Türkiye’de özellikle restoran, kafe veya eğlence sektöründe çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilen yabancılar hakkında idari işlemler sıkça uygulanmaktadır. Uygulamada çoğu yabancı, bu durumda ikamet izninin otomatik olarak iptal edildiğini düşünmektedir.

Ancak İstanbul İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararları incelendiğinde; çalışma izni ihlalinin ikamet iznini kendiliğinden düşüren otomatik bir sonuç doğurmadığı, idarenin ayrıca bir işlem tesis etmesi gerektiği görülmektedir.

Bu yazıda, restoranda çalışma izni olmadan yakalanan yabancıların Geri Gönderme Merkezi (GGM) süreci, sınır dışı kararı ve ikamet izninin iptali konuları İstanbul özelindeki yargı kararları ışığında analiz edilmektedir.

Çalışma izni olmaksızın çalışırken yakalanan ve Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) sevk edilen yabancıların mevcut ikamet izinlerinin otomatik iptali hususunun İstanbul İdare Mahkemesi kararları ışığında analizi.

1. Çalışma İzni İhlali ve İkamet İzni İlişkisi 

Yargı kararlarına yansıyan somut olaylar, çalışma izni olmaksızın bir restoranda veya benzeri bir iş yerinde yakalanan yabancılar hakkında tesis edilen işlemlerin genellikle iki aşamalı olduğunu göstermektedir: 6458 sayılı Kanun’un 54/1-(ğ) maddesi uyarınca sınır dışı etme kararı ve mevcut ikamet izninin iptali. Ancak kararlar, bu iptalin bir “otomatik sonuç” olmaktan ziyade, idarenin ayrı bir işlemi veya sınır dışı kararına bağlı bir hukuki değerlendirmesi olarak tezahür ettiğini ortaya koymaktadır.

İstanbul Özelindeki Somut Olaylar: Anayasa Mahkemesi’nin 16/3/2022 tarihli bir kararında, İstanbul’da bir restoranda izinsiz çalıştığı tespit edilen Kazakistan vatandaşı hakkında doğrudan sınır dışı kararı alındığı, ancak bu kararın ikamet izninin iptaline dair otomatik bir hüküm içermediği görülmektedir. İstanbul 1. İdare Mahkemesi, bu olayda izinsiz çalışma olgusunu sabit bularak davayı reddetmiş, fakat ikamet izninin iptal mekanizmasına dair müstakil bir analiz yapmamıştır.

İdari Uygulama Örnekleri: İstanbul 10. İdare Mahkemesi’ne yansıyan bir başka olayda (AYM 7/7/2015), bir gece kulübünde “çalışma amacı dışında çalışma” şüphesiyle yakalanan yabancının sınır dışı edilmesi gündeme gelmiş; mahkeme, izinsiz çalışmanın somut delillerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle sınır dışı işlemini iptal etmiştir. Bu durum, ikamet izni üzerindeki tasarrufların da somut delil şartına bağlı olduğunu ve kendiliğinden (otomatik) bir süreç işletilmediğini ima etmektedir.

2. İkamet İzninin İptal Prosedürü ve Yargısal Denetim 

Kararlar, ikamet izninin iptalinin genellikle 6458 sayılı Kanun’un 33. maddesi (kısa dönem için) veya 36. maddesi (aile ikamet izni için) çerçevesinde, “kamu düzeni” veya “iznin veriliş amacı dışında kullanılması” gerekçeleriyle yapıldığını göstermektedir.

Sınır Dışı Kararıyla Bağlantı: Danıştay 10. Dairesi’nin 20.02.2024 tarihli bir kararında, İstanbul Valiliği’nin hem sınır dışı etme hem de ikamet iznini iptal etme işlemlerini iki ayrı idari işlem olarak tesis ettiği görülmektedir. Bu durum, iptalin bir sistem çıktısı olarak otomatik gerçekleşmediğini, idarenin bu yönde irade beyanında bulunması gerektiğini teyit etmektedir.

