
Gemi adamı ücretleri, geri getirilme giderleri ve sosyal sigorta payları, Türk Ticaret Kanunu’nda en güçlü korumaya sahip deniz alacakları arasında yer almasına rağmen; uygulamada bu alacaklar da sıklıkla gecikmekte veya tamamen tahsil edilememektedir. Bunun nedeni, hukuki statünün güçlü olmasına karşın sözleşme yapısı, ispat rejimi ve sorumlu kişinin yanlış belirlenmesi gibi kritik hatalardır.
1. Yasal Çerçeve ve Deniz Alacağı Tanımı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1352/1-o maddesi uyarınca; gemi adamlarına gemide çalışmaları dolayısıyla ödenecek ücretler, ülkelerine geri getirilme giderleri ve onlar adına ödenmesi gereken sosyal sigorta katılma payları “deniz alacağı” olarak kabul edilmiştir. Bu alacaklar aynı zamanda TTK m. 1320/1-a kapsamında “gemi alacaklısı hakkı” veren alacaklar arasında sayılmış olup, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanımaktadır.
2. Mürettebat Alacaklarının Kapsamı ve Sınırları
Yargı kararları, deniz alacağı kavramının kapsamını fiili çalışma ve buna bağlı yasal yükümlülüklerle sınırlandırmaktadır:
Ücret ve Diğer Ödemeler: Gemi adamlarının maaş, ikramiye ve gemide çalışmaya bağlı diğer parayla ölçülebilen hakları bu kapsamdadır (İstanbul 17. ATM-2019/284 K).
Geri Getirilme ve Sosyal Sigorta: Ülkelerine getirilme giderleri ve sosyal sigorta katılma payları deniz alacağı tanımına açıkça dahildir (Yargıtay 9. HD-2022/6018 K).
Kapsam Dışı Durumlar: Adana BAM 9. HD (2022/1376 K) kararında, iş akdinin haksız feshinden sonraki “çalışılmayan aylara ilişkin ücret taleplerinin” TTK m. 1352/1-o kapsamında deniz alacağı sayılamayacağı ve bu nedenle ihtiyati hacze konu edilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Benzer şekilde, yıllık izin ücreti gibi yargılamayı gerektiren alacaklar “yaklaşık ispat” koşulunu sağlamadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz aşamasında reddedilebilmektedir (İstanbul BAM 12. HD-2019/207 Kaynak).
3. İhtiyati Haciz ve Yaklaşık İspat Koşulu
Deniz alacağı niteliğindeki mürettebat ücretleri, geminin ihtiyati haczine imkan tanır (TTK m. 1353). Mahkemeler bu aşamada “tam ispat” yerine “yaklaşık ispat” aramaktadır:
İspat Araçları: Gemi kaptanı tarafından düzenlenen ve gemi mührünü içeren “List of Sum Which Owner Must to Pay” (Malikin Ödemesi Gereken Tutarlar Listesi), “Crew List” (Mürettebat Listesi), iş sözleşmeleri ve hizmet belgeleri yaklaşık ispat için yeterli görülmektedir (Yargıtay 11. HD-2015/12940 K, İstanbul BAM 14. HD-2022/221 K).
Kaptan Yetkisi: TTK m. 1109/1 uyarınca kaptanın donatanı temsilen imzaladığı alacak teyit belgeleri donatanı bağlayıcı kabul edilmektedir (İstanbul BAM 43. HD-2022/275 K).
Kardeş Gemi Haczi: Mürettebat alacakları için TTK m. 1369/2 uyarınca borçluya ait “kardeş gemiler” üzerine de ihtiyati haciz konulabilmektedir (İstanbul BAM 43. HD-2022/267 K).
4. Sorumluluk ve Donatanın Durumu
Gemi adamı ücretlerinden kural olarak donatan sorumludur. Ancak somut olaydaki sözleşme ilişkileri bu durumu değiştirebilir:
Çıplak Gemi Kirası (Bareboat Charter): TTK m. 1127 uyarınca, geminin çıplak olarak kiraya verilmesi durumunda gemi adamlarının çalıştırılmasından doğan borçlar kiracıya aittir. Bu durumda gemi maliki (donatan sıfatı yoksa) ücret alacaklarından sorumlu tutulamaz (İstanbul BAM 43. HD-2020/1498 K, İstanbul 17. ATM-2018/51
Gemi İşletme Müteahhidi: Gemi yönetim sözleşmelerinde (Shipman98 vb.), işletmecinin personel idaresi yetkisi yoksa ve hizmet sözleşmesi doğrudan malikle yapılmışsa, işletmeci ücretlerden sorumlu tutulmamaktadır (Yargıtay 11. HD-2012/361
5. Görevli Mahkeme ve Bayrak Devleti Ayrımı
Uyuşmazlığın çözüleceği mahkeme, geminin bayrağına ve kanun kapsamına göre belirlenmektedir:
Türk Bayraklı Gemiler: 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında (100 grostonilatodan büyük gemiler) uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür (İstanbul BAM 43. HD-2024/481
Yabancı Bayraklı Gemiler: Deniz İş Kanunu uygulanmaz; uyuşmazlık hizmet akdi çerçevesinde genel hükümlere tabidir. Yargıtay 11. HD ve 17. HD kararlarına göre, bu alacaklar gemi alacağı/deniz alacağı niteliğinde olduğundan Deniz İhtisas Mahkemeleri (veya bu sıfatla Asliye Ticaret Mahkemeleri) görevlidir (Yargıtay 17. HD-2014/14640 , Yargıtay 11. HD-2013/13472. Ancak bazı güncel BAM kararlarında, yabancı bayraklı gemilerdeki hizmet ilişkisinin Borçlar Kanunu kapsamında olduğu ve İş Mahkemelerinin görevli olduğu yönünde değerlendirmeler de mevcuttur (Adana BAM 9. HD-2024/278

