Yurt dışında alınan velayet kararlarının Türkiye’de hüküm ve sonuç doğurabilmesi için 5718 sayılı MÖHUK kapsamında Aile Mahkemesi’nde tanıma ve tenfiz davası açılması zorunludur. Nüfus müdürlüğüne doğrudan başvuru velayet hükümleri açısından yeterli değildir. Kararın Türkiye’de geçerli hale gelmesi ancak mahkeme kararı ile mümkündür.

1. Hukuki Çerçeve ve Başvuru Zorunluluğu

 Yurt dışı mahkemelerinden alınan velayet kararlarının Türkiye’de geçerlilik kazanabilmesi ve nüfus kayıtlarında görünebilmesi için 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) hükümleri uyarınca yetkili Türk mahkemelerinde “tanıma” veya “tenfiz” davası açılması zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/471 E., 2021/1586  K. sayılı ilamında vurgulandığı üzere, yabancı mahkeme kararlarındaki velayet hükümleri “tenfize konu” hükümlerdir. Bu kararların Türkiye’de mahalli mahkeme kararı kuvvet ve niteliğini kazanması, ancak bağımsız bir dava yoluyla verilecek tanıma veya tenfiz kararıyla mümkündür.

2. Görevli ve Yetkili Mahkeme 

Yurt dışı velayet kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi için başvurulacak merci Aile Mahkemeleridir (Yargıtay 2. HD, 2023/1001 E., 2023/2149  K.). Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu davalar Asliye Hukuk Mahkemelerinde (Aile Mahkemesi sıfatıyla) görülür.

Yetki: Tarafların Türkiye’de yerleşim yeri varsa o yer mahkemesi; Türkiye’de yerleşim yerleri yoksa sakin oldukları yer mahkemesi yetkilidir. Türkiye’de sakin de değillerse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemeleri yetkili kılınmıştır (Yargıtay 17. HD, 2009/10927 E., 2010/593  K.; Yargıtay 2. HD, 2023/2717 E., 2023/4605  K.).

3. İdari Başvuru ve Nüfus Kütüğüne Tescil Sınırı 

Yabancı ülke adli veya idari makamlarınca verilen boşanma kararlarının nüfus kütüğüne tescili konusunda 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesi uyarınca idari bir yol (Nüfus Müdürlüğü/Komisyon) öngörülmüş olsa da, bu yol velayet hükümlerini kapsamamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2022/1205 E., 2023/1188  K. sayılı kararında açıklandığı üzere; komisyon kararı sadece boşanma, evliliğin butlanı veya iptali yönünden sonuç doğurur. Velayet, iştirak nafakası ve kişisel ilişki gibi tenfize konu hükümler bakımından komisyonun karar verme yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle velayetin nüfus kaydına işlenmesi için mutlaka mahkeme kararı gereklidir.

4. Tanıma ve Tenfiz Şartları ile Gerekli Belgeler 

Velayet kararının tenfizi için MÖHUK’un 50, 53 ve 54. maddelerinde belirtilen şartların varlığı aranır:

Belgeler: Yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı (Apostil şerhli), ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış resmi tercümesi ile kararın kesinleştiğini gösteren şerh/belge dilekçeye eklenmelidir (Yargıtay 2. HD, 2015/15599 E., 2015/24938  K.; 2023/7233 E., 2024/253  K.).

Esas Şartlar: Kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması, davalı tarafa savunma hakkı tanınmış olması (usulüne uygun tebligat yapılması) ve kararın verildiği devlet ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) bulunması gerekir (Yargıtay 2. HD, 2023/7657 E., 2024/1916  K.).

5. Velayet Kararının Nüfus Kaydına İşlenmesi Süreci 

Mahkemece verilen tenfiz kararı kesinleştiğinde, yabancı mahkeme ilamı Türkiye’de kesin hüküm ve icra kabiliyeti kazanır. Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 2015/832 E., 2015/868  K. sayılı kararına göre, tenfiz kararının bir bütün olarak (velayet dahil) nüfus kaydına işlenmesi gerekir. Eğer tenfiz kararına rağmen nüfus müdürlüğü velayet hükmünü kayda geçirmeyi reddederse, yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde “nüfus kaydının düzeltilmesi” davası açılması gerekmektedir.

