Gemi limandan ayrılmak üzereyse veya seferdeyse ihtiyati haciz nasıl uygulanır?

Deniz Alacağı Nedeniyle Gemiye İhtiyati Haciz Konulması ve Seferden Men Süreci
1. Alacaklının İzlemesi Gereken Yasal Yol ve Hak Düşürücü Süreler
Deniz alacağı nedeniyle gemi hakkında ihtiyati haciz kararı alan alacaklı, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1364 uyarınca, kararın verildiği tarihten itibaren üç iş günü içinde kararın infazını istemek zorundadır. Bu talep, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki veya geminin bulunduğu yerdeki icra dairesine yapılmalıdır. Bu sürenin geçirilmesi halinde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (BAM-İstanbul 12. HD-2023/604 K, Yargıtay 12. HD-2016/6938 K).
2. İcra Müdürlüklerinin İzlemesi Gereken Prosedür ve Seferden Men
İcra müdürlüğü, alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararını derhal uygulamakla yükümlüdür. TTK m. 1366/1 uyarınca, ihtiyati haczine karar verilen gemiler, bayrağına veya siciline bakılmaksızın icra müdürü tarafından seferden men edilerek muhafaza altına alınır. Yargıtay içtihatlarına göre, seferden men işlemi ihtiyati haczin infazının doğal ve zorunlu bir sonucudur; alacaklının ayrıca seferden men talep etmesine gerek yoktur, icra müdürü bu işlemi resen gerçekleştirmelidir (Yargıtay 12. HD-2023/79 K, 2016/25597).
3. Hareket Halindeki ve Karasularından Çıkmakta Olan Gemilere Özgü İnfaz (TTK m. 1367)
Gemi fiilen hareket etmişse veya seferde bulunuyorsa, TTK m. 1367/1-a maddesindeki özel prosedür uygulanır:
Tebligat ve İhtar: İhtiyati haciz kararı; malike, malik olmayan donatana veya borçtan şahsen sorumlu kişiye tebliğ edilir.
Teminat Süresi: Yargıtay, 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/3161, K. 2015/12109, T. 04.05.2015: “TTK.’nun 1366/1. maddesinde; ”İhtiyati haczine karar verilen bütün gemiler, bayrağı ve hangi sicile kayıtlı oldukları dikkate alınmaksızın, icra müdürü tarafından seferden menedilerek muhafaza altına alınır.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun’un 1367/1-a maddesinde de; ”İhtiyati haciz kararı uygulanacağı sırada, gemi fiilen hareket etmiş veya seferde bulunuyorsa…Türk Bayraklı gemilerde ihtiyati haciz kararı, malike, malik olmayan donatana ve borçtan şahsen sorumlu bulunan kişiye tebliğ edilir ve deniz alacağı için on gün içinde teminat verilmesi, aksi hâlde geminin izleyen ilk seferinde icra dairesine teslim olunması ihtar olunur, geminin teslim edilmemesi hâlinde, fail hakkında Türk Ceza Kanununun 289 uncu maddesine göre cezaya hükmolunur.” düzenlemesi yer almaktadır. İlgili kişilere, deniz alacağı için on gün içinde teminat vermeleri, aksi takdirde geminin izleyen ilk seferinde icra dairesine TTK.’nun 1370/1. maddesine göre ise; ‘‘İhtiyaten haczolunan gemi, istenildiği zaman icra dairesine teslim edilmek ve bunu sağlamak amacıyla geminin değeri depo edilmek veya icra memuru tarafından kabul edilecek taşınmaz rehni, gemi ipoteği veya itibarlı bir banka kefaleti gösterilmek şartıyla borçluya ve gemi üçüncü kişi elinde iken ihtiyaten haczolunmuşsa, bir taahhüt senedi alınarak, bu kişiye bırakılabilir.”“teslim edilmesi ihtar olunur.
Cezai Müeyyide: Geminin teslim edilmemesi halinde, sorumlular hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 289. maddesi (muhafaza görevini kötüye kullanma) uyarınca cezai işlem yapılacağı bildirilir (Yargıtay 12. HD-2015/3161
4. Fiili İnfazda Kurumlar Arası Koordinasyon ve Somut Örnekler
İcra müdürlükleri, geminin fiilen durdurulması ve seferden men edilmesi için ilgili liman ve güvenlik birimlerine ivedilikle müzekkere yazmalıdır. Yerel mahkeme kararlarına yansıyan somut uygulama örnekleri şunlardır:
Gebze 1. İcra Müdürlüğü Örneği: Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Kocaeli Liman Başkanlığı ve Kocaeli Sahil Güvenlik Komutanlığına müzekkere yazılarak geminin seferden meni sağlanmıştır (Yargıtay 12. HD-2016/10721
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi Örneği: Gümrük Müdürlüğü, Sahil Güvenlik ve Liman Başkanlıklarına yazılan müzekkerelerin yanı sıra gemi kaptanına ve geminin bağlı olduğu Başkonsolosluğa bildirim yapılarak fiilen el koyma gerçekleştirilmiştir (İzmir 5. ATM-2023/109
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi Örneği: Transit seferdeki bir gemi için Liman Başkanlığına yazılan müzekkere neticesinde gemi durdurulmuş ve Zeyport limanına demirletilerek seferden men edilmiştir (İstanbul Anadolu 6. ATM-2018/147
Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi Örneği: “Transit geçişler dahil” seferden men kararı verilerek Trabzon ve Bandırma Liman Başkanlıkları ile Kıyı Emniyeti üzerinden tedbir uygulanmıştır (Trabzon ATM-2015/389
5. İkincil Kaynaklar ve Ek Bağlam
Aşağıdaki hususlar karar metinlerinde sınırlı bilgi olması nedeniyle ikincil kaynaklardan elde edilen verilerle vurgulanmıştır:
Sahil Güvenlik Müdahalesi ve Kaçış Riski: Hareket halindeki geminin durdurulması için Sahil Güvenlik botlarının devreye sokulabileceği, telsiz ve megafonla “dur” ihtarı yapılabileceği belirtilmektedir. Ancak geminin AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) cihazını kapatarak ve iletişimi keserek Türk karasularından çıkması durumunda fiili infazın imkansızlaşabileceği somut olaylarda gözlemlenmiştir (İstanbul 17. ATM-2020/164
Zaman Baskısı: Geminin limandan ayrılmak üzere olduğu durumlarda, alacaklının yaklaşık ispat belgeleriyle (fatura, kaptan imzalı tutanak vb.) mahkemeden çok hızlı karar alması ve icra dairesinin “geminin bulunduğu yer” sıfatıyla derhal liman otoriteleriyle koordinasyona geçmesi hayati önem taşımaktadır (BAM-İstanbul 13. HD-2022/909
Sicil Şerhi Yetersizliği: Geminin sadece Bağlama Kütüğü’ne veya siciline haciz şerhi işlenmesi “fiili haciz” yerine geçmez; geminin mutlaka seferden men edilerek muhafaza altına alınması gerekir (Yargıtay 12. HD-2022/6825

