Af Uygulaması Neyi Kapsıyor?

Türkiye’de yabancıların ikamet ve çalışma süreçleri, yürürlükteki göç mevzuatına bağlı olarak sürekli güncellenmektedir. Göç İdaresi Başkanlığı tarafından 2025 yılı itibarıyla getirilen yeni düzenleme kamuoyunda “yabancılara af” olarak anılsa da, bu uygulama aslında genel bir af niteliği taşımamaktadır. Düzenleme yalnızca belirli koşulları sağlayan ve ev hizmetlerinde çalışacak yabancılar için sınırlı bir kolaylık sağlamaktadır.

Bu kapsamda, belirli şartları taşıyan ve Türkiye’de vize veya ikamet ihlali nedeniyle kaçak duruma düşmüş bazı yabancılar, idari para cezası ödemeden çalışma izni ve ikamet izni alarak statülerini yasallaştırabilmektedir. Ancak uygulamanın kapsamı oldukça sınırlıdır ve her yabancı bu düzenlemeden yararlanamamaktadır.

2026 Yılında Kaçak Yabancılara Genel Af Var mı?

Resmî Gazete’de yayımlanmış ve tüm yabancıları kapsayan genel bir af düzenlemesi bulunmamaktadır. Ancak 30 Aralık 2024 tarihli düzenlemeler çerçevesinde, ev hizmetlerinde çalışacak yabancılar için özel bir uygulama getirilmiştir.

Bu uygulamaya göre; 2024 yılı ve öncesinde ikamet başvurusu reddedilen veya vize ihlali nedeniyle kaçak duruma düşen yabancılar, belirli şartları sağlamaları halinde ev hizmetlerinde çalışma amacıyla başvuru yaparak idari para cezası ödemeden yasal statü kazanabilmektedir.

Ancak 2025 yılında yapılan ikamet veya çalışma izni başvurusu reddedilen yabancılar bu uygulamadan yararlanamamaktadır.

İnternette yer alan “genel af çıktı” şeklindeki birçok haber doğru değildir. Yanlış veya eksik başvuru yapılması halinde kişi deport edilebilir veya yeniden giriş yasağı alabilir. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce hukuki durumun uzmanlar tarafından değerlendirilmesi önemlidir.

Ev Hizmetleri Affı Şartları: Kimler Başvuru Yapabilir?

Ev hizmetleri kapsamında getirilen bu düzenlemeden yararlanabilmek için yabancıların bazı temel koşulları sağlaması gerekmektedir. Öncelikle kişinin Türkiye’ye yasal yollarla giriş yapmış olması gerekir. Yani kaçak giriş yapan kişiler bu uygulamadan yararlanamaz.

Bunun yanında kişinin Türkiye’de kalış süresinin bitmesi nedeniyle vize veya ikamet ihlali sonucunda kaçak duruma düşmüş olması gerekir. Ayrıca yapılacak başvurunun ev hizmetlerinde çalışma amacıyla yapılması zorunludur.

Başvuru sırasında yabancının en az 8 ay geçerli bir pasaporta sahip olması da şartlar arasında yer almaktadır. Bu şartları sağlayan bazı yabancılar, idari para cezası ödemeden ikamet izni ve çalışma izni alma imkanına sahip olabilmektedir

2024 ve Öncesi ile 2025 Başvurularının Durumu

Düzenlemede en önemli ayrım 2024 yılı ve öncesi ile 2025 yılı başvuruları arasında yapılmıştır. Buna göre, 2025 yılında ikamet veya çalışma izni başvurusu yapıp ret alan yabancılar, bu uygulamadan yararlanamamaktadır.

Buna karşılık 2024 yılı ve öncesinde başvurusu reddedilen ve sonrasında kaçak kalan yabancılar bu düzenleme kapsamına girebilmektedir. Aynı şekilde daha önce hiç ikamet başvurusu yapmadan yalnızca vize ihlali nedeniyle kaçak duruma düşmüş olan kişiler de başvuru yapabilmektedir.

Bu nedenle kişinin kaçak duruma düşme tarihi ve daha önce yaptığı başvurular, başvurunun kabul edilip edilmeyeceğini doğrudan etkilemektedir.

Ev Hizmetleri Kapsamına Giren İşler

Düzenleme yalnızca ev hizmetleri kapsamında yapılacak işler için geçerlidir. Ev hizmetleri; aile içinde yürütülen ve ev ortamında gerçekleştirilen bakım veya destek faaliyetlerini ifade etmektedir.

Bu kapsamda değerlendirilen başlıca işler şunlardır:

Çocuk bakımı (bebek veya çocuk bakıcılığı)

Yaşlı bakımı ve refakat hizmetleri

Evde hasta bakımı (temel bakım hizmetleri)

Ev içi gündelik destek işleri (temizlik, yemek, ütü vb.)

