YUKK 57/A Kapsamında Alternatif Yükümlülüklerin Hukuki Çerçevesi

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 57/A maddesi, idari gözetim yerine uygulanabilecek alternatif yükümlülükleri tahdidi olarak düzenlemiştir. Bu yükümlülükler; belirli adreste ikamet etme, bildirimde bulunma (imza/parmak izi), aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yararına gönüllü hizmet, teminat ve elektronik izleme tedbirlerinden oluşmaktadır. YUKK m.57/4 uyarınca idari gözetimin devamında zaruret bulunmadığı durumlarda gözetim kaldırılarak bu alternatif yükümlülüklerden bir veya birkaçı uygulanabilir.

Yargı kararları, özellikle ölçülülük ilkesi gereği, gözetimden beklenen kamu yararının daha hafif bir tedbirle sağlanabileceği hallerde idari gözetimin kaldırılabileceğini ortaya koymaktadır.

1. YUKK Madde 57/A Kapsamındaki Alternatif Yükümlülüklerin Yasal Çerçevesi

 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun (YUKK) 57/A maddesi, idari gözetime alternatif olarak uygulanabilecek yükümlülükleri tahdidi olarak sıralamıştır. Yargı kararlarına (Uyuşmazlık Mahkemesi 2024/352 , 2022/385 , 2023/625 ) yansıyan bu tedbirler şunlardır:

Belirli adreste ikamet etme,

Bildirimde bulunma (imza/parmak izi),

Aile temelli geri dönüş,

Geri dönüş danışmanlığı,

Kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma,

Teminat,

Elektronik izleme.

YUKK md. 57/4 uyarınca, idari gözetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için gözetim derhal sonlandırılarak bu alternatif yükümlülüklerden bir veya birkaçı getirilebilir.

2. Gözetim Kararının Kaldırılması Taleplerinde Dayanak Alınan Somut Gerekçeler 

Yargı kararları analizi, idari gözetimin kaldırılarak alternatif tedbirlere hükmedilmesinde mahkemelerin şu hususları dikkate aldığını göstermektedir:

Sınır Dışı İşleminin Uygulanamaması: İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği, Anayasa Mahkemesi’nin sınır dışı işlemini durdurma kararını gerekçe göstererek, gözetimin işlevsiz hale gelmesi nedeniyle kaldırılmasına ve yabancının 15 günde bir imza yükümlülüğüne tabi tutulmasına karar vermiştir (AYM, 11/11/2015).

Somut Delil Eksikliği ve Soyut Gerekçeler: İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliği, gözetim kararının kanundaki nedenlerin soyut tekrarından ibaret olduğu ve somut delil sunulmadığı gerekçesiyle gözetimi kaldırmıştır (AYM, 11/6/2018). Benzer şekilde Edirne Sulh Ceza Hâkimliği, kamu güvenliği tehdidine dair somut delil bulunmaması nedeniyle gözetimi sonlandırmıştır (AYM, 30/9/2015).

Süre Sınırlarının Aşılması: Kırklareli Sulh Ceza Hâkimliği, yabancının iş birliği yapmadığına dair somut veri bulunmadığı halde 6 aylık sürenin uzatılmasını hukuka aykırı bularak gözetimi kaldırmıştır (AYM, 11/7/2023).

Ölçülülük ve Alternatif Tedbirle Fayda Sağlanması: İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği, gözetimin uzatılmasının gerekçelendirilemediği durumlarda “alternatif tedbirle de idari gözetimden beklenen faydanın sağlanabileceği” vurgusuyla gözetimi kaldırmıştır (AYM, 22/11/2022).

3. Uygulanan Somut Alternatif Tedbir Örnekleri

 Kararlarda idari gözetim yerine veya sonrasında uygulanan bildirim yükümlülüklerinin farklı periyotlarda somutlaştığı görülmektedir:

Haftalık Bildirim: Haftanın bir günü parmak izi, dört günü ıslak imza (Uyuşmazlık Mahkemesi, 2024/352 ) veya her hafta Cuma günü imza atma (AYM, 2/5/2019).

Aylık Bildirim: Her ay imza atma (Uyuşmazlık Mahkemesi, 2022/385 ) veya dört haftada bir kez imza/parmak izi verme (Uyuşmazlık Mahkemesi, 2023/625 ).

On Beş Günlük Bildirim: 15 günde bir imzaya gelme yükümlülüğü (AYM, 11/11/2015).