GGM Süreci ve İkamet Durumu: İstanbul’da ikamet izni uzatma başvurusu sırasında tahdit kaydı tespit edilerek GGM’ye sevk edilen yabancılarla ilgili olaylarda (AYM 22/9/2016), idari gözetim altına alınma işleminin mevcut ikamet iznini doğrudan ve hukuken sona erdirmediği, ancak fiilen ikamet hakkının kullanımını engellediği anlaşılmaktadır.

3. İkincil Kaynaklar ve Genel Hukuki Yaklaşım 

Aşağıdaki hususlar, karar metinlerinde sınırlı bilgi bulunan alanlarda ek bağlam sağlaması amacıyla ikincil kaynaklar üzerinden değerlendirilmiştir:

İkincil Kaynak Notu (Danıştay 10. Daire – 2016/2078 ): Antalya’da geçen bir olayda, izinsiz çalışma nedeniyle alınan sınır dışı kararının kesinleşmesi üzerine aile ikamet izninin 6458 sayılı Kanun 36/1-(c) maddesi uyarınca iptal edildiği belirtilmiştir. Bu karar, ikamet izni iptalinin sınır dışı kararına “dayanılarak” yapıldığını, yani sınır dışı kararının iptal için bir hukuki sebep teşkil ettiğini ancak işlemin ayrı bir idari tasarruf olduğunu göstermektedir.

İkincil Kaynak Notu (Danıştay 10. Daire – 2016/989 ): İzmir’de görülen bir davada, çalışma izni iptal edilen bir yabancının “çalışma amaçlı ikamet izninin” de idarece iptal edilmek istenmesi, mahkemece hukuka aykırı bulunmuştur. Bu, çalışma statüsündeki değişikliğin ikamet iznini her zaman otomatik olarak düşürmediğini kanıtlamaktadır.

İkincil Kaynak Notu (AYM – 15/3/2022): Bursa’da bir masaj salonunda yakalanan yabancı örneğinde, 6735 sayılı Kanun uyarınca çalışma izninin ikamet izni yerine geçtiği, ancak mevcut bir aile ikamet izni varken yapılan çalışma ihlalinin, aile hayatına saygı hakkı kapsamında orantılılık denetimine tabi tutulması gerektiği vurgulanmıştır.

4. Sonuç ve Analiz 

İstanbul İdare Mahkemesi kararlarına ve ilgili yüksek yargı içtihatlarına göre; bir restoran, kafe gibi yerlerde çalışma izni olmaksızın yakalanan yabancının mevcut ikamet izni otomatik olarak iptal edilmemektedir. İdare, 6458 sayılı Kanun uyarınca sınır dışı kararı alırken eş zamanlı veya bağlantılı olarak ikamet iznini iptal etme yetkisine sahiptir; ancak bu iptal işlemi:

Ayrı bir idari işlem veya gerekçelendirilmiş bir karar gerektirir.

İzinsiz çalışma olgusunun somut delillerle (kolluk tutanağı, işveren beyanı vb.) ispatlanmasına dayanmalıdır.

Yargı denetimine tabi olup, özellikle aile birliği veya uzun süreli ikamet gibi durumlarda “orantılılık” ilkesi çerçevesinde iptal edilebilir.

Raporlanan kararlar, İstanbul Valiliği’nin izinsiz çalışma tespitini takiben ikamet izni iptali yönünde irade gösterdiğini ancak mahkemelerin bu işlemlerin dayanağı olan tahkikatların yeterliliğini (komşu ifadeleri, iş yeri denetim tutanaklarının imzalı olup olmaması vb.) titizlikle incelediğini göstermektedir.

Çalışma izni olmadan restoran, kafe gibi yerlerde yakalanan yabancı doğrudan deport edilir mi?