Bunun dışında kalan ofis temizliği, kafe veya restoran çalışanı, fabrika işçisi, kuaför çalışanı veya işyeri personeli gibi meslekler bu düzenlemenin kapsamına girmemektedir. Dolayısıyla başvurunun mutlaka ev hizmetleri kapsamında yapılması gerekmektedir.

Kimler Bu Uygulamadan Yararlanamaz?

Ev hizmetleri affı olarak bilinen bu düzenleme her yabancıyı kapsayan bir af değildir. Bazı kişiler bu uygulamadan kesin olarak yararlanamaz.

Örneğin Türkiye’ye kaçak yollarla giriş yapan yabancılar, bu düzenleme kapsamına girmemektedir. Ayrıca geçerli pasaportu bulunmayan veya pasaport süresi yetersiz olan kişiler de başvuru yapamaz.

Ev hizmetleri dışında bir işte çalışmak isteyen yabancılar da bu düzenlemeden yararlanamaz. Bunun yanında 2025 yılında ikamet veya çalışma izni başvurusu yapıp ret alan kişiler de kapsam dışındadır.

Ayrıca deport edilmiş yabancılar için bu düzenleme tek başına yeterli değildir. Bu kişilerin Türkiye’ye yeniden giriş yapabilmeleri için mahkeme kararı veya meşruhatlı vize gibi ek hukuki süreçlerin tamamlanması gerekebilir.

Başvuru Süreci Nasıl İşler?

Ev hizmetleri kapsamında yapılacak başvurular genellikle iki aşamalı bir süreçten oluşmaktadır ve ortalama yaklaşık iki hafta içerisinde tamamlanabilmektedir.

1. Aşama: Yabancının İlk Başvurusu

İlk aşamada başvuru, yabancı tarafından şahsen yapılmaktadır ve bu aşamada işverenin gelmesine gerek yoktur. Başvuru sırasında yabancının biyometrik fotoğrafları, pasaport fotokopisi, son giriş kaşesi, bakımı yapılacak kişinin kimlik bilgileri ve yerleşim yeri belgesi sunulmalıdır.

Bunun yanında ev hizmetlerinde çalışılacağını gösteren noter onaylı ev hizmetleri taahhütnamesi hazırlanmalıdır. Ayrıca başvuru için gerekli dilekçeler ve bazı teknik belgeler genellikle uzmanlar tarafından hazırlanarak dosyaya eklenmektedir.

2. Aşama: İşveren ile Birlikte Başvuru

İlk başvurunun ardından ikinci aşamada yabancı ve işveren birlikte başvuru merkezine gitmektedir. Bu aşamada işverenin mali durumunu ve yabancı çalıştırma kapasitesini gösteren bazı belgeler ibraz edilmelidir.

Özellikle işverenin son 6 aylık banka hesap dökümü, adına kayıtlı elektrik veya su faturası, SGK hizmet dökümü, vukuatlı nüfus kayıt örneği ve yabancı için yaptırılmış 1 yıllık sağlık sigortası gibi belgeler talep edilmektedir.

Başvuru sırasında ayrıca ikamet harcı, tek giriş vize harcı ve kart bedeli gibi bazı resmi harçlar ödenmektedir. Bu harçların miktarı yabancının vatandaşlığına göre Dışişleri Bakanlığı tarafından mütekabiliyet esasına göre belirlenmektedir.

Yanlış Bilgilere Karşı Dikkat

Son dönemde sosyal medya ve internet sitelerinde “herkese af çıktı” veya “genel yabancı affı ilan edildi” gibi başlıklar sıkça yer almaktadır. Ancak bu tür haberlerin büyük kısmı gerçeği yansıtmamaktadır.

Ev hizmetleri kapsamında getirilen bu düzenleme yalnızca belirli şartları taşıyan yabancılar için geçerlidir ve her başvuru otomatik olarak kabul edilmemektedir. Eksik veya hatalı başvurular doğrudan reddedilebilmekte ve bazı durumlarda yabancı hakkında sınır dışı işlemleri başlatılabilmektedir.

Bu nedenle başvuru yapılmadan önce kişinin hukuki durumunun ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi ve başvurunun doğru şekilde hazırlanması büyük önem taşımaktadır.

Ev hizmetleri affı kapsamında başvuru yapan herkes otomatik olarak çalışma izni alabilir mi?

Hayır. Ev hizmetleri kapsamında getirilen düzenleme otomatik bir hak sağlamamaktadır. Başvuru yapan kişinin Türkiye’ye yasal yollarla giriş yapmış olması, pasaportunun geçerli olması ve kaçak duruma düşme tarihinin düzenlemenin kapsamına uygun olması gerekir. Ayrıca kişinin daha önce yaptığı ikamet veya çalışma izni başvurularının tarihi de değerlendirmede önemli rol oynar.
Göç İdaresi başvuru sırasında yabancının geçmiş kayıtlarını, varsa hakkında konulmuş tahdit kodlarını ve deport kararlarını incelemektedir. Eğer kişinin hakkında aktif bir giriş yasağı veya sınır dışı kararı bulunuyorsa başvuru reddedilebilir. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce kişinin sistem kayıtlarının kontrol edilmesi ve başvurunun doğru hukuki kategori altında yapılması gerekir. Aksi halde başvuru reddedilebildiği gibi yabancı hakkında yeni bir deport kararı da verilebilir.