Adli Kontrol ile İkame: Bazı durumlarda idari gözetim sonrası “belirli bir ilçe sınırlarını terk etmemek” (AYM, 2/5/2019) veya “konutu terk etmeme” (AYM, 14/2/2024) gibi adli kontrol tedbirlerinin de alternatif olarak tartışıldığı görülmektedir.

4. Usul ve Görevli Yargı Yeri 

Uyuşmazlık Mahkemesi’nin yerleşik içtihatlarına göre (2024/352 , 2022/385 , 2023/625 ), idari gözetime alternatif yükümlülük kararları “idari gözetim kararının devamı niteliğinde ve aynı amaçla” verildiği için bu kararlara karşı yapılacak itirazların ve kaldırma taleplerinin adli yargı (Sulh Ceza Hâkimliği) yerinde görülmesi gerekmektedir. YUKK md. 57/6 ve 57/A/5 hükümleri bu itiraz yolunu yasal güvenceye bağlamıştır.

5. İkincil Kaynaklardan Elde Edilen Ek Bağlam 

Aşağıdaki hususlar karar metinlerindeki sınırlı bilgileri tamamlayıcı nitelikte ikincil kaynaklar olarak not edilmiştir:

İzmir 2. Sulh Ceza Hâkimliği (2022/9071 ): İtiraz dilekçesinde yabancının Türkiye’de sabit ikametgahı olması, aile birliği ve suç kaydının bulunmaması gibi unsurlar vurgulanarak 57/A alternatiflerinin talep edildiği; mahkemenin ise gözetimi “orantısız” bularak kaldırdığı ve yükümlülük tayinini idarenin takdirine bıraktığı görülmektedir.

Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliği (AYM 30/7/2025): Küçük yaştaki çocukların üstün yararı, eşin Türk vatandaşı olması ve ikametgahın belirli olması durumlarında idari gözetimin amacına ulaştığı belirtilerek alternatif tedbirlerin uygulanabileceği ifade edilmiştir.

Sonuç ve Analiz: Yargı kararları, idari gözetim kararına karşı Sulh Ceza Hâkimliği’ne yapılacak başvurularda; yabancının sabit ikametgahı, ailevi durumu, sınır dışı işleminin önündeki engeller ve idarenin gerekçelerinin soyutluğu üzerinden YUKK md. 57/A’daki bildirim (imza) ve ikamet yükümlülüklerinin talep edilmesinin etkili bir yöntem olduğunu göstermektedir. Mahkemeler, özellikle “ölçülülük” ilkesi gereği, gözetimden beklenen kamu yararının daha hafif bir tedbirle sağlanabileceği durumlarda gözetimi kaldırma eğilimindedir.

Sık Sorulan Sorular

İdari gözetim yerine hangi alternatif tedbirler uygulanabilir?

YUKK 57/A kapsamında belirli adreste ikamet, haftalık veya aylık imza yükümlülüğü, parmak izi verme, teminat, elektronik izleme, geri dönüş danışmanlığı ve aile temelli geri dönüş gibi tedbirler uygulanabilir. Bu yükümlülükler idari gözetim yerine veya gözetimin kaldırılması sonrasında uygulanabilir.

Alternatif yükümlülük talebi hangi gerekçelere dayanmalıdır?

Mahkemeler, sabit ikametgahın bulunması, aile birliği, çocukların üstün yararı, sınır dışı işleminin uygulanamaması, somut delil eksikliği ve gözetim süresinin aşılması gibi unsurları dikkate almaktadır. Bu hususların somut belgelerle desteklenmesi alternatif tedbir talebinin kabulünü kolaylaştırmaktadır.

Ölçülülük ilkesi idari gözetim kararını nasıl etkiler?

İdari gözetim özgürlüğü kısıtlayan ağır bir tedbirdir ve son çare olarak uygulanmalıdır. Eğer bildirim yükümlülüğü veya belirli adreste ikamet gibi daha hafif tedbirlerle aynı kamu yararı sağlanabiliyorsa, gözetimin devamı ölçüsüz kabul edilebilir. Yargı kararları bu ilkeyi açıkça vurgulamaktadır.

Bildirim (imza) yükümlülüğü nasıl uygulanır?

Kararlarda haftalık, 15 günlük veya aylık periyotlarla imza atma veya parmak izi verme yükümlülüğü getirildiği görülmektedir. Bazı uygulamalarda haftanın belirli günlerinde imza, bazı durumlarda ise her ay belirli tarihte bildirim yapılması şeklinde düzenlemeler yapılmaktadır.

