https://www.nautilusshipping.com/_next/image?q=75&url=https%3A%2F%2Fdocs.nautilusshipping.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2025%2F09%2FiStock-1090193316.jpg&w=1200
https://images.marinelink.com/images/maritime/bureau-veritas-9309.jpg

Denizcilik faaliyetleri, yüksek risk içeren ve uluslararası standartlara sıkı biçimde bağlı olan bir sektördür. Gemilerin güvenli şekilde işletilmesi yalnızca gemi sahiplerinin sorumluluğunda değildir; aynı zamanda devletler de bayrak devleti sorumluluğu kapsamında gemilerin teknik güvenliğini ve uluslararası sözleşmelere uygunluğunu denetlemekle yükümlüdür. Türkiye’de bu denetim sistemi büyük ölçüde “Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir.

Bu yönetmelik; Türk bayraklı gemilerin inşa, tadilat, bakım ve işletme süreçlerinde uygulanacak teknik standartların kontrol edilmesi, sörveylerin yapılması, sertifikaların düzenlenmesi ve klas işlemlerinin yürütülmesi için Bakanlık adına faaliyet gösterecek kuruluşların belirlenmesi ve denetlenmesine ilişkin ayrıntılı kuralları içermektedir. Yönetmelik ayrıca bu kuruluşların sorumluluklarını, denetim süreçlerini ve yetkilerinin askıya alınması veya iptali gibi yaptırım mekanizmalarını da düzenlemektedir.

Aşağıda yönetmeliğin tüm önemli hükümleri ayrıntılı şekilde ve ilgili maddeleri belirtilerek incelenmiştir.

Yönetmeliğin Amacı

Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliği’nin temel amacı, ulusal ve uluslararası sularda denizde can ve mal emniyetinin sağlanması ile deniz kirliliğinin önlenmesine yönelik teknik denetim sisteminin oluşturulmasıdır. Denizcilik sektöründe gemilerin güvenli şekilde işletilebilmesi için gemilerin belirli teknik standartlara uygun olması zorunludur. Bu standartlar hem ulusal mevzuatta hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde düzenlenmiştir.

Bu kapsamda yönetmelik, Türk bayraklı gemilerin yapım, onarım, tadilat ve kullanım aşamalarında uygulanması gereken asgari güvenlik ve yeterlik kriterlerinin denetlenmesi amacıyla test, sörvey, plan onayı ve sertifikalandırma hizmetlerinin yürütülmesini sağlayacak kuruluşların seçilmesi ve yetkilendirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektedir. Bu kuruluşlar Bakanlık adına hareket eder ve gemilerin uluslararası denizcilik standartlarına uygunluğunu denetler. Yönetmelik ayrıca bu kuruluşların nasıl denetleneceğini, hangi şartlarda yetkilerinin iptal edileceğini ve faaliyetlerinin nasıl yürütüleceğini de düzenler. (Yönt. m.1)

Yönetmeliğin Kapsamı

Yönetmelik, Türk bayraklı gemilerin teknik denetimi ve sertifikalandırılması için Bakanlık tarafından yetkilendirilen Türk veya yabancı tüzel kişileri kapsamaktadır. Bu kuruluşlar genellikle uluslararası alanda faaliyet gösteren klas kuruluşlarıdır ve gemilerin teknik standartlara uygunluğunu denetleyen uzman kurumlardır.

Bu kapsamda yönetmelik; gemilerin doğrudan işletilmesini değil, gemiler üzerinde denetim yapan kuruluşların yetkilendirilmesi, görevleri, sorumlulukları ve denetim mekanizmalarını düzenlemektedir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, gemilerin uluslararası sözleşmelere uygunluğunu kontrol eder ve bu doğrultuda gerekli sertifikaları düzenler. Bu sistem sayesinde devlet, denetim görevini tamamen kendisi yürütmek yerine teknik kapasitesi yüksek uluslararası kuruluşlardan yararlanarak bayrak devleti denetimini daha etkin bir şekilde yerine getirir. (Yönt. m.2)

Yönetmeliğin Hukuki Dayanağı

Yönetmelik, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına denizcilik alanında düzenleme yapma yetkisi veren çeşitli mevzuat hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır. Bu kapsamda özellikle 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yönetmeliğin temel hukuki dayanağını oluşturmaktadır.

Bu düzenlemeler, Bakanlığa denizcilik faaliyetlerinin düzenlenmesi, gemi güvenliğinin sağlanması, uluslararası sözleşmelerin uygulanması ve gemi denetim sisteminin kurulması konusunda geniş idari yetkiler tanımaktadır. Yönetmelik de bu yetkiler çerçevesinde hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. (Yönt. m.3)

Yönetmelikte Yer Alan Temel Tanımlar

Yönetmeliğin uygulanmasında kullanılan bazı kavramların doğru anlaşılması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle yönetmelikte çok sayıda teknik kavram ayrıntılı şekilde tanımlanmıştır.