Sonuç: TTK m. 1352/1-o uyarınca mürettebat ücretleri, geri getirilme masrafları ve sosyal sigorta payları tartışmasız birer deniz alacağıdır. Bu alacaklar, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı sağlar ve yaklaşık ispat koşuluyla geminin (veya kardeş gemilerin) ihtiyati haczine dayanak oluşturur. Ancak çıplak kira sözleşmelerinde sorumluluğun kiracıya geçmesi ve görevli mahkemenin geminin bayrağına göre değişkenlik gösteresi uygulamada dikkat edilmesi gereken kritik unsurlardır.
Yabancı bayraklı gemide çalışan mürettebat alacağı nerede takip edilir?

Yabancı bayraklı gemilerde en sık yapılan hata yanlış mahkemede dava açılmasıdır. Türk Bayraklı gemilerde Deniz İş Kanunu ve İş Mahkemeleri gündeme gelirken; yabancı bayraklı gemilerde uyuşmazlık çoğu zaman deniz alacağı niteliğiyle Denizcilik İhtisas Mahkemelerinde görülür. Ancak bazı BAM kararları Borçlar Kanunu–İş Mahkemesi yönünde değerlendirme yapabildiğinden, görev hatası davanın usulden reddine neden olabilir.
Mürettebat maaşı deniz alacağıysa neden hâlâ ödenmiyor?

TTK m. 1352/1-o uyarınca mürettebat ücretleri açıkça deniz alacağıdır ve TTK m. 1320 kapsamında gemi alacaklısı hakkı (kanuni rehin) verir. Ancak uygulamada sorun, alacağın varlığından değil; kimin sorumlu olduğunun yanlış tespit edilmesinden kaynaklanır. Özellikle çıplak gemi kira sözleşmelerinde (bareboat charter), maaş borcu donatanda değil kiracıda olabilir. Yanlış kişiye yöneltilen talepler, alacağın fiilen sonuçsuz kalmasına yol açar.
Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
Mürettebat alacakları teoride en güçlü alacaklar arasında yer alsa da, uygulamada en hızlı eriyen alacaklardandır. Çünkü bu alacaklarda:
Yanlış donatan / kiracı ayrımı
Eksik yaklaşık ispat
Hatalı ihtiyati haciz stratejisi
Yanlış görevli mahkeme seçimi tek başına alacağı tamamen sonuçsuz bırakabilir.
Özellikle İstanbul, Tuzla, Tuzla Tersanesi, Ambarlı, Pendik ve büyük limanlarda; gemilerin limanda kalma süresi kısa, personel değişimleri hızlı ve bayrak–şirket yapıları karmaşıktır. Bu nedenle mürettebat alacakları klasik işçilik alacağı mantığıyla değil, deniz ticareti hukukuna özgü reflekslerle takip edilmelidir.
Bu noktada, deniz alacakları, gemi ihtiyati haczi ve mürettebat ücretleri konusunda yoğun uygulama tecrübesi bulunan 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, İstanbul ve Tuzla liman bölgesinde bu tür alacakların hızlı güvence altına alınması ve tahsili açısından öne çıkan hukuk büroları arasında yer almaktadır.