Sınır dışı işlemi uygulanamıyorsa idari gözetim kaldırılır mı?

Anayasa Mahkemesi’nin sınır dışı işlemini durdurma kararı gibi durumlarda gözetim amacını yitirebilir. Bu tür hallerde sulh ceza hâkimlikleri gözetimi kaldırarak alternatif yükümlülük uygulanmasına karar verebilmektedir.

Belirli adreste ikamet yükümlülüğü nedir, nasıl uygulanır?

Belirli adreste ikamet, idari gözetim yerine uygulanabilen bir tedbirdir; yabancı, sınır dışı işlemi sonuçlanıncaya kadar bildirdiği adreste kalmak zorundadır. Adres, İl Göç İdaresi’ne bildirilir; İl Müdürlüğü adresi sistemsel doğrulama ile teyit eder. Doğrulama sonrası genellikle kira sözleşmesi ya da kira yoksa yanında kalınacak kişinin yazılı kabul beyanı istenebilir; ancak adres zaten sistemden doğrulanabiliyorsa bu belgeler istenmeden de yükümlülük uygulanabilir. Adres bilgisi kolluğa iletilir ve kişinin adreste bulunup bulunmadığı mahalli tahkikat ile kontrol edilebilir. İl değiştirme istenirse yazılı başvuru gerekir; sağlık, eğitim, aile bağları, güvenlik riski gibi gerekçeler değerlendirilir.

“İmza atma / parmak izi / ses tanıma” ile bildirim yükümlülüğü nasıl işler?

Bildirimde bulunma, yabancının belirlenen aralıklarla İl Göç İdaresi’ne bildirim yapmasıdır. Uygulamada bildirim; ıslak imza, parmak izi doğrulama ve/veya ses tanıma yöntemleriyle yapılabilir (birisi veya birkaçı). Bildirim sıklığını İl Müdürlüğü kişiye özel belirler ve bu aralık bir ayı geçemez. Kişinin yaşı, engeli, uzak mesafe gibi durumlar dikkate alınarak daha makul bir sıklık belirlenmesi gerekir; amaç denetim sağlarken ölçüsüz bir külfet yaratmamaktır. Başka ilde bildirim için yazılı talep gerekir; bazı risk kategorilerinde ayrıca Başkanlık görüşü aranabilir.

Aile temelli geri dönüş yükümlülüğü kimler için mümkündür, şartları neler?

Bu yükümlülük, kişinin talebi üzerine uygulanabilen bir alternatiftir. Yabancı, sınır dışı edilinceye kadar Türkiye’de yasal olarak bulunan 1. veya 2. derece akrabası yanında kalır. Şartlar: (i) yazılı başvuru, (ii) akrabalık bağının resmî belgeyle ispatı (pasaport/kimlik vb.), (iii) yanında kalacak akrabaların yazılı muvafakati. Muvafakat veren aile bireyleri ayrıca yabancının süreçteki bazı masraflarına ilişkin taahhüt de üstlenebilir. Muvafakat yoksa bu tedbir uygulanamaz. Mantık şu: adres belirliliği sağlanırken, kişinin aile bağları kopmadan süreç yönetilir.

Geri dönüş danışmanlığı ne sağlar, yabancı açısından avantajı nedir?

Geri dönüş danışmanlığı, gönüllü dönüşü kolaylaştırmak için yabancıya hak ve yükümlülüklerini anlatan, menşe ülke/üçüncü ülkeye çıkış sürecini hazırlayan destek mekanizmasıdır. Belgelerin tespiti, temsilciliklerle koordinasyon, yol haritası oluşturma gibi işlemler bu kapsamda yürütülebilir. Süreçte yabancıya yazılı bilgilendirme yapılması beklenir. En kritik sınır: geri göndermeme (non-refoulement) ilkesi—yani kişinin işkence, insanlık dışı muamele veya hayat/hürriyet tehdidi olan yere gönderilememesi. Bu yüzden danışmanlık yalnız “idari işlem” değil, aynı zamanda hak temelli bir güvence katmanı olarak değerlendirilir.

Kamu yararına gönüllü çalışma yükümlülüğü zorunlu mu, “angarya” olur mu?