2025 yılında ikamet başvurusu reddedilen yabancılar bu uygulamadan yararlanabilir mi?

Mevcut uygulamaya göre en önemli ayrım 2024 ve öncesi başvurular ile 2025 yılı başvuruları arasında yapılmaktadır. 2025 yılında yapılan ikamet veya çalışma izni başvurusu reddedilen kişiler, çoğu durumda bu düzenleme kapsamı dışında kalmaktadır.
Buna karşılık 2024 yılı ve öncesinde başvurusu reddedilen veya yalnızca vize ihlali nedeniyle kaçak duruma düşmüş kişiler belirli şartları sağladıkları takdirde ev hizmetleri kapsamında başvuru yapabilmektedir. Ancak her dosya kendi içinde ayrı değerlendirilir. Kişinin sistem kayıtlarında tahdit kodu bulunup bulunmadığı, daha önce deport edilip edilmediği ve Türkiye’ye giriş şekli başvurunun sonucunu doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce kişinin hukuki durumunun ayrıntılı biçimde incelenmesi önemlidir.

Deport edilmiş veya hakkında giriş yasağı bulunan yabancılar ev hizmetleri affından yararlanabilir mi?

Deport edilmiş yabancılar için durum daha karmaşıktır. Eğer kişi hakkında verilmiş bir giriş yasağı (tahdit kodu) bulunuyorsa, ev hizmetleri düzenlemesi tek başına Türkiye’ye yeniden giriş yapma hakkı sağlamaz. Bu durumda kişinin giriş yasağının kaldırılması veya meşruhatlı vize alınması gibi ek hukuki süreçlerin tamamlanması gerekebilir.
Uygulamada birçok kişi, deport kararı veya tahdit kodu bulunduğunu bilmeden başvuru yapmakta ve başvurusu reddedilmektedir. Hatta bazı durumlarda kişi başvuru sırasında tespit edilerek idari gözetim altına alınabilmektedir. Bu nedenle özellikle daha önce deport edilmiş veya giriş yasağı bulunan yabancıların başvuru yapmadan önce mutlaka hukuki durumlarını değerlendirmeleri ve gerekli işlemleri doğru sırayla gerçekleştirmeleri gerekir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Ev hizmetleri kapsamında getirilen bu düzenleme her ne kadar kamuoyunda “yabancılara af” olarak anılsa da, uygulama teknik olarak oldukça karmaşık bir başvuru sürecine sahiptir. Başvurunun kabul edilip edilmeyeceği; yabancının Türkiye’ye giriş şekline, kaçak duruma düşme tarihine, daha önce yapılan ikamet veya çalışma izni başvurularına ve kişinin hakkında uygulanmış olabilecek tahdit kodlarına bağlı olarak değişmektedir. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce kişinin hukuki durumunun ayrıntılı biçimde analiz edilmesi gerekir.

Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlar; yanlış başvuru kategorisinin seçilmesi, eksik belge sunulması, daha önce verilmiş deport kararlarının göz ardı edilmesi veya kişinin sistemde tahdit kodu bulunmasına rağmen başvuru yapılmasıdır. Bu tür hatalar, başvurunun reddedilmesine ve bazı durumlarda yabancının Tuzla Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edilmesine kadar varan ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.

Bu nedenle sürecin deneyimli bir İstanbul avukat veya özellikle göç hukuku alanında çalışan bir İstanbul göçmen avukatı tarafından değerlendirilmesi önem taşır. Başvuru yapılmadan önce yabancının sistem kayıtlarının incelenmesi, olası tahdit kodlarının kontrol edilmesi, uygun başvuru stratejisinin belirlenmesi ve başvuru dosyasının doğru hazırlanması, sürecin sorunsuz ilerlemesi açısından kritik öneme sahiptir.

Göç hukuku alanında faaliyet gösteren 2M Hukuk Avukatlık Ofisi, özellikle İstanbul ve çevresinde yürütülen yabancı ikamet ve çalışma izni başvurularında danışmanlık sağlamaktadır. Ofis bünyesinde görev yapan Tuzla göçmen avukatı ekibi; deport, giriş yasağı, ikamet ihlalleri ve ev hizmetleri kapsamında yapılacak çalışma izni başvurularında hukuki destek sunmaktadır. Yanlış veya eksik başvuru yapılması halinde ortaya çıkabilecek riskler göz önünde bulundurulduğunda, sürecin profesyonel bir İstanbul göçmen avukatı tarafından yürütülmesi yabancıların hak kaybı yaşamaması açısından büyük önem taşımaktadır.