Örneğin “gemi”, yalnızca kendi kendine hareket edebilen araçları değil, suda hareket etmesi gereken ve yüzme özelliğine sahip tüm deniz araçlarını kapsayacak şekilde tanımlanmıştır. Bu tanım, platformlar, çeşitli hizmet gemileri ve bazı özel deniz araçlarını da kapsam içine almaktadır.

Bunun yanında yönetmelikte “sörvey”, gemilerin ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmelere uygunluğunu belirlemek amacıyla yapılan teknik inceleme ve denetimleri ifade eder. Sörvey işlemleri geminin yapısal durumu, makine sistemleri, güvenlik ekipmanları ve çevre koruma sistemleri gibi birçok unsuru kapsar.

Yönetmelikte ayrıca “klas sertifikası”, bir geminin yapısal ve teknik özelliklerinin belirli klas kurallarına uygun olduğunu gösteren belge olarak tanımlanmıştır. Bu sertifika, geminin uluslararası standartlara uygun şekilde inşa edildiğini ve işletildiğini gösteren önemli bir teknik belgedir.

Yönetmelikte ayrıca Tanınmış Kuruluş (Recognized Organization) kavramı da düzenlenmiştir. Tanınmış kuruluşlar, IMO tarafından kabul edilen Tanınmış Kuruluşlar Kodu (Recognized Organizations Code) kapsamında faaliyet gösteren ve bayrak devletleri tarafından yetkilendirilen kuruluşlardır. (Yönt. m.4)

Yetkilendirilme Talebi ve Başvuru Süreci

Bakanlık adına gemi denetimi ve sertifikalandırma hizmeti yürütmek isteyen kuruluşların öncelikle yetkilendirilme talebinde bulunmaları gerekmektedir. Bu talep kapsamında kuruluşların teknik yeterliliklerini, organizasyon yapılarını ve personel kapasitelerini gösteren çeşitli bilgi ve belgeleri Bakanlığa sunmaları zorunludur.

Başvuru dosyasında genellikle kuruluşun organizasyon yapısı, kalite yönetim sistemi, teknik altyapısı, sörveyör kadrosu, uluslararası standartlara uygunluğu ve denizcilik alanındaki deneyimi gibi unsurlar yer alır. Bu belgeler, kuruluşun gemi denetimi ve sertifikalandırma faaliyetlerini güvenilir şekilde yürütüp yürütemeyeceğinin değerlendirilmesi açısından önem taşır.

Sınırlı yetkili kuruluş olmak isteyen kuruluşların ise ayrıca Bakanlık tarafından belirlenen özel kriterleri karşılamaları gerekmektedir. (Yönt. m.5)

Başvuruların Denetlenmesi ve İnceleme Süreci

Yetkilendirilme talebinde bulunan kuruluşlar yalnızca belge üzerinden değerlendirilmez. Bakanlık tarafından oluşturulan İnceleme, Tespit ve Denetim Komisyonu (İTDK) başvuru sürecinde önemli bir rol oynar.

Bu komisyon, kuruluşların sunduğu belgeleri incelemekle kalmaz; aynı zamanda kuruluşun merkez ofisini ve varsa bölge ofislerini yerinde denetleyerek teknik kapasitesini değerlendirir. Denetimler sırasında kuruluşun teknik ekipmanı, personel yeterliliği ve organizasyon yapısı incelenir.

Komisyonun hazırladığı rapor daha sonra Bakanlığa sunulur ve yetkilendirme kararının verilmesinde esas alınır. (Yönt. m.6)

Yetkilendirme Kararı ve Karar Komisyonu

Yetkilendirme kararları Bakanlık bünyesinde oluşturulan Karar Komisyonu tarafından verilir. Bu komisyonun yapısı oldukça üst düzey yöneticilerden oluşmaktadır ve kararlar çoğunlukla alınır.

Komisyon; Bakan Yardımcısı, Denizcilik Genel Müdürü, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü ve Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürü gibi üst düzey yöneticilerden oluşur. Bu yapı, yetkilendirme kararlarının hem teknik hem de hukuki açıdan titizlikle değerlendirilmesini sağlamaktadır.

Komisyonun verdiği karar doğrultusunda kuruluşun yetkilendirilip yetkilendirilmeyeceği belirlenir. (Yönt. m.7)

Yetkilendirme Protokolü

Yetkilendirme kararı olumlu olan kuruluşlar ile Bakanlık arasında yetkilendirme protokolü imzalanır. Bu protokol, kuruluşun Bakanlık adına hangi görevleri yerine getireceğini ve tarafların karşılıklı sorumluluklarını belirleyen temel hukuki belgedir.

Protokol hazırlanırken IMO tarafından yayımlanan Recognized Organizations Code hükümleri ve uluslararası denizcilik standartları dikkate alınır. Yetkilendirme protokolünün süresi en fazla on yıl olabilir. (Yönt. m.8)

Türk Bayraklı Gemilerin Kayıt Sistemi

Yetkilendirilmiş kuruluşlar, kayıt altına aldıkları Türk bayraklı gemilere ilişkin tüm teknik bilgileri kaydetmek zorundadır. Bu kayıt sistemi, gemilerin teknik geçmişinin izlenmesi ve denetim süreçlerinin şeffaf şekilde yürütülmesi açısından büyük önem taşır.