Bu tedbirin ana şartı gönüllülüktür; kişi gönüllü değilse zaten bu yükümlülük mantıken işlememelidir. “Angarya/zorla çalıştırma” tartışmasının önüne geçen nokta da budur: rıza olmadan uygulanmaması gerekir. Uygulamada en büyük sorun, görevlerin ve usulün detaylı, öngörülebilir biçimde düzenlenmemesi; ayrıca dil/yetenek/uyum gibi sebeplerle yabancının uygun görev bulamaması ihtimalidir. Sağlıklı işlemesi için “kamuya yararlı görevler listesi”, görev yerinin denetimi ve gönüllülüğün açık tespiti gibi standartlar gerekir.

Teminat (güvence bedeli) nedir, yatırılınca idari gözetim kalkar mı, geri alınır mı?

Teminat, kişinin sınır dışı işlemi tamamlanıncaya kadar serbest kalabilmesi için belirlenen güvence bedelinin muhasebe hesabına yatırılmasıdır; dekont İl Göç İdaresi’ne teslim edilir ve kural olarak bu işlemle idari gözetim sonlandırılabilir. Teminat yatıran kişiye çoğunlukla ek bildirim yükümlülüğü de getirilir (denetim sürsün diye). Sınır dışı uygulanırsa veya sınır dışı kararı mahkemece iptal edilirse, teminat yazılı talep ve banka bilgisiyle iade edilir; ancak iade sırasında genellikle faiz işletilmez. Yükümlülüklere uyulmaz ya da ülkeden çıkış gerçekleşmezse teminat Hazineye gelir kaydedilebilir. Bazı risk gruplarında teminat uygulanamaz; ayrıca insan ticareti mağduriyeti ihtimaline karşı teminat sürecinde mülakat zorunluluğu gibi güvenlik adımları öngörülebilir.

Elektronik izleme “mobil uygulama” ve “elektronik kelepçe” farkı nedir, itiraz edilebilir mi?

Mobil uygulama ile takip: Kişinin telefonuna yüklenen uygulama üzerinden belirli aralıklarla konum/bildirim yapılır; daha “hafif” bir denetim modelidir. Bazı kişi grupları için (özellikle belirli güvenlik risk kategorileri) uygulanamayabilir. Kısa süreli il dışı seyahatlerde genellikle izin ve prosedür gerekir (örneğin 15 günü aşmayan seyahat mantığı).
Elektronik kelepçe: Daha ağır ve sürekli izleme sağlar; genellikle güvenlik riski daha yüksek görülen ve hakkında özel değerlendirme yapılan kişilerde gündeme gelir. Karar süreci çoğu kez merkezî değerlendirme/görüş mekanizmalarıyla yürür ve güvenlik-istihbarat görüşleri istenebilir.
İtiraz: Elektronik izleme kararına karşı kişi (veya avukatı/temsilcisi) sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Ancak başvuru çoğu durumda tedbiri otomatik durdurmaz; hâkim kararı çıkana kadar uygulama devam edebilir. Sonradan koşullar değişirse yeniden başvuru yapılabilir; kaldırılırsa yerine başka alternatif yükümlülükler uygulanabilir.

Neden Alternatif Yükümlülük Talebinde Uzman Avukat Desteği Gerekli?

YUKK 57/A kapsamında alternatif yükümlülük talebi, yalnızca idari gözetimin kaldırılmasını değil aynı zamanda özgürlüğün daha hafif tedbirlerle korunmasını hedefleyen teknik bir hukuki başvurudur. Sulh ceza hâkimliğine yapılacak başvurularda somut delillerin sunulması, aile birliği, sabit ikamet, ölçülülük ilkesi ve yargı içtihatlarının doğru şekilde dile getirilmesi önem taşımaktadır. Eksik veya yetersiz hazırlanmış başvurular, gözetimin devamına yol açabilmektedir.

2M Hukuk Avukatlık Bürosu, İstanbul merkezli olarak idari gözetim kararlarının kaldırılması, alternatif yükümlülük talepleri, geri gönderme merkezi süreçleri ve sınır dışı işlemlerinin iptali konularında hukuki destek sunmaktadır. Büro; İstanbul, Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe ve Anadolu Yakası genelinde ve Tuzla Geri Gönderme Merkezi bünyesinde yabancılar hukuku alanında stratejik dava planlaması ve sulh ceza başvurularında temsil sağlamaktadır.

İdari gözetim ve alternatif tedbir süreçlerinde hak kaybı yaşanmaması için hukuki başvurunun uzman bir avukat tarafından hazırlanması önem taşımaktadır.