gemiye bağlı bütünleyici parçalar, eklentiler, sigorta tazminatları gibi yan unsurları da kapsayarak alacaklıya geniş kapsamlı bir güvence sunar. Bu çalışmada, gemi ipoteğinin

Devamını Oku

TTK’ya göre Gemilere Türk Bayrağı Çekilmesine İlişkin Suç Oluşturan Fiiller

Av.Meryem GÜNAY, Av.Dr.Mehmet GÜNAY Giriş Türk Bayrağı, Türkiye Cumhuriyeti’nin denizlerdeki en önemli ulusal sembolüdür. Bu nedenle, Türkiye bayrağı altında seyahat eden gemilere yönelik hukuki düzenlemeler büyük bir titizlikle ele alınmış; bayrağın yanlış veya yasa dışı kullanımını önlemek amacıyla, Türk Ticaret Kanunu (TTK) çerçevesinde cezai hükümler öngörülmüştür. Bayrak çekme hakkına dair düzenlemeler, milli kimliğin korunması ve Türkiye’nin denizcilik alanındaki itibarını sürdürmesi açısından büyük bir önem taşır. A. Suç Oluşturan Fiiller 1. Kanuna Aykırı Şekilde Bayrak Çekmek (TTK. m. 947) Türk Ticaret Kanunu’na göre, Türkiye vatandaşı olmayan veya kanunen Türk Bayrağı çekme hakkı bulunmayan gemiler, Türk Bayrağı çekemez. Türk Bayrağı çekme hakkı

Devamını Oku

Türk Ticaret Kanunu’na Göre Gemilerin Tanımı, Hukuki Statüsü ve Bayrak Çekme Hakları

Av.Meryem GÜNAY, Av.Dr.Mehmet GÜNAY Giriş Ticari denizcilikte, gemilerin tanımı, kullanımı ve ilgili hukuki sorumluluklar, TTK’nın 931 ile 946. maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler, deniz ticaretinin önemli bir parçası olan gemilerin tanımını, hukuksal statüsünü ve tarafların yükümlülüklerini belirlemektedir. 1. Geminin Tanımı ve Ticaret Gemisi Statüsü (TTK m. 931) Türk Ticaret Kanunu’na göre gemi, suda hareket etme yeteneğine sahip, yüzme özelliği bulunan, pek küçük olmayan her araç olarak tanımlanır. Kendiliğinden hareket edemese bile, suda yüzmesi ve hareket edebilmesi amaçlanan bu araçlar “gemi” kabul edilir. Eğer bu gemi ekonomik bir menfaat sağlama amacıyla tahsis edilmiş veya fiilen bu amaçla kullanılıyorsa, “ticaret gemisi”

Devamını Oku

Gemilerin İhtiyati Haczi

Av.Meryem GÜNAY, Dr.Mehmet GÜNAY Giriş Deniz ticaretinin karmaşık ve dinamik yapısı, alacaklıların haklarını koruyabilmesi ve gemiler üzerindeki taleplerini güvence altına alabilmesi için özel tedbirlerin alınmasını gerektirir. Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1352 ila 1381. maddeleri, deniz alacaklarının teminat altına alınabilmesi için gemiler üzerinde ihtiyati haciz uygulanmasını detaylı şekilde düzenlemektedir. Bu hükümler, gemi sahipleri, kiracılar, mürettebat, yük sahipleri ve diğer ilgili taraflar arasında deniz ticareti faaliyetlerinden doğan taleplerin karşılanabilmesi amacıyla gemi üzerinde hukuki koruma sağlar. Deniz ticaretinde ihtiyati haciz, alacaklıya borçlunun malvarlığına geçici olarak el koyma imkânı vererek, tahsilat sürecinde güvence sağlama işlevi görür. Bu yazıda, TTK kapsamında ihtiyati haczin nasıl uygulandığını

Devamını Oku

 Geminin İşletilmesinin Sebep Olduğu Zıya veya Hasarlar Nelerdir?  (TTK.m.1352/1a)