Kayıt sisteminde geminin sörvey geçmişi, tespit edilen eksiklikler, yapılan düzeltmeler, düzenlenen sertifikalar ve teknik değişiklikler gibi bilgiler yer alır. Bu bilgiler hem Bakanlığın incelemesine hem de liman devleti denetimlerinde yabancı idarelerin incelemesine açık tutulur. (Yönt. m.9)

Liman Devleti Denetimleri ve Yükümlülükler

Yetkilendirilmiş kuruluşlar, kayıtları altında bulunan gemilerin liman devleti denetimlerinde tespit edilen eksikliklerini takip etmekle yükümlüdür. Liman devleti denetiminde geminin tutulması veya ciddi eksiklikler tespit edilmesi halinde kuruluşun Bakanlığı derhal bilgilendirmesi gerekir.

Bu kapsamda kuruluşlar, liman devleti denetimlerinde ortaya çıkan eksikliklerin giderilip giderilmediğini takip etmek ve gerekli raporları Bakanlığa sunmakla yükümlüdür. (Yönt. m.16)

Mali Sorumluluk ve Sigorta Yükümlülüğü

Yetkilendirilmiş kuruluşların yaptığı sörvey ve sertifikalandırma işlemlerinden doğabilecek zararlar nedeniyle hukuki sorumlulukları bulunmaktadır. Bu nedenle yönetmelik kapsamında kuruluşların mesleki sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.

Uluslararası sefer yapan gemiler için sörvey hizmeti veren kuruluşların en az 5 milyon TL tutarında mesleki sorumluluk sigortası yaptırması gerekmektedir. Bu sigorta, kuruluşların faaliyetleri sonucunda doğabilecek zararların karşılanmasını amaçlamaktadır. (Yönt. m.22)

Yetkilendirilmiş Kuruluşların Denetimi

Bakanlık, yetkilendirilmiş kuruluşların faaliyetlerini düzenli olarak denetler. Bu denetimler genellikle iki yılda bir yapılır ancak gerekli görüldüğünde daha sık da gerçekleştirilebilir.

Denetimler sırasında kuruluşların sörvey faaliyetleri, sertifikalandırma işlemleri, personel yeterliliği ve teknik prosedürleri incelenir. Ayrıca gemiler üzerinde yapılan planlı denetimlerin bir kısmına Bakanlık personeli de katılabilir. (Yönt. m.25)

Yetkilendirilmiş kuruluş nedir?

Yetkilendirilmiş kuruluş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından gemiler üzerinde teknik denetim, sörvey ve sertifikalandırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere yetkilendirilen kuruluştur. Bu kuruluşlar genellikle uluslararası klas kuruluşlarıdır ve gemilerin ulusal mevzuat ile uluslararası sözleşmelere uygunluğunu denetler. Geminin yapımından işletilmesine kadar birçok teknik inceleme bu kuruluşlar tarafından gerçekleştirilir.

Klas sertifikası neden önemlidir?

Klas sertifikası, bir geminin yapısal ve teknik özelliklerinin belirli klas kurallarına uygun olduğunu gösteren önemli bir teknik belgedir. Uluslararası sefer yapan birçok geminin klas sertifikasına sahip olması zorunludur. Bu sertifika sayesinde geminin uluslararası güvenlik standartlarına uygun olduğu kabul edilir ve gemi uluslararası limanlarda faaliyet gösterebilir.

Sörvey işlemleri hangi konuları kapsar?

Sörvey işlemleri geminin gövdesi, makine sistemi, güvenlik ekipmanları, yangın önleme sistemleri, çevre koruma sistemleri ve navigasyon ekipmanları gibi birçok teknik unsuru kapsar. Bu denetimler geminin ulusal ve uluslararası kurallara uygunluğunu belirlemek amacıyla yapılır ve sonucunda gerekli sertifikalar düzenlenir.

Neden Uzman Denizcilik Hukuku Avukatı Desteği Gerekli?

Denizcilik mevzuatı yalnızca ulusal düzenlemelerden oluşmaz; aynı zamanda IMO sözleşmeleri, uluslararası denizcilik kodları ve klas kuralları gibi çok sayıda teknik düzenlemeyi içerir. Bu nedenle gemi sahipleri, işletmeciler ve denizcilik şirketleri çoğu zaman karmaşık hukuki sorunlarla karşılaşabilmektedir.

Özellikle klas sertifikalarının iptali, liman devleti denetimlerinde geminin tutulması, gemi kazaları ve yetkilendirilmiş kuruluşların sorumluluğu gibi durumlarda uzman denizcilik hukuku avukatlarından destek alınması büyük önem taşır. Uzman hukuki destek sayesinde gemi sahipleri hem idari yaptırımlardan korunabilir hem de uluslararası denizcilik mevzuatına uygun şekilde faaliyetlerini sürdürebilir.