6. Somut Yargı Kararlarından Örnekler

Almanya Kararı: Almanya Amtsgericht Obermburg Mahkemesi’nin velayete ilişkin kararının İskenderun 2. Aile Mahkemesi’nde tenfizine karar verilmiş ve bu karar Yargıtayca onanmıştır (2023/1001 E.).

Fransa Kararı: Fransa Colmar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin velayet kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi için açılan dava kabul edilerek velayet babaya verilmiştir (2022/9991 E. ).

Kazakistan Kararı: Kazakistan İhtisas Bölgelerarası Çocuk Mahkemesi’nin velayet hükmü İzmir 13. Aile Mahkemesi’nce tenfiz edilmiştir (2023/7233 E.).

İsviçre Kararı: İsviçre Basel-Landschaft Mahkemesi’nin velayet hükmü İstanbul 5. Aile Mahkemesi’nce tenfiz edilmiştir (2023/7657 E.).

7. İkincil Kaynak Değerlendirmesi 

İkincil kaynaklar, velayet kararlarının “inşai” (yenilik doğurucu) niteliği nedeniyle tanıma davasına da konu olabileceğini, ancak icrai sonuçlar (çocuğun teslimi vb.) için tenfiz davasının tercih edilmesi gerektiğini belirtmektedir (Yargıtay 2. HD, 2008/5375 E. ). Ayrıca, idari tescil yolunun (Nüfus Müdürlüğü) boşanma için seçimlik bir hak olduğu, ancak velayet gibi ek hükümler içeren kararlarda doğrudan mahkemeye başvurulmasının hukuki yarar açısından daha sağlıklı olduğu vurgulanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/5479 E. ). Yabancı kararın kendi hukukuna göre kesinleşmiş olması yeterli olup, Türk usul hukukundaki kesinleşme şekillerinin aynen aranmayacağı da ikincil bir bağlam olarak sunulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2010/22888 E. ).

Sonuç: Çocuğunuzun velayetinin Türkiye’de geçerli olması ve nüfus kayıtlarında görünmesi için, yurt dışı mahkeme kararının aslı, tercümesi ve kesinleşme belgesi ile birlikte yetkili Aile Mahkemesi’nde “Tanıma ve Tenfiz” davası açmanız gerekmektedir. Karar kesinleştiğinde mahkemece nüfus müdürlüğüne bildirim yapılarak kayıtlar güncellenecektir.

Sık Sorulan Sorular

Dava süreci nasıl işler ve ne kadar sürer?

Dava açıldıktan sonra mahkeme, belgelerin usulüne uygun olup olmadığını inceler ve karşı tarafa tebligat yapılır. Eğer davalı yurt dışında ise tebligat süreci uzayabilir. Belgeler eksiksiz ve savunma hakkı yönünden sorun yoksa dosya genellikle birkaç ay içinde karara bağlanabilir. Ancak eksik apostil, kesinleşme şerhi problemi veya kamu düzeni incelemesi gibi teknik konular süreci uzatabilir. Karar kesinleştikten sonra nüfus müdürlüğüne bildirim yapılarak kayıt güncellenir.

Yurt dışı velayet kararım Türkiye’de otomatik geçerli mi?

Hayır. Yabancı mahkeme kararları Türkiye’de doğrudan geçerlilik kazanmaz. Kararın verildiği ülkede kesinleşmiş olması tek başına yeterli değildir. Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için yetkili Aile Mahkemesi tarafından tanıma veya tenfiz kararı verilmesi gerekir. Bu dava açılmadan çocuğun velayeti nüfus kayıtlarına işlenmez ve resmi işlemlerde (okul kaydı, pasaport, sağlık işlemleri gibi) sorun yaşanabilir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Tanıma ve tenfiz davaları teknik usul kurallarına tabidir. Apostil eksikliği, kesinleşme şerhi hatası, tebligat sorunu veya kamu düzeni değerlendirmesi davanın reddine yol açabilir. Özellikle yurtdışı tebligat, karşılıklılık incelemesi ve doğru dava türünün seçilmesi önemlidir.

İstanbul ve Tuzla bölgesinde uluslararası aile hukuku alanında deneyimli bir avukatla sürecin yürütülmesi, hem zaman kaybını hem de hak kaybı riskini önler.

İstanbul Tuzla avukat desteği ile yurt dışı velayet kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi konusunda profesyonel hukuki danışmanlık ve dava hizmeti sunmaktayız.