
Nafaka alacakları, Türk hukukunda alacaklının korunması gereken en güçlü alacak türlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle nafaka kararlarının icrası bakımından, diğer alacaklardan farklı bazı özel kurallar uygulanmaktadır.
Uygulamada en çok sorulan sorulardan biri şudur: nafaka kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulması halinde icra durdurulabilir mi? Türk hukukunda genel kural, nafaka kararlarında tehiri icra (icranın durdurulması) yolunun kapalı olmasıdır. Bununla birlikte, bazı istisnai durumlarda İcra ve İflas Kanunu’nun 33. maddesi kapsamında icranın geri bırakılması talep edilebilir.
Nafaka Borçlarında İcranın Geri Bırakılması ve Tehiri İcra Analizi
1. Kanun Yolu Aşamasında Tehiri İcra Yasağı (Genel Kural)
Nafaka alacaklarının hayati önemi ve alacaklının korunması ilkesi gereği, Türk hukuk sisteminde nafaka hükümlerine karşı “tehiri icra” (icranın durdurulması) müessesesi kapalıdır.
Yasal Dayanak: 6100 sayılı HMK m. 350/1 ve m. 367/1 ile 2004 sayılı İİK m. 36 hükümleri uyarınca; istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuş olması nafaka kararlarının icrasını durdurmaz. Kanun koyucu, nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini açıkça düzenlemiştir.
Mehil Vesikası Yasağı: İİK m. 36/4 uyarınca, nafaka hükümlerinde icranın geri bırakılması için borçluya süre (mehil vesikası) verilemez. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (2017/10449 E. ) ve Bölge Adliye Mahkemeleri, nafaka alacaklarının ilamlı veya ilamsız ayrımı olmaksızın zorunlu yaşam ihtiyaçları için öngörüldüğünü, bu nedenle tehiri icra prosedüründen muaf tutulduğunu teyit etmektedir.
Anayasal Uygunluk: Anayasa Mahkemesi (2023/76 E. , 2015/104 E. ), nafaka kararlarının kesinleşmeden icra edilebilmesini ve tehiri icra yasağını, “taraflardan birinin çok zor durumda kalabileceği” gerekçesiyle kamu düzenine ve hak arama hürriyetine uygun bulmuştur.
2. İcra ve İflas Kanunu m. 33 Kapsamında İcranın Geri Bırakılması
Nafaka borçlusu, kanun yolu aşamasında tehiri icra talep edemese de, İİK m. 33 uyarınca belirli maddi hukuk nedenlerine dayanarak icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
Ödeme (İtfa) ve İspat Şartı: Borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borcun ödendiğini ileri sürebilir. Ancak bu iddianın; yetkili mercilerce re’sen düzenlenmiş veya onaylanmış belgelerle ya da icra tutanaklarıyla ispatı zorunludur (İİK m. 33/1).
Ahlaki Ödev ve Mahsup Meselesi: Yargıtay içtihatlarına göre (8. HD 2014/8904 E. , 2014/27236 E. ), nafaka açıklaması içermeyen, aylık nafaka miktarına uygun olmayan veya düzenli yapılmayan ödemeler “ahlaki ödevin ifası” sayılır ve nafaka borcundan mahsup edilmez. İcranın geri bırakılması için ödeme belgelerinde takibe konu alacağa açık atıf bulunması şarttır.
Zamanaşımı: Nafaka ilamlarında zamanaşımı süresi 10 yıldır. Ancak nafaka sürekli tahakkuk eden bir alacak olduğundan, zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması sadece takip tarihinden geriye doğru 10 yılı aşan taksitler için mümkündür (Yargıtay 8. HD 2014/14259 E. , 12. HD 2012/3290 E. ).
3. Özel Durumlar ve İstisnalar
6284 Sayılı Kanun Kapsamındaki Tedbir Nafakaları: Bu kapsamda verilen tedbir nafakaları ilamlı icra takibine konu edilemez; infazı doğrudan icra müdürlüğü aracılığıyla (infaz memuru sıfatıyla) yapılır. Bu nedenle standart tehiri icra prosedürü bu kararlar için uygulanamaz (Yargıtay 8. HD 2016/132 E. ).
Reşitlik Durumu: Müşterek çocuğun reşit olmasıyla iştirak nafakası kendiliğinden sona erer. Bu durum “ilama aykırılık” teşkil ettiğinden, borçlu süresiz olarak icranın geri bırakılmasını talep edebilir (Yargıtay 8. HD 2013/14018 E. ).