Av.Meryem GÜNAY Giriş Türk Ticaret Kanunu’nun 1352. maddesinin (a) bendinde yer alan “geminin işletilmesinin sebep olduğu zıya veya hasar” ifadesi, geminin ticari faaliyetleri sırasında meydana gelen maddi kayıpları kapsamaktadır. Bu tür zararlar, genellikle geminin yük taşıma, manevra yapma, limana yanaşma veya limandan ayrılma gibi faaliyetleri sırasında ortaya çıkar. Gemi işletmesinin sebep olduğu zıya veya hasar, yalnızca geminin kendisinde değil, üçüncü kişilere ait mallarda, liman altyapısında veya diğer gemilerde meydana gelen maddi hasarları da içerir. Hukuki Dayanak ve Kapsam Geminin işletilmesinden kaynaklanan zararlar, hem gemi sahibi hem de gemiyi işleten kişi veya kuruluş için önemli hukuki sorumluluk doğurur. Geminin ticari faaliyetleri

Devamını Oku

كيفية الحصول على تصريح إقامة قصيرة الأمد في تركيا للأجانب: متطلبات التقديم والوثائق اللازمة

المحامية، مريم غناي 1. ما هو تصريح الإقامة قصيرة الأمد؟ تعريف: تصريح الإقامة قصيرة الأمد هو نوع من تصاريح الإقامة التي تُمنح للأجانب المتواجدين في تركيا لأغراض مؤقتة محددة. يُمنح التصريح بشكل عام لمدة تصل إلى سنتين، وفي بعض الحالات، مثل المستثمرين ومواطني جمهورية شمال قبرص التركية، قد تمتد المدة إلى خمس سنوات. يهدف هذا التصريح لتنظيم إقامة الأجانب لأغراض مثل البحث العلمي، الاتصال بالأعمال، السياحة، التعليم، والعلاج الطبي. (القانون رقم 6458، المادة 31 بشأن الأجانب والحماية الدولية)موقع التقديم ومدة الإقامة: يجب تقديم الطلبات داخل تركيا إلى محافظات المقاطعات، بينما تُقدم الطلبات من الخارج إلى القنصليات التركية المعنية. يجب إتمام

Devamını Oku

How to Obtain a Short-Term Residence Permit in Turkey for Foreigners: Application Requirements and Necessary Documents

Attorney, Meryem Günay 1.What is a Short-Term Residence Permit? Definition: A Short-Term Residence Permit is a type of residence permit issued to foreigners who are in Turkey for specific temporary purposes. The permit is generally issued for up to two years; however, in certain cases, such as for investors and TRNC citizens, the period may extend up to five years. This permit is intended for foreigners residing temporarily for purposes such as scientific research, business connections, tourism, education, and medical treatment. (Law No. 6458, Article 31 on Foreigners and International Protection)Application Location and Duration: Applications made within Turkey should be

Devamını Oku

Yabancıların Türkiye’de Kısa Dönem İkamet İzni Nasıl Alınır: Başvuru Şartları ve Gerekli Belgeler

1. Kısa Dönem İkamet İzni Nedir? Tanım: Kısa Dönem İkamet İzni, Türkiye’de geçici amaçlarla belirli süreli olarak bulunan yabancılara verilen bir ikamet izni türüdür. İzin, genel olarak en fazla iki yıl süreyle düzenlenir. Ancak, yatırımcılar ve KKTC vatandaşları gibi bazı özel durumlar için izin süresi beş yıla kadar çıkabilir. Bu ikamet izni; bilimsel araştırma, iş bağlantısı, turistik ziyaret, eğitim, tedavi gibi geçici amaçlarla kalacak olan yabancılara yöneliktir. (6458 sayılı YUKK, m. 31) Başvuru Yeri ve Süresi: Yurt içinden yapılacak başvurular, valiliklere iletilirken yurt dışından yapılan başvurular, ilgili Türk konsolosluklarına iletilir. Yurt içindeki başvurular, yabancının yasal süresi dolmadan yapılmalıdır. Başvuruların, ikamet

Devamını Oku

Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınır? Başvuru Şartları ve Usulü Nedir?

Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancıların, belirli şartları sağlaması ve gerekli belgeleri eksiksiz olarak sunması gerekmektedir. Bu süreç, evliliğin samimi olduğunu ve başvuran kişinin Türkiye için bir güvenlik riski oluşturmadığını kanıtlamaya yönelik ayrıntılı bir başvuru ve inceleme sürecini içerir. 1. Başvuru Şartları Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı başvurusu yapacak yabancıların yerine getirmesi gereken temel koşullar şunlardır: En Az Üç Yıl Evlilik: Türk vatandaşı bir eşle evli olan yabancı uyruklu kişiler, en az üç yıl süren ve halen devam eden bir evlilik birliği içinde bulunmalıdır. Evlilik birlikteliğinin yalnızca vatandaşlık amacıyla değil, gerçek bir aile birliği amacı taşıması gereklidir. Aksi takdirde, sahte

Devamını Oku

كيفية الحصول على الجنسية التركية عن طريق الزواج؟ الشروط والإجراءات

يجب على الأجانب الذين يرغبون في الحصول على الجنسية التركية عن طريق الزواج استيفاء متطلبات معينة وتقديم الوثائق اللازمة بشكل كامل. تتضمن هذه العملية تقديم طلب تفصيلي وإجراء مراجعة لإثبات أن الزواج حقيقي وأن المتقدم لا يشكل خطرًا أمنيًا على تركيا. 1. شروط التقديم يجب على الأجانب المتقدمين للحصول على الجنسية التركية عن طريق الزواج استيفاء الشروط الأساسية التالية: الزواج لمدة لا تقل عن ثلاث سنوات: يجب أن يكون الأجانب المتزوجين من مواطن تركي في زواج مستمر لمدة لا تقل عن ثلاث سنوات. يجب أن يكون الهدف من الزواج تكوين وحدة عائلية حقيقية، وليس فقط من أجل الحصول على الجنسية.

Devamını Oku

How to Obtain Turkish Citizenship Through Marriage? Requirements and Procedure

Attorney Meryem Günay Foreign nationals wishing to acquire Turkish citizenship through marriage must meet specific requirements and submit the necessary documents completely. This process includes a detailed application and review procedure to prove that the marriage is genuine and that the applicant does not pose a security risk to Turkey. 1. Application Requirements Foreigners applying for Turkish citizenship through marriage must meet the following basic conditions: At Least Three Years of Marriage: Foreign nationals married to a Turkish citizen must be in a marriage that has lasted for at least three years and is still ongoing. The marriage must aim

Devamını Oku

Kira Tespit Davası’nın Şartları ve Bilinmesi Gerekenler?

Kira tespit davaları, özellikle kira sözleşmelerinin yenilenen dönemlerinde kira bedelinin güncel piyasa koşullarına uygun olarak yeniden belirlenmesi amacıyla açılır. 5 yıllık sürenin dolmasıyla birlikte kiraya verenler, belirli şartlar dahilinde kira bedelini artırmak için mahkemeye başvurabilirler. 1. Beş Yıllık Sürenin Dolması Nedeniyle Açılan Kira Tespit Davasının Şartları Nelerdir? Kira tespit davasının açılabilmesi için belirli şartların yerine getirilmiş olması gereklidir. 5 yıllık süre dolduğunda kira tespit davası açabilmek için gereken başlıca şartlar şunlardır: Kira Sözleşmesinin Süresi: Kira sözleşmesinin süresi 5 yılı aşmış olmalı veya kira sözleşmesi beşinci yılını doldurmuş olmalıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 344. ve 345. maddelerine göre, 5 yıldan uzun süreli

Devamını Oku

Serbest Bölge Faaliyet Ruhsatı Nasıl Alınır? Faaliyet Ruhsatı Başvuru Şartları ve  Aşamaları Nelerdir?

Dr. Mehmet GÜNAY 1. Hazırlık Aşaması Başvuru Formunun Temini Serbest Bölge Faaliyet Ruhsatı Müracaat Formu, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın resmi web sitesinden indirilir ve başvuru yapılacak faaliyete uygun olarak bilgisayar ortamında doldurulur. Formu doldurmadan önce açıklamalar dikkatlice okunmalıdır. Başvuru Ücretinin Ödenmesi Başvuru için belirlenen 5.000 ABD doları tutarındaki ücret, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda bulunan Serbest Bölgeler Özel Hesabına, 951 101 301 nolu dolar hesabına yatırılır. Ücretin yatırıldığına dair banka dekontu, başvuru dosyasına eklenir. 2. Mevcut Şirket Adına Başvuru Gerekli Belgelerin Hazırlanması Doldurulmuş Başvuru Formu ve formun 1. sayfasında istenen belgeler eksiksiz hazırlanır. Bu belgeler şunlardır: Şirketin kuruluş ve son sermaye yapısını

Devamını Oku

AİHM’e göre üçüncü kişilerden işkenceyle elde edilen delillerin yargılamada kullanılması, “adaletin açıkça tanınmaması” veya “adaletin reddi/inkarı” anlamına gelir.

Sözleşme’nin 3. maddesinin ihlali suretiyle elde edilen ve yargılamada sanık aleyhine kullanılan deliller, sanık dışında üçüncü bir kişiden elde edilmiş olabilir. Kuşkusuz bu şekilde üçüncü kişiden, 3. maddenin ihlali yoluyla elde edilen hukuka aykırı delillerin sanık aleyhine kullanılmasının yargılamayı adil olmaktan çıkarıp çıkarmayacağı, çözülmesi gereken önemli bir sonundur. AİHM, bu tür durumlarda 3. maddeye aykırı olarak elde edilen delilin yargılamada kullanılamayacağına ilişkin katı yaklaşımını değiştirmemiştir. Zira AİHM, özellikle üçüncü kişiden işkenceyle elde edilen delilin yargılamada kullanılmasının, “adaletin açıkça tanınmaması” veya “adaletin reddi/inkarı” anlamına geleceğine karar vermiştir. Görüldüğü üzere AİHM’in bu kabulü yalnızca 3. maddeye aykırı muamelenin mağdurunun asıl davalı olduğu durumlarda değil, aynı zamanda üçüncü şahıslar

Devamını Oku

Bir davanın iç hukukta belirlenen hedef sürede sonuçlandırılması makul sürede yargılanma hakkı ihlalinin ileri sürülmesine engel teşkil eder mi?

Kuşkusuz, iç hukukta belirlenen hedef süreler, AİHS’in 6. maddesinde güvenceye bağlanan makul sürede yargılama hakkının uygulanması açısından birtakım tereddütlere yol açabilir. Örneğin bir hukuk davasının iç hukukta öngörülen hedef sürede bitirilmiş olması makul sürede yargılanma hakkı ihlalinin ileri sürülebilmesini kesin olarak ortadan kaldıracak mıdır? Diğer bir ifadeyle belirlenen hedef sürede yargılamanın bitirilmesi makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmediği anlamına mı gelecektir? Zira bazı durumlarda bir yargılama hedef süre içinde bitirilmiş olabilir. Ancak, yargılama makamının dosyayı hareketsiz bırakması nedeniyle o dava gereksiz yere uzamış da olabilir. Ya da belirlenen hedef sürenin aşılması durumunda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmediğine karar verilebilir

Devamını Oku

Adil yargılanma hakkının ihlali, bireysel başvuru yoluyla ileri sürülebilmesi için yargılamasının sona ermiş olması şart mıdır? İstisnası var mıdır?

Kural olarak, suç isnadı altında bulunan veya medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlığın tarafı bir kişinin AİHM veya AYM nezdinde bireysel başvuru yoluyla adil yargılanma hakkının düzenlendiği Sözleşme’nin 6. maddesi korumasından faydalanabilmesi için yargılamasının sona ermiş olması ve yargılama sonucunda verilen kararın kesinleşmiş olması gerekir. Yargılamanın devam ediyor olması halinde ilgili kişinin mağdur sıfatıyla bireyse başvurusunun kabulü söz konusu olmayacaktır.  Uyuşmazlığın esası hakkın karar verilmiş olması şartının temel mantığı, ulusal devlete bahse konu ihlali telafi etme imkanının tanınmasıdır. Çünkü AİHM, 6. maddenin ihlal edilip edilmediğini incelerken ulusal hukuk düzeyinde yargılamanın bütününü dikkate almaktadır. Zira yargılamanın belli bir aşamasında ihmal edilen

Devamını Oku