
Gemi kasko, P&I (Protection & Indemnity) ve karşılıklı sigorta kulübü aidatları, Türk Ticaret Kanunu’na göre açıkça deniz alacağı sayılmasına rağmen; uygulamada bu alacakların önemli bir kısmı ya geç tahsil edilmekte ya da tamamen tahsil edilememektedir. Bunun temel nedeni, sigorta primlerinin hukuki niteliğinin doğru kurgulanmaması ve yanlış muhataba yönelinmesidir.
Hull insurance, P&I (Protection & Indemnity) premiums, and mutual insurance club contributions are explicitly recognized as maritime claims under the Turkish Commercial Code. However, in practice, a significant portion of these receivables is either collected late or cannot be collected at all. The main reason for this is the improper legal characterization of insurance premiums and directing claims against the wrong party.
1. Kanuni Dayanak ve Deniz Alacağı Niteliği
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1352/1-r maddesi uyarınca, “geminin maliki tarafından veya onun hesabına ödenecek, karşılıklı sigorta aidatları da dâhil sigorta primleri” açıkça deniz alacağı olarak tanımlanmıştır. Yargı kararları, bu hükmü geminin işletilmesi için vazgeçilmez bir mali yükümlülük olarak değerlendirmektedir. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (2017/611 E., 2019/818 K K.), teknelerin denizde faaliyet göstermeleri sırasında kaza riskine karşı sigorta poliçesi yaptırılmasını “zorunlu bir harcama” ve “akıllıca bir ticari gereklilik” olarak nitelendirmiştir. Mahkeme, bu kapsamda ödenen kasko bedellerini deniz alacağı hesaplamasına dâhil ederek itirazın iptaline hükmetmiştir.
Pursuant to Article 1352/1-r of the Turkish Commercial Code No. 6102 (TCC), “insurance premiums, including mutual insurance contributions, payable by or on behalf of the shipowner” are explicitly defined as maritime claims. Judicial decisions consider this provision as an indispensable financial obligation for the operation of a vessel.
The Antalya 1st Commercial Court of First Instance (File No. 2017/611 E., Decision No. 2019/818 K.) characterized the procurement of insurance policies against accident risks during the maritime operation of vessels as a “mandatory expense” and a “prudent commercial necessity.” Within this scope, the court included the hull insurance premiums paid in the calculation of maritime claims and ruled for the annulment of the objection.
2. Sigorta Primlerinin Ticari Zorunluluğu ve İşletme Sözleşmeleri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, sigorta primlerinin geminin denize açılması ve yük kabul edebilmesi için “ticari bir zorunluluk” olduğunu vurgulamıştır (2012/7604 E., 2012/12075 K K.). Bu zorunluluk, gemi işletme sözleşmelerinde de karşılık bulmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin bir kararında (2014/9401 E., 2014/17531 K K.), gemi işletmecisinin sigorta primlerini ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle geminin sigorta güvencesinden yoksun kalması ve batması durumunda, işletmecinin oluşan zarardan sorumlu tutulacağı belirtilmiştir. Benzer bir olayda, prim ödemesindeki gecikme nedeniyle sigorta tazminatının alınamaması, işletmecinin %50 oranında kusurlu bulunmasına ve tazminat ödemesine gerekçe gösterilmiştir (2018/3642 E., 2018/5710 K.).
The 11th Civil Chamber of the Court of Cassation has emphasized that insurance premiums constitute a “commercial necessity” for a vessel to put to sea and accept cargo (File No. 2012/7604 E., Decision No. 2012/12075 K.). This obligation is also reflected in ship management agreements.
In one of its decisions (File No. 2014/9401 E., Decision No. 2014/17531 K.), the 11th Civil Chamber of the Court of Cassation held that where a ship operator fails to fulfill the obligation to pay insurance premiums, resulting in the vessel being deprived of insurance coverage and subsequently sinking, the operator shall be held liable for the resulting damage.
In a similar case, the failure to obtain insurance compensation due to delayed payment of premiums was deemed to constitute 50% fault on the part of the operator, forming the basis for an award of damages (File No. 2018/3642 E., Decision No. 2018/5710 K.).
3. P&I (Koruma ve Tazmin) Sigortaları ve Karşılıklı Sigorta Aidatları
Deniz alacağı kapsamında değerlendirilen bir diğer önemli kalem, karşılıklı sigorta kulüplerine (P&I Kulüpleri) ödenen aidatlardır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (2016/10458 E., 2018/2781 K K.), gemi işleteni tarafından üstlenilen koruma ve tazmin sigortası primlerinin ödenmemesi durumunda, sigorta şirketinin fesih hakkını kullanabileceğini ve bakiye prim alacağını icra yoluyla talep edebileceğini teyit etmiştir. P&I sigortaları, donatanın mali sorumluluklarını (mürettebat tazminatları, çevre kirliliği, üçüncü kişi zararları) fonlamak amacıyla karşılıklı sigorta ilkelerine göre işlemektedir (2013/4536 E., 2013/21540 K K.).
4. Prim Alacaklarının Tahsili, Broker Yetkisi ve Zamanaşımı
Sigorta primlerinin tahsilinde broker ve acentelerin yetkisi yargılamalarda sıklıkla tartışılmaktadır. Yargıtay, brokerların prim tahsil edebilmesi için sigorta şirketinden alınmış açık bir temlik veya yetkinin bulunması gerektiğini belirtmektedir (2016/2832 E., 2017/1694 K K.). Trakya gemisine ilişkin bir uyuşmazlıkta, brokerın temlik sözleşmesine dayanarak prim alacağı davası açabileceği kabul edilmiş, ancak fesih tarihleri ve prim revizyonları hesaplamada dikkate alınmıştır (2023/1538 E., 2024/1145 K K.). Ayrıca, sigorta prim alacakları için TTK m. 1268 uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür (2008/12607 E., 2010/3712 K.).

5. İkincil Kaynaklardan Edinilen Bağlamsal Bilgiler
Aşağıdaki hususlar, karar metinlerinde sınırlı bilgi olması nedeniyle ikincil kaynaklar üzerinden değerlendirilmiştir:
Görevli Mahkeme: Sigorta primleri ve deniz sigortasından doğan uyuşmazlıklarda, TTK m. 1352 ve m. 5/2 uyarınca Denizcilik İhtisas Mahkemeleri görevlidir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi (2024/1636 E. ) ve İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi (2022/129 E. K), sigorta tazminatı ve enkaz kaldırma gibi deniz sigortası kaynaklı taleplerde görevsizlik kararı vererek dosyaları ihtisas mahkemelerine göndermiştir.
P&I Kulübü Mekanizması: P&I kulüp sigortalarında “Pay To Be Paid” (Öde ki Ödensin) kuralı geçerli olup, üyenin (donatanın) tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle zararı kendisinin karşılamış olması veya aidat yükümlülüklerini yerine getirmiş olması beklenmektedir (BAM 43. HD, 2024/1636).
İpotekli Alacaklı Menfaati: Gemi ipoteği alacaklısı olan bankalar, gemi malikinin sigorta yaptırmaması durumunda kendi menfaatlerini korumak amacıyla “sigorta ettiren” sıfatıyla prim ödeyebilmekte ve bu harcamalar deniz ticareti hukuku bağlamında değerlendirilmektedir (BAM 13. HD, 2024/859
İhtiyati Haciz Şartları: Sigorta poliçesi kapsamındaki muafiyet (deductible) tutarlarının donatandan rücuen tahsili taleplerinde, alacağın likit ve muaccel olduğunun tam olarak ispatlanamaması durumunda ihtiyati haciz talepleri reddedilebilmektedir (Yargıtay 11. HD, 2014/15126 Kaynak).
Sonuç Yargı kararları, TTK m. 1352/1-r uyarınca sigorta primlerini ve karşılıklı sigorta aidatlarını geminin işletilmesi için zorunlu maliyetler olarak görmekte ve bu kalemleri deniz alacağı olarak kabul etmektedir. Primlerin ödenmemesi yalnızca alacak davasına konu olmakla kalmayıp, geminin sigorta güvencesini yitirmesi nedeniyle donatan veya işleten için ağır tazminat sorumluluklarına yol açabilmektedir.
Sık Sorulan Sorular
P&I kulübü aidatları gerçekten gemi alacağı sayılır mı?

Evet. Yargıtay içtihatlarına göre, karşılıklı sigorta kulüplerine (P&I Clubs) ödenen aidatlar geminin işletilmesi için zorunlu ve vazgeçilmez maliyetlerdir. Ancak P&I sisteminde geçerli olan “Pay to be Paid” (Öde ki Ödensin) kuralı nedeniyle, donatan aidatını ödemeden kulüpten tazminat talep edemez. Bu da prim ödenmediğinde hem sigorta korumasının hem de ticari faaliyetin durmasına yol açar
Sigorta brokeri prim alacağını doğrudan tahsil edebilir mi?

Hayır, her zaman değil. Yargıtay’a göre brokerin prim tahsil edebilmesi için sigorta şirketinden açık bir temlik veya yetki belgesi bulunmalıdır. Aksi halde broker tarafından açılan davalar husumet yokluğu nedeniyle reddedilir. Uygulamada birçok prim alacağının tahsil edilememesinin nedeni, brokerin yetkisinin dava dosyasında ispatlanamamasıdır.
Gemi sigorta primlerinde zamanaşımı ne kadar?

Sigorta prim alacakları için TTK m. 1268 uyarınca 2 yıllık zamanaşımı uygulanır. Bu süre, çoğu zaman yanlış hesaplanmakta veya fesih–revizyon tarihleri dikkate alınmadan dava açılmaktadır. Zamanaşımı süresinin kaçırılması, alacağın tamamen ortadan kalkmasına neden olur.
Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
Sigorta primleri ve P&I aidatları, teoride “en net deniz alacakları” arasında yer alsa da; pratikte en sık dava kaybedilen kalemlerden biridir. Bunun nedeni;
Yanlış donatan / işleten ayrımı
Broker yetkisinin ispatlanamaması
Zamanaşımı hataları
Yanlış görevli mahkemede dava açılması
İhtiyati haciz koşullarının eksik hazırlanması gibi teknik ama ölümcül hatalardır.
Özellikle İstanbul, Tuzla, Tuzla Tersanesi, Ambarlı, Pendik, Aliağa gibi liman bölgelerinde; gemiler kısa sürede el değiştirebilmekte, işletme yapıları hızla değişmekte ve sigorta borçları zincirleme şekilde uyuşmazlığa dönüşmektedir. Bu nedenle sigorta primi alacakları genel icra mantığıyla değil, deniz ticareti hukukuna özgü reflekslerle takip edilmelidir.
Bu noktada, deniz alacakları, gemi ihtiyati haczi ve sigorta primi uyuşmazlıkları alanında yoğun uygulama tecrübesine sahip olan 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, İstanbul ve Tuzla liman bölgesinde bu tür alacakların hızlı güvence altına alınması ve tahsili bakımından öne çıkan hukuk büroları arasında yer almaktadır.