Hayır. Çalışma izni olmadan çalışmak tek başına otomatik deport sebebi değildir. İdare çoğu zaman 6458 sayılı Kanun’un 54. maddesi kapsamında sınır dışı kararı tesis etmektedir; ancak bu kararın alınabilmesi için izinsiz çalışmanın somut delillerle ispatlanması gerekir.
Mahkemeler, yalnızca polis tutanağı veya soyut iddialarla verilen sınır dışı kararlarını birçok dosyada iptal edebilmektedir. Özellikle iş yeri denetim tutanaklarının imzasız olması, tanık beyanlarının bulunmaması veya yabancının fiilen çalıştığını gösteren delillerin yetersiz olması durumunda mahkemeler deport işlemlerini hukuka aykırı bulabilmektedir.

Geri Gönderme Merkezi’ne gönderilen yabancının ikamet izni otomatik iptal olur mu?

Hayır. Bir yabancının Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edilmesi ikamet iznini hukuken otomatik olarak sona erdirmez.
Ancak idare, sınır dışı kararı ile birlikte veya sonrasında ikamet iznini iptal edebilir. Bu durumda iptal işlemi ayrı bir idari işlem niteliğindedir ve idare mahkemesinde dava konusu yapılabilir.
Dolayısıyla GGM’ye gönderilmek, ikamet izninin otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez; ancak fiilen kişinin Türkiye’de kalma imkanını ciddi şekilde kısıtlar.

Çalışma izni ihlali nedeniyle iptal edilen ikamet izni geri alınabilir mi?

Evet. İkamet izni iptali idari bir işlem olduğu için idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Mahkemeler bu davalarda özellikle şu hususları incelemektedir:
izinsiz çalışmanın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği
işlemin somut delillere dayanıp dayanmadığı
yabancının Türkiye’de aile hayatının bulunup bulunmadığı
işlemin orantılı olup olmadığı
Bu nedenle bazı durumlarda mahkemeler, çalışma izni ihlali iddiasına rağmen ikamet izni iptalini hukuka aykırı bularak işlemi iptal edebilmektedir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Çalışma izni olmadan çalıştığı iddiasıyla yakalanan yabancılar hakkında uygulanan işlemler çoğu zaman sınır dışı kararı, idari gözetim ve ikamet izni iptali gibi birden fazla idari işlemi içermektedir. Bu işlemlerin her biri ayrı dava ve itiraz yollarına tabidir.

Uygulamada birçok yabancı, haklarını bilmediği için sınır dışı kararına veya ikamet izni iptaline karşı yasal süreler içinde başvuru yapamamaktadır. Özellikle Tuzla Geri Gönderme Merkezi gibi merkezlerde tutulan yabancılar açısından süreler oldukça kısadır ve hukuki destek alınması kritik önem taşır.

Bu nedenle sürecin deneyimli bir İstanbul göçmen avukatı tarafından değerlendirilmesi önemlidir. Göç hukuku alanında çalışan bir İstanbul avukat, idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığını inceleyerek sınır dışı kararının iptali, idari gözetimin kaldırılması ve ikamet izni iptali davalarının doğru şekilde yürütülmesini sağlayabilir.

Göç hukuku alanında faaliyet gösteren 2M Hukuk Avukatlık Ofisi, özellikle İstanbul ve çevresinde yabancılar hakkında verilen sınır dışı kararları, idari gözetim işlemleri ve ikamet izni iptali davalarında hukuki danışmanlık sağlamaktadır. Ofis bünyesinde görev yapan Tuzla göçmen avukatı ekibi, özellikle Tuzla Geri Gönderme Merkezi dosyalarında yabancıların hukuki haklarının korunmasına yönelik çalışmalar yürütmektedir.

Yanlış veya eksik yapılan başvurular yabancılar açısından deport, giriş yasağı veya ikamet haklarının kaybedilmesi gibi ciddi sonuçlar doğurabileceğinden, sürecin deneyimli bir İstanbul göçmen avukatı tarafından yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.