Tazyik Hapsinin Ertelenmesi: İİK m. 344 uyarınca, nafaka borcunu ödemeyen borçlu hakkında tazyik hapsi kararı verildiğinde; borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açmışsa, icra mahkemesi bu davanın sonucunu bekleyerek hapsin infazını geri bırakabilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2007/36 E. ).
Protokoller ve Harici Sözleşmeler: Taraflar arasında düzenlenen ve mahkemece onaylanmayan protokoller, kesinleşmiş ilamın hükmünü değiştiremez. Bu tür belgelere dayalı icranın geri bırakılması talepleri, kesin hükmün bağlayıcılığı nedeniyle reddedilmektedir (Yargıtay 12. HD 2023/6110 E. , 2021/12143 E. ).
4. İkincil Kaynak Analizi ve Uygulama Notları
İkincil Kaynak: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi (2025/709 E. ) ve İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi (2019/343 E. ) kararlarında, ticari alacakların aksine nafaka kararlarının “derhal infaz edilebilir” ve “tehiri icra yasağına tabi” niteliği, aile hukukunun özel korunma ihtiyacı bağlamında bir istisna olarak vurgulanmıştır.
İkincil Kaynak: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (2022/10385 E. ) ve 8. Hukuk Dairesi (2015/19086 E. ) kararlarında, nafaka artırım kararlarının kesinleşmeden takibe konulabileceği, borçlunun tehiri icra talebinde bulunmasının icra işlemlerini durdurmadığı, ancak hesap hatalarının şikayet yoluyla giderilebileceği belirtilmiştir.
İkincil Kaynak: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (2016/19110 E. ), mahkeme ara kararlarının ilam niteliğinde olmadığını, bu nedenle ilamlı icra yoluyla takip edilemeyeceğini; dolayısıyla İİK m. 36 kapsamındaki tehiri icra tartışmasının ancak usulüne uygun ilamlı takiplerde gündeme gelebileceğini işaret etmiştir.
Sonuç: Nafaka borçlarında, üst mahkeme incelemesi (istinaf/temyiz) süresince teminat karşılığı icranın durdurulması (tehiri icra) hukuken mümkün değildir. İcranın geri bırakılması ancak İİK m. 33 kapsamındaki sınırlı nedenlerle (ödeme, zamanaşımı, imhal) ve nitelikli belgelerle ispatlanması halinde icra mahkemesinden talep edilebilir.
Sık Sorulan Sorular
Nafaka kararına karşı istinaf veya temyiz başvurusu yapılması icrayı durdurur mu?

Hayır. Türk hukukunda nafaka kararlarına karşı yapılan istinaf veya temyiz başvuruları icranın durmasına neden olmaz. 6100 sayılı HMK ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre nafaka alacakları kesinleşmeden de icra edilebilir. Bu nedenle borçlu taraf, kanun yoluna başvurmuş olsa bile nafaka ödemek zorundadır.
Nafaka borçlarında tehiri icra (icranın durdurulması) mümkün müdür?

Genel kural olarak nafaka alacaklarında tehiri icra mümkün değildir. Kanun koyucu, nafaka alacaklarının yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olması nedeniyle icranın geri bırakılması kurumunu bu alacak türü bakımından sınırlandırmıştır. Bu nedenle teminat yatırılarak icranın durdurulması gibi uygulamalar nafaka borçlarında geçerli değildir.
Nafaka borçlarında icranın geri bırakılması hangi durumlarda mümkündür?

Nafaka borçlarında icranın geri bırakılması ancak İcra ve İflas Kanunu’nun 33. maddesi kapsamında mümkündür. Borçlu, borcun ödendiğini, zamanaşımına uğradığını veya başka bir nedenle sona erdiğini resmi belgelerle ispat ederse icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını talep edebilir. Ancak bu talebin kabul edilmesi için ödeme veya borcun sona erdiğine ilişkin resmi belgelerle ispat şarttır.
Nafaka Borçlarında İcranın Geri Bırakılması Bilgi Notu
1. Kanun Yolu Aşamasında Kesin Yasak (Tehiri İcra Yapılamaz):
İlgili Mevzuat: 6100 sayılı HMK m. 350/1, m. 367/1 ve 2004 sayılı İİK m. 36.
Düzenleme: Kanun koyucu, nafaka alacaklarının hayati önemini dikkate alarak; istinaf veya temyiz aşamasında, teminat gösterilse dahi nafaka hükümlerinin icrasının durdurulmasını (tehiri icra) açıkça yasaklamıştır. İİK m. 36/4 uyarınca, nafaka hükümlerinde icranın geri bırakılması için borçluya süre (mehil vesikası) verilemez.
Etki: Nafaka kararları kesinleşmeden icra edilebilir ve üst mahkeme incelemesi sonuçlanana kadar takibin durdurulması mümkün değildir.
2. Ödeme, Zamanaşımı ve İmhal Nedeniyle Geri Bırakma (İİK m. 33):
İlgili Mevzuat: 2004 sayılı İİK m. 33 ve m. 33/a.
Düzenleme: Borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde; borcun ödendiğini, ertelendiğini veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
İspat Şartı: İtfa (ödeme) iddiası; yetkili mercilerce re’sen düzenlenmiş veya usulüne göre onaylanmış belgelerle ya da icra tutanaklarıyla ispatlanmalıdır. Yargıtay içtihatlarına göre, nafaka açıklaması içermeyen veya düzenli olmayan ödemeler “ahlaki ödevin ifası” sayılarak nafaka borcundan mahsup edilmeyebilir.
Zamanaşımı: Nafaka ilamlarında zamanaşımı süresi 10 yıldır. Ancak nafaka alacağı zaman geçtikçe tahakkuk ettiğinden, takip tarihinden geriye doğru sadece 10 yılı aşan taksitler zamanaşımı nedeniyle geri bırakılabilir.

3. Tazyik Hapsinin Ertelenmesi (İİK m. 344):
İlgili Mevzuat: 2004 sayılı İİK m. 344.
Düzenleme: Nafaka borcunu ödememe nedeniyle tazyik hapsi kararı verildiğinde; borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açmışsa, icra mahkemesi bu davanın sonucunu bekleyerek tazyik hapsinin uygulanmasını (infazını) geri bırakabilir.
4. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar:
Tedbir Nafakası: 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir nafakaları ilamlı icra takibine konu edilemez; bu kararların infazı doğrudan icra müdürlüğü aracılığıyla (infaz memuru sıfatıyla) yapılır.
Kesinleşme Şartı: Nafaka kararları, aile hukukuna ilişkin diğer hükümlerin aksine, icraya konulabilmesi için kesinleşme şartı aranmayan istisnai kararlardandır.
Protokoller: Taraflar arasında haricen düzenlenen ve mahkemece onaylanmayan protokoller, kesinleşmiş ilamın hükmünü değiştiremez ve bu protokollere dayalı geri bırakma talepleri reddedilebilir.
Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
Nafaka borçlarında icra süreçleri, hem aile hukuku hem de icra hukuku kurallarını içeren teknik bir alan olduğundan uygulamada birçok hatalı işlem yapılabilmektedir. Özellikle nafaka borcunun hesaplanması, cari nafaka ile birikmiş nafaka ayrımı, icranın geri bırakılması talepleri veya icra işlemlerine karşı şikayet yolları çoğu zaman hukuki uzmanlık gerektirir.
Bu nedenle nafaka alacaklarına ilişkin icra süreçlerinin deneyimli bir İstanbul avukat tarafından değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Özellikle aile hukuku alanında çalışan bir İstanbul nafaka avukatı, nafaka alacaklarının tahsili, nafaka borcuna ilişkin icra işlemleri ve icranın geri bırakılması taleplerinde müvekkillerine hukuki destek sağlayabilir.
Aile hukuku ve nafaka uyuşmazlıkları alanında faaliyet gösteren 2M Hukuk Avukatlık Ofisi, İstanbul genelinde boşanma davaları, nafaka davaları ve nafaka alacaklarının icra yoluyla tahsili konularında danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Ofis bünyesinde görev yapan İstanbul boşanma avukatı ve Tuzla nafaka avukatı ekibi; nafaka borçları nedeniyle yürütülen icra takipleri ve icra mahkemesi süreçlerinde hukuki destek sağlamaktadır.
Nafaka borcuna ilişkin icra işlemlerinde yapılacak hatalar ciddi hak kayıplarına yol açabileceğinden, sürecin deneyimli bir Tuzla avukat veya İstanbul nafaka avukatı tarafından yürütülmesi önem taşımaktadır.