Sonuç: Alacaklı, 3 iş günü içinde icra dairesine başvurmalı; icra dairesi ise Liman Başkanlığı, Kıyı Emniyeti ve Sahil Güvenlik birimlerine eş zamanlı talimatlar göndererek geminin hareketini engellemelidir. Gemi karasularını terk etmek üzereyse, TTK 1367 uyarınca cezai ihtar içeren muhtıraların tebliği ve güvenlik birimlerinin fiziki müdahalesi talep edilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Gemi ihtiyati haczi kararından sonra seferden men otomatik mi uygulanır?

Evet. TTK m. 1366/1 uyarınca, ihtiyati haczine karar verilen gemi ayrıca talep aranmaksızın icra müdürü tarafından seferden men edilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararlarına göre seferden men, ihtiyati haczin doğal ve zorunlu sonucu olup icra müdürlüğü tarafından resen yapılmalıdır.
Türk Bayraklı Gemi limandan ayrılmak üzereyse veya seferdeyse ihtiyati haciz uygulanabilir mi?

Evet. TTK m. 1367 özel bir prosedür öngörmektedir. Bu durumda gemi malikine veya donatana teminat ihtarı yapılır; teminat verilmezse geminin ilk sefer sonunda icra dairesine teslim edilmesi istenir.
Aksi davranış halinde Türk Ceza Kanunu m. 289 kapsamında cezai sorumluluk doğar.
Gemi siciline haciz şerhi işlenmesi tek başına yeterli midir?

Hayır. Yargıtay uygulamasına göre yalnızca Bağlama Kütüğü veya gemi siciline şerh verilmesi, fiili haciz yerine geçmez. Geminin fiziken durdurulması, seferden men edilmesi ve muhafaza altına alınması zorunludur. Aksi halde gemi Türk karasularını terk edebilir ve alacak fiilen tahsil edilemez hale gelir.
Neden Uzman Deniz Ticaret Hukuku Avukatı Desteği Gerekli?
Deniz alacaklarına dayalı gemi ihtiyati haczi ve seferden men işlemleri, klasik icra hukukundan farklı olarak çok kısa süreler, yüksek teknik bilgi ve kurumlar arası eş zamanlı koordinasyon gerektirir.
Özellikle;
3 iş günü gibi hak düşürücü sürelerin kaçırılması riski
Liman Başkanlığı, Kıyı Emniyeti ve Sahil Güvenlik ile aynı gün içinde yazışma zorunluluğu
İstanbul, Tuzla ve Gebze gibi yoğun liman bölgelerinde geminin kaçış riskinin yüksek olması
Hareket halindeki gemilerde TTK 1367 prosedürünün hatasız uygulanması gerekliliği
Yanlış icra işlemi nedeniyle ihtiyati haczin kendiliğinden düşmesi ihtimali
nedeniyle bu alanda uzman deniz ticaret hukuku avukatı ile çalışmak kritik öneme sahiptir.
Uygulamada yapılan en küçük bir usul hatası;
geminin yurtdışına çıkmasına,
alacağın fiilen tahsil edilememesine,
alacaklının telafisi mümkün olmayan hak kaybına yol açabilmektedir. Bu nedenle özellikle İstanbul, Tuzla, Gebze ve Kocaeli limanları çevresinde yürütülen gemi haczi dosyalarında, deniz ticaret hukuku ve icra hukuku tecrübesi birlikte olan bir avukatla sürecin yönetilmesi zorunluluktur